Antalyaspor için kritik müsabakalardan bir tanesi.
Rakip deplasmanda Kasımpaşa.
Hem ikili averaj olarak hem de ilerisi için bulunduğumuz konumdan uzaklaşmak adına puan veya puanların şart olduğu bir karşılaşma.
Teknik direktör Sami Uğurlu’nun Antalyaspor’un başında ilk Süper Lig karşılaşması.
Hoca ile alakalı ne kadar ön yargılı olunursa olunsun, mevcutlar arasında gelebilecek en iyi antrenör geldi diyebilirim.
Diğerleri malumunuz, hep denendi. Nuri Şahin’ler, Alex’ler ve Emre’ler… Netice hüsran.
Kısacası futbolculuk zamanında kariyeri olup antrenörlükte sıfır başarılı isimlerden sıkıldım.
Maça dönersek;
Rakip takım Kasımpaşa antrenörü Emre Belözoğlu’nun bizden önce çıktığı 3 karşılaşmada bırakın gol atmayı, isabetli şutu dahi yoktu.
Maçın gidişatı aslında belliydi. Ne yeni transferler ne de devre arası Emre Belözoğlu’nun ritmini değiştirmemişti.
Kısacası Emre gitmesin diye dövünenlerin futbol bilgisini bir kez daha anlamış olduk.
Gelelim Antalyaspor’a. Başkanından yönetimine, yönetiminden oyuncusuna kadar kümede kalmaya razı eden görüntü düşündürücü.
Transfer tahtasının açılamaması, sportif başarıdan uzak görüntü Antalyaspor adına üzüntü verici.
Net bir şekilde taraftar bunu hak etmiyor.
Toparlarsak;
Ne kadar sahadan galibiyetle ayrılamasak da deplasmanda alınan puan muhakkak önemli.
Pazar günü rakip evimizde Gençlerbirliği. Kısacası direkt rakiplerimizden bir tanesi.
Galibiyetten başka çaremizin olmadığı bir mücadele olacak.