Fenomenler artık ‘reklam’ demek zorunda

Abone Ol

Dijital dünya büyüdükçe reklam da değişiyor. Eskiden televizyon ve gazeteyle sınırlı olan tanıtımlar, bugün birkaç saniyelik sosyal medya videolarıyla milyonlarca kişiye ulaşıyor. Bu hızın bir bedeli de var. Gerçekle aldatıcının arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha netleşiyor.
Ticaret Bakanlığı’nın 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe koyacağı yeni düzenleme işte tam da bu noktada önem kazanıyor.
Artık falcı, medyum, astrolog ve benzeri hizmetlerin reklamlarıyla yasa dışı bahis ve kumar içeriklerinin tanıtımı çok daha sıkı şekilde yasaklanacak. Bunun yanında sosyal medya fenomenleri de yaptıkları reklamları açıkça belirtmek zorunda kalacak. ‘İş birliği’, ‘reklam’ ya da ‘sponsorlu içerik’ ibareleri artık bir tercih değil, zorunluluk olacak.
Aslında bu düzenleme yalnızca reklam sektörünü ilgilendirmiyor. Telefonuna bakan, sosyal medya kullanan, internetten alışveriş yapan milyonlarca vatandaşı ilgilendiriyor. Çünkü bugün birçok kişi satın alma kararını televizyondan değil, takip ettiği bir fenomenin önerisinden etkilenerek veriyor.
Ne yazık ki son yıllarda bazı hesaplar, reklam olduğunu gizleyerek ürün tanıttı. Kimi zaman mucize vaat eden sağlık ürünleri, kimi zaman gerçek dışı yatırım önerileri, kimi zaman da insanların umutlarını sömüren sözde manevi danışmanlık hizmetleri milyonlara ulaştı. Bunun bedelini ise çoğu zaman tüketici ödedi.
Düzenlemenin bir diğer önemli yönü ise indirim kampanyalarıyla ilgili. Artık işletmeler ‘önce fiyatı yükseltip sonra büyük indirim yapmış gibi gösterme’ yöntemini kolay kolay kullanamayacak. İndirim hesaplanırken son 30 günün en düşük fiyatı esas alınacak. Böylece kağıt üzerinde oluşturulan sahte indirimlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Elbette hiçbir yönetmelik tek başına bütün sorunları çözemez. Denetimin etkin olması kadar vatandaşın bilinçli davranması da büyük önem taşıyor. Ekranda gördüğümüz her tavsiyeye, her kampanyaya ve her ‘kaçırılmayacak fırsata’ sorgulamadan inanmak artık ciddi risk taşıyor.
Dijital çağda güven, en değerli sermaye haline geldi. Reklamın amacı elbette satış yapmak olabilir. Ancak bunun yolu tüketiciyi yanıltmaktan, gizli reklamlardan ya da insanların zaaflarını kullanmaktan geçmemeli.
Çünkü güvenin olmadığı yerde ne ticaret büyür ne de marka kalıcı olur. Yeni düzenleme de tam olarak bunu hatırlatıyor: Reklam serbest olabilir ama kuralsız olmamalı. Gerçek kazanç, tüketicinin güvenini kaybetmeden elde edilendir.