İftar sofralarının sultanı! Antalya usulü 'Tahinli Kabak Tatlısı': Tarifi ve püf noktaları
Antalya mutfak kültürünün en karakteristik özelliklerinden biri olan tahin, Ramazan ayında kabak tatlısıyla girdiği muazzam iş birliğini sürdürüyor. Ağır şerbetli ve hamurlu tatlıların aksine hafifliğiyle tercih edilen, Korkuteli’nin bereketli topraklarından gelen bal kabakları, ustaların elinde birer lezzet abidesine dönüşüyor. İşte Antalya halkının iftar sonrası vazgeçemediği o eşsiz finalin perde arkası ve lezzet sırları...
Abone Ol
Korkuteli’den Sofralara Uzanan Lezzet Yolculuğu
Antalya usulü bir kabak tatlısının hikayesi, aslında aylar öncesinden Toroslar’ın eteklerinde başlıyor. Özellikle Korkuteli ve Elmalı bölgelerinde yetiştirilen, kış boyunca uygun koşullarda dinlendirilerek şekeri içine hapsolan sert ve turuncu bal kabakları, Ramazan ayı için özel olarak seçiliyor. Bu kabakların en büyük özelliği, pişerken dağılmaması ve şerbeti adeta bir sünger gibi çekerek cam gibi parlak bir görünüme kavuşmasıdır. Antalya halkı için pazarda doğru kabağı bulmak, iyi bir iftar sofrası kurmanın ilk ve en önemli adımı olarak kabul ediliyor.
Tahin ve Ceviz: Antalya’nın İmza Dokunuşu
Türkiye’nin pek çok bölgesinde kabak tatlısı sadece şekerle pişirilip servis edilirken, Antalya’da bu durum kabul edilemez bir eksiklik olarak görülür. Bir tatlıyı "Antalya usulü" yapan temel unsur, üzerine boca edilen çifte kavrulmuş yerli tahindir. Tahin, kabağın tatlılığını dengelerken ona kremsi bir doku ve derin bir aroma katar. Bu eşsiz ikiliye eşlik eden iri kıyılmış cevizler ise her lokmada farklı bir doku sunarak tatlıyı bir şölene dönüştürür. Bazı yörelerde "kireç kaymağında" bekletilerek dışı çıtır, içi lokum kıvamına getirilen kabaklar, Antalya’nın bu alandaki ustalığını tüm Türkiye’ye kanıtlıyor.
Sağlık ve Lezzet Bir Arada: Neden Kabak Tatlısı?
Beslenme uzmanları ve onkoloji uzmanlarının da altını çizdiği gibi, uzun süreli açlıktan sonra vücudun ihtiyaç duyduğu şekeri en doğal yoldan almanın yolu meyve tatlılarından geçiyor. Kabak tatlısı, yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sistemini desteklerken, tahinin barındırdığı protein ve sağlıklı yağlar sayesinde de iftar sonrası oluşabilecek ani halsizliğin önüne geçiyor. Hamur tatlılarının yarattığı o ağır şişkinlik hissinin aksine, kabak tatlısı Antalyalılara teravih namazı öncesi ihtiyaç duydukları hafifliği ve enerjiyi bir arada sunuyor.
Ustasından Lezzet Sırları ve Püf Noktaları
İyi bir kabak tatlısı hazırlamanın sırrı sabırda saklıdır. Ustalara göre kabağın kendi suyuyla pişmesi lezzetin anahtarıdır. Bu süreçte kabakların üzerine toz şeker dökülerek en az bir gece boyunca bekletilmesi, kabağın öz suyunu dışarı vermesini sağlar. Pişirme aşamasında ise tencerenin kapağını kapalı tutarak kısık ateşte demlendirmek, ardından son aşamada kapağı açarak şerbetin kıvam almasını sağlamak gerekir. Eğer mümkünse taş fırında, ağır ağır pişen bir kabak tatlısı, Antalya sofralarının en değerli misafiri olmayı sonuna kadar hak eder.
Antalya sokaklarında iftardan sonra cami çıkışlarında veya sahil yürüyüşlerinde en çok konuşulan konulardan biri, yine o akşamki tatlının kıvamı ve tahinin kalitesi oluyor. Sosyal medyada "Tahinli mi, tahinsiz mi?" tartışması her yıl tazelense de, gerçek bir Antalyalı için bu sorunun cevabı hiçbir zaman değişmiyor: Bol tahinli, bol cevizli ve sevgiyle pişmiş bir dilim kabak.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Akdeniz Manşet Gazetesi sitemize
abone olun.