TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Antalya Şubesi, enerji maliyetlerindeki artış ve mevcut fiyatlandırma sistemine dair çarpıcı bir basın açıklaması yayımladı. Mesken abonelerine yapılan son yüzde 25'lik zamla birlikte 100 kWh tüketimin 323,8 TL seviyesine ulaştığına dikkat çekilen açıklamada, Antalya gibi yüksek tüketim potansiyeline sahip iller için "bölgesel tarife" modeline geçilmesi gerektiği vurgulandı.
‘Antalya’nın tüketim profili Türkiye ortalamasından farklı’
Antalya’nın özel durumunun enerji politikalarında göz ardı edildiğini savunan EMO Antalya Şube Başkanı Şaban Tat, kentin enerji ihtiyacının mevsimsel olarak çok keskin çizgilerle ayrıldığını ifade etti. Tat, "Antalya özelinde tablo çok daha nettir. Yaz aylarında yüksek sıcaklıklar nedeniyle yoğun klima kullanımı, kışın ise elektrikli ısınma tercihleri kentimizin elektrik tüketim profilini Türkiye ortalamasından açıkça ayırmaktadır. Bu gerçeklik görülmeden uygulanan tek tip tüketim sınırları, Antalya’da yaşayan bir abonenin daha düşük tüketim seviyelerinde dahi destek kapsamı dışına çıkmasına neden oluyor" diye konuştu.
‘Doğal gazdaki model elektriğe de gelmeli’
Doğal gazda illere göre tüketim alışkanlıkları ve iklim koşullarının dikkate alındığı kademeli sistemin elektrikte de uygulanması gerektiğini belirten Şaban Tat, önerilerini şu sözlerle sürdürdü: "Nitekim doğal gazda iklim koşullarına göre kademeli tüketim sınırlarının farklılaştırıldığı bir uygulama mevcut. Benzer bir yaklaşımın elektrik tarifelerinde de hayata geçirilmesi şarttır. Devlet destekli tüketim sınırlarının ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamına geçiş limitlerinin, Antalya gibi yüksek tüketim potansiyeline sahip iller için daha üst seviyelerde belirlenmesi bir zorunluluktur."
‘Enerji sadece ekonomik değil sosyal bir ihtiyaçtır’
Enerji fiyatlandırma sisteminin karmaşık yapısının tüketicide güven kaybına yol açtığını dile getiren Tat, şeffaflık çağrısında bulundu. Sistemin giderek öngörülemez bir hal aldığını kaydeden Tat, "Tüketiciler ne kadar fatura ödeyeceğini önceden kestiremiyor, fatura kalemlerini sağlıklı analiz edemiyor. Enerji sadece ekonomik bir unsur değil, yaşamın sürdürülebilirliği açısından temel bir ihtiyaçtır. Bu nedenle alınan kararların teknik olduğu kadar sosyal etkileri de dikkate alınmalıdır. Enerji fiyatlandırması şeffaf, öngörülebilir ve bölgesel farkları gözeten bir yapıya kavuşturulmalıdır" ifadelerini kullandı.