Elektronik İlan Doğrulama Sistemi nedir?

Abone Ol

Elektronik İlan Doğrulama sistemi ile gayrimenkul ilanları e-Devlet onayı olmadan verilmeyecek

Gayrimenkul sektöründe güven ortamını oluşturmak, kayıt dışı faaliyetleri engellemek ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeyi hedefleyen elektronik ilan doğrulama sistemi 1 Şubat 2026 tarihinden itibaren satılık konut ilanları için de zorunlu hale geliyor.

Konut sahipleri, e-Devlet üzerinden kendisine ait gayrimenkulü seçerek emlakçısını yetkilendirecek. Böylece emlakçılar aldıkları yetkiyle internet sitelerine ilan verebilecek.

Yeni düzenleme, özellikle dijital platformlar üzerinden verilen yanıltıcı ilanların ve bu ilanlar aracılığıyla gerçekleştirilen "kapora dolandırıcılığı" vakalarının önüne geçmeyi hedefliyor.

Sistem sayesinde, bir taşınmazın gerçekten var olup olmadığı ve ilanı veren kişinin bu taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin bulunup bulunmadığı dijital olarak kontrol edilecek. Böylelikle, yetkisiz kişilerin veya sahte hesapların gayrimenkul sitelerine ilan girişi yapması teknik olarak engellenmiş olacak. Bu ilanlar doğrulanmış ilan olarak yayınlanacak. Yetki doğrulaması yapılmadan emlak portalları üzerinden ilan verilmeyecek.

Sistem aynı zamanda emlak üzerindeki fahiş fiyat veya manipülasyonların da önüne geçecek.

-------------

Karşılıksız bir kullanma suçu: Jeton sahtekarlığı

Gün geçmiyor ki sahtekârlar yeni bir sahtecilikle karşımıza çıkmasın. Son zamanlarda, Oto yıkama istasyonları ve oyun salonlarında kullanılan jetonların sahtelerinin yapılması ve satılması ile karşılaşmaktayız.

Oto yıkama gibi jetonla çalışan makinelere değersiz metallerden yapılan ve makinenin jeton olarak algıladığı sahtecilikle işletmeler mağduriyet yaşamaya başladı. Ve bunun da ticareti başladı.

Sosyal medya paylaşımlarında; “Petrolde jeton 50 TL, buradan alıyorum 7 TL’ye arabamı yıkatıyorum" denilmekte. Hem sahtecilik yapıyor hem de pişkince yaptığını göstererek yüzsüzlüğünü deşifre ediyor.

Sahte jeton kullanan tüketici karşılıksız yaralanma suçudur. TCK 163. madde mevcut olayda eksiz ücret ile yararlanma vardır. Aynı madde ihlal edilmiş olur. Yargıtay kararları bu yöndedir.

TCK'nın karşılıksız yararlanma suçunun düzenlendiği 163. maddesinin gerekçesinde;

“Madde metninde karşılıksız yararlanma suçu tanımlanmıştır. Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanmak, karşılıksız yararlanma suçunu oluşturmaktadır. Otomatlar aracılığı ile satışa sunulan hizmetlerden, otomatın teknik işleyişini devre dışı bırakan müdahalelerle, bedeli ödenmeksizin yararlanılması durumunda, ortada bir taşınabilir mal bulunmadığı için, hırsızlık suçu oluşmayacaktır. Örneğin, toplu taşıma sistemlerinde yolcuların geçişlerini kontrol eden otomatlara müdahale edilmek suretiyle ücret ödenmeksizin yolculuk yapılması durumunda, karşılıksız yararlanma suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Burada, bir hilenin varlığından söz edilemez. Çünkü bu durumda herhangi bir kişi aldatılmamaktadır. Yapılan müdahale ile bir otomatın teknik işleyişinin devre dışı bırakılması durumunda da, bir hilenin varlığından söz edilemez. Çünkü, dolandırıcılık suçu açısından hilenin varlığı için muhatabın mutlaka insan olması gerekir.

TCK'nın "Karşılıksız yararlanma" başlığını taşıyan 163/1 maddesi; ‘Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır’ şeklindedir.

Eksik bedel ödemek suretiyle bir hizmetten yaralanmak; etik ve ahlaki olmamak konusu bir yana, tüketici için karşılıksız yaralanma suçunun unsurunu oluşturur.

İşletmeleri kazanç kaybına uğratan tüketiciler suç işlediklerini bilmeleri gerekir. Kanun her ne kadar karşılıksız yararlanma da dese bu hırsızlığa giden yolda atılmış en büyük adımdır. Eksik de ödese hırsız hırsızdır.