Erdoğan Tekin’in yaptığı!

Abone Ol

Zaman hızla tükeniyor ya.,
Ekonomik sorunlar tavan yaptığından mıdır nedir, dün fikirlerini bir kenara bıraktık, duruşlarından nem kaptıklarıyla bugün kol kola olan insanlar çoğalmaya başladı.
Bir de tam tersini düşünelim mi?
Çocukluk yıllarının en büyük destekçisi.,
Senin hayata bağlanabilmen adına elinden gelen (maddi-manevi) tüm desteği seferber edenlere, bugün nasıl oluyor da, siyaset dersleri, duruş figürleriyle, adamlık örnekleri verebilir ki insan?
Çingeneye beylik vermişler, önce babasını kesmiş misali gibi bir şey..
“Antalya çok kozmopolit bir şehir oldu” denir de.
Aslında hala küçücük bir köy bizim şehrimiz.
Herkes kimin ne olduğunu çok iyi biliyor bilmesine de, “O eskidendi” diyenler önce gidip bir aynaya bakacaklar.
Sen yıllar önce elinden tutanların sayesinde ayağa kalkacak, yaşama bağlanacaksın.
Yıllar sonra da o el uzatanlara önce siyaset sonra da ahlak dersi vermeye kalkacaksın.
Hadi oradan hadi.
Önce sırtında giymekte olduğun çulunu değiştirdin.
Ardından her geççiğimiz gün beyninin içerisine girmeye çalışan etrafındaki dost görünümlü mikroplara paçanı kaptırdın.
Demek ki senin içinde bir şeyler varmış ki, yanı başındaki mikropların sana bulaştırdıklarını kusmaya başladın.
** ** ** ** ** **
Yıllar önce Antalya’da bir Erdoğan Tekin vardı.
Nam-ı değer Beyton Erdoğan.
Antalya’ya maddi-manevi hakikaten önemli hizmetleri, katkıları oldu.
En iyi bilenlerin başında da Hasan Subaşı gelir.
Subaşı’nın ısrarlarıyla Antalyaspor yönetiminde yer aldı, Kırmızı-Beyazlı ekipte başkanlık dahi yaptı.
Antalya Kültür ve Sanat Vakfı’nın (AKSAV) 40 kişilik kurucularından birisidir kendisi.
30 Mart’ta yapılan AKSAV Genel Kurulu’nda vakıf yönetimine girdi. Erdoğan Tekin ile geçtiğimiz Pazar günü telefonda vakıf konusunu konuştuk.
“Biz ne ümitlerle o vakfı kurmuştuk, nerelere getirilmiş. Ben zaten Ankara’da ikamet ediyorum. Vâkıfa da fazla zaman ayıramıyorum. Dolayısıyla varlığım ile yokluğumun belli olmadığı bir yerde duruyor gibi görünmek hiçbir zaman bana göre olmadığı için, AKSAV’dan ayrılmayı düşünüyorum” cümlelerini kullanmıştı.
Birkaç günlük yoğunluktan dolayı Erdoğan Tekin’in bu söylemlerini kaleme alamadım.
O konuşmalar sırasında Tekin’in AKSAV ile ilgili son zamanlarda baş gösteren gelişmelerin hiç birisinden haberdar olmadığını anladım.
Dilimin döndüğünce kendisine anlatmaya çalıştım, beni dinlerken bir ara duraksadı ve;
“Yok, yok. Benim için en doğru olanı istifa edip vakıftan ayrılmak” deyip, telefonu kapattı.
Erdoğan Tekin hep, Antalyalıdan çok Antalyalı gibi davrandı.
Tanışıp, samimiyetler kurduğu dostlarını hiçbir zaman satmadı.
Vefalı insan olduğundan da, Antalya’dan gitti gideli dostlarını sürekli aradı, sordu, önemli günlerde mesajlar attı.
AKSAV’ın kurucuları arasında yer alıp, vakfın en zor günlerinde, “Gel yönetime gir” çağrılarını kıramayıp, 30 Mart’ta o yönetime giren. Ancak aradan geçen şu kısacık süreçte Vakfın amacından çok daha ters yöne doğru gitmekte olduğunu görmesi sonucu istifa kararı alan Erdoğan Tekin’in yaptığı aslında koca bir uyarıdan başka bir şey değil.
Tabi ki anlayana.