Engelli maaşı mı? fakir maaşı mı?

Abone Ol

Ülkemizde engelliler denince, neden yardım edilmesi gereken insanlar geliyor akla?
Kılığına kıyafetine bile bakmadan, sokakta gördüğümüz engellinin eline 3-5 lira tutuşturmayı marifet sayıyoruz.
Ama bu toplumun suçu değil elbette. Devletimiz bile engelli maaşı ve evde bakım maaşı vermek için engellinin engel oranına değil de yoksul olup olmadığına bakıyor.
Anne veya babası emekli ise ve gelir kriterine uymuyorsa, yaşı 35-40 olsa bile ‘ailen sana harçlık versin’ diyor. Bazı engellilere ayda yaklaşık bin 100 lira (2022 Engelli Maaşı+Evde Bakım Maaşı) verip, bizim gibi ailesi bu ülkeye 30 yıl hizmet etmiş engellilerle adeta dalga geçerek, ‘senin annen-baban emekli, sen çok zenginsin, avucunu yala’ diyor. Bu ülkeye yıllarca hizmet etmiş vatandaşını ve onun engelli evladını cezalandırıyor.
Yani engelliyi birey olarak görmüyor. T.C. Anayasası’nın en önemli maddelerinden biri olan “eşitlik” maddesini ve altına imza attığı tüm uluslararası anlaşmaları yok sayıyor.
‘Madem engellisin ailenle yaşa, bir yere gidip çay-kahve içecek, karnın acıkınca yemek yiyecek, kız-erkek arkadaşın varsa sinemaya ya da yemeğe götürecek, akülü sandalyen varsa lastiğini, aküsünü değiştirecek, bozulunca tamir ettirecek paran olmasın, annen-baban alırsa giy, yedirirse ye, gezdirirse gez, yoksa kır dizini otur evde, sosyal yaşam senin neyine’ diyor.
Engelli kişi ise devletin kendisine maaş vermediğinden şikayetçi olunca, toplumdan şu tepkiyi alıyor; “Gömleğin, pantolonun gayet güzel ve şık giyiniyorsun. Sana tabii ki maaş vermez devlet.”
Yani denmek isteniyor ki, engelli insanın güzel giyinmeye hakkı yoktur, engelli insan yırtık pırtık giyinmelidir, sosyal olmamalıdır. Boynunu büküp evinde oturmalıdır.
Bu sorunun çözümü iki şeye bakar.
Birinci seçenek; engelli dernekleri hükümete baskı yapıp 2022 engelli maaşı ve evde bakım maaşındaki gelir kriteri uygulamasını iptal ettirecekler ki ben bunun olabileceğine pek inanmıyorum. Çünkü engelli derneklerinin yönetimlerine çöreklenenler hiç bir şey yapmayıp lafla peynir gemisi yürüterek engellilerin haklarını koruduklarını iddia etmekteler.
İkinci seçenek ise ülkemiz barolarından birinin bu işi görev edinip, her iki maaştaki gelir kriteri uygulamasının iptali için Anayasa Mahkemesi’nde dava açmasıdır. Anayasa Mahkemesi’nden sonuç alınamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidilmelidir.
Bunun başka çözümü yoktur...