FALEZLERİN KATLİAMA KİM NASIL İZİN VERDİ

Abone Ol

Antalya Falezleri, denizi, 640 km sahilleri ve dünyaca ünlü plajları ile özdeşleşmiş kent olup bu şehre kıymayın efendiler.

Antalya’da ara sıra denize açılın ve sakince şehri bir seyredin efendiler.

Denize arkanızı değil yüzünüzü dönün efendiler!

Antalya'nın denizini doğal güzelliklerini alın Döşemealtı’na hatta Burdur ve Isparta tarafına doğru taşıyın bakalım Antalya’ya ne duruma gelecek.

Antalya'nın doğal güzelliklerinden biri olan Falezler, Fransızca kökenli "FALAİSE” kelimesinden gelen dik kayalıklı sahillere verilen isimdir. Dalgaların sahile çarparak zamanla oluşturduğu bu görkemli yapılar, Antalya'nın simgesi haline gelmiştir. 64 milyon yıl öncesine dayanan tarihleriyle Antalya Falezleri, Lara ve Konyaaltı plajlarını birbirine bağlayarak şehre benzersiz bir çekicilik katmaktadır.

Falezlerin kalbinde yer alan plajlar ve falezlerin üstünde Karaalioğlu Parkı, altında ise kireçtaşı tabakalarından oluşan zengin bir biyoçeşitlilik bulunur.

Akdeniz'in berrak sularında, muhteşem Beydağları manzarası eşliğinde yüzmek, hatta yazın sıcağında denize tatlı su buz gibi karışır ve unutulmaz bir anı olarak kalır.

Tüm bu güzellikleri yaşarken falezlerin katliamına kim nasıl izin verdi

Anlatalım;

Asansörü, iskeleyi de geçmiş, ‘doğal sit alanı’ statüsündeki falezi oymuşlar, yok etmişler resmen ve yerine beton doldurmuşlar.

Antalya’nın dünyaca ünlü falezlerini oyarak imar işlemleri başlatan bölgenin meşhur otelleri hız kesmeden devam ediyor.

Formülü bulmuşlar

Yapılaşma koşulları, en başta mimari projeye verilen ön onayla belirlendiği için, mühendislik onay süreçlerine sıra geldiğinde, çoktan yapılaşma izni verilmiş oluyor zaten.

Bu onaydan sonra mühendislik ve teknik projeler sürece dahil oluyor ve sonuçta denizden bakarak yapılaşmaya şahit oluyoruz

Ayrıca bölgedeki falezlerde onay verilmemiş kaçak yapıların da olduğu çok sayıda işgal alanı var

Antalya’daki falezlerin yıllardır işgal altında olduğunu ve çok hor kullanıldığını görüyoruz

Atı alan geçti gitti artık siz söyleyin nereye gittiğini hiç olmazsa artık bundan sonraki yapılaşmaya dur diyelim.

Falezlerin üstünü ve altını emsal gösterip lüks bir yaşam alanı kurulması için tüm olanaklarını seferber edenler bindiğimiz dalı kestiğimizin farkında mısınız?

Bu doğal yapılar nasıl oluşur nasıl meydana gelir bunları koruyacağımıza çivi bile çakılmasının yasak olması gerekirken neler yapıldığı denize çıkıp şöyle Antalya kentine bakıp seyretmeniz gerçekler ile yüzleşmenize sebep olacaktır

Doğal yaşama ve falezlerin içindeki mağaralara dokunmayınız

Denize inmek ve girmek için tüneller, asansörler yapmayınız

BİZ KIYIDAN VE DENİZDEN NE İSTİYORUZ? Sorusunu kendimize sormalıyız!

Öncelikle mevcut dolguların ve kıyı kullanımlarının dışında yeni ve ilave dolgular yapmaktan artık vazgeçmeliyiz.

Kıyı ve deniz kullanımda halkın ve kamunun yararı gözetilerek, insanların denizle yaşamsal ilişkisini sağlayacak kıyı düzenlemeleri yapılması dışında mevcut kıyı morfolojisi korunmalıdır.

Karasal alanlarda yapabileceğimiz kullanımları denizel alana taşımamalı; faaliyeti gereği denizel alanda olması zorunlu kullanımlar dışında denizin su sınırları değiştirilmemelidir.

ACİL ÇÖZÜM

Antalya falezlerinin korunması için en acil çözüm, falez alanı üzerindeki yapılaşmanın tamamen durdurulması, kaçak baraka ve asansörlerin yıkılmasıdır

Jeolojik olarak hassas olan bu bölge, gerilme çatlakları ve yeraltı suları nedeniyle büyük risk taşımaktadır. Doğal yapıyı bozan kaçak yapılar ve Bakanlık kararıyla yıkılmalı, falezler imara kapatılarak doğal sit alanı olarak korunmalıdır

Bu tarihi mirasımıza sahip çıkalım ve artık biraz saygı lütfen

Selametle…