GENÇLİĞİN HAYATTAN ANLAM ARAYIŞI

Abone Ol

Son çeyrek yüzyılda kökleriyle arasına mesafeler girmiş bir gençlikle karşı karşıyayız. Ataerkil aile yapısında belirli bir oranda geçmişten aldığı miraslar onun hayatı anlamlandırma ve yaşamasına tardım ediyordu.

Dini ve milli duygularının oluşumu, aile yaşantısının temel anlayış ve uygulamaları, yarınlara dair hayaller ve planlamalarda toplumsal miras ciddi manada etkiliydi. Anne baba evlatlarını belirli çember içerisinde hayata hazırlamaktaydı. Buna gücü de kuvveti de yetiyordu ailelerin.

Hatta evliliklerine ve torunların eğitimine bile etki edebiliyorlardı. Hayat çok karmaşık değildi. Çok hızlıda değildi. Utanma duygusu, saygı, kontrol gibi duygular ve mahalle baskısı denilen sistem bazı yanlışlarına rağmen çalışıyor ve de sonuç alınabiliyordu.

Gençliğin çok az bir kısmı kendisine çok daha özgün ve farklı gelecek planlayabiliyordu. Bu duruma farklı yetişme ortamları, ailenin üst kültür seviyesinde olması ve ileri seviye zekaya sahip olma hali gibi durumlar yardım etmekteydi.

İnternet devrimiyle birlikte bütün dünyanın sosyal yapıları şiddetli bir sarsıntı geçirdi ve hala da bu savrulma devam etmektedir.

-Gerçekte insanoğlu kendi kendine ne yapmıştı?

-Bu durumdan kimler mutluydu?

-Kimler ne kazandı kimler ne kaybetti?

Şöyle bir cümle kurarak başlayayım.

İnsanlık ilk defa sanal bir gerçeklik icat ederek gerçek hayatın bütün hallerinin fizik ötesi boyutuyla buluştu. Bunu icat eden zekalar insanlık tarihinin sayılı zekalarındandı. Onlar sınırsız hayallerinin peşine düşmüş çılgın denilebilecek düzeyde insanlardı.

Bu gurup işin haz ve heyecan boyutundalardı ve hala da bu katmanda çalışmalar bu duygularla devam etmektedir.

Kullanıcı kitle içinse durum çok farklıydı. Kendileri için kurgulanmış programların içerisinde ‘’Alice Harikalar Diyarında’ ’ki gibi hayretler içerisinde zamanı harcamaya devam ediyorlardı. Bu durum hala devam etmektedir.

Üçüncü gurupsa insanlığın tamamı üzerinden ekonomik çıkar sağlamak, bütün dünya insanının zihinlerini kontrol altına almak, her türlü planlarını zorlukla karşılaşmadan uygulayabilmek olan şeytana pabuç çıkarttırabilecek düzeyde olan doyumsuz ve merhametsiz zalimler topluluğu.

Bu topluluğun en masum yüzü teknolojinin kullanımıyla her şeyin daha kolay olduğu şeklinde yaptıkları algı reklamıdır. Doğrudur. Her şey için akıl almaz kolaylıklar getirmiştir hayatımıza ama gel gör ki bizi de kök değerlerimizden koparıp kullanışlı bir alete de dönüştürmüştür.

İşte zamanımızın gençleri böyle ağır bir baskı altında zamanlarını ve hayat anlayışlarını neye göre anlamlandırabilecekleri hususunda derin zorluklar yaşamaktadırlar.

Dinler bir taraftan akılları hiçe sayan hurafelerle doldurulup itibar suikastına maruz kalmışlar, diğer taraftan asrın idrakine göre cümleler kurulamadığından değer ve ilgi kaybına uğratılmışlardır.

Yerel kültürler bile yaşadığımız zamandan çok uzaktaki değerlerimizmiş gibi muamele görmüş ve bu zamanda artık uygulanmasının mümkün olmadığı kanaati sosyal hayata hâkim kılınmıştır.

İşte gençlik bu kaosun içerisinde anlam arayışını dahi düşünemez hale getirilmiştir. Tabi ki bilinç düzeyi yüksek bir azınlık bu duruma karşı çıkarak kendisini bu akımdan maksimum derecede koruyabilmiştir ama çoğunluk için bütün dünyada bu cümleyi kurmamız mümkün görünmemektedir.

Modernizim denilen akım yüz yılların birikimlerini birkaç yılda öğütmüş bulunmaktadır. Yollar dar ve virajlı, hava puslu, kıyafetlerimiz se uygunsuz.

Söyleyin hele değerli okurlarım, bu şartlarda bu devrin gençliğinin hayat için anlam arama çalışmalarını nasıl yapar da bu kaos düzeninden ağır hasar almadan kurtulur?

Kolay gelsin hepimize.