Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Antalya Şubesi ve Uluslararası Kültür Sanat Göç ve Uyum Derneği (US-DER), kentin gündemine damga vuran bir dayanışma etkinliğine imza attı. 3 Nisan akşamı Türkan Saylan Çağdaş Etkinlik Merkezi’nde gerçekleşen panelde, su krizinin toplumsal, ekonomik ve teknolojik boyutları tartışıldı. Moderatörlüğünü Tuncay Neyişçi’nin üstlendiği söyleşide, su uzmanı ve US-DER Başkanı Tecelli Sercan Sırma çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küresel su krizinin sadece iklim değişikliğinden ibaret olmadığını belirten Sırma, Meksika örneği üzerinden dev şirketlerin su politikalarını nasıl domine ettiğini ve kamuoyu algısının nasıl yönetildiğini anlattı.
‘Sanal Su’ tehlikesi
Panelde öne çıkan en dikkat çekici başlıklar ise sanal su tüketimi ve dijital karbon ayak izi oldu. Antalya’nın can damarları olan turizm ve tarım sektörlerindeki ‘görünmeyen’ su tüketiminin kaynaklar üzerindeki baskısı vurgulandı. Modern dünyanın vazgeçilmezi olan internet altyapısı, bilgisayar sistemleri ve yapay zeka teknolojilerinin sanılanın aksine ciddi bir çevresel maliyeti ve su tüketimi olduğu hatırlatıldı.
Emektarlara teşekkür
25 Mart 2024’te kurulan US-DER adına, 2025 yılı boyunca Antalya’da kültür ve sanata katkı sunan üç isme teşekkür belgeleri takdim edildi. Antalya Lara Bahçeşehir Koleji Kurumsal iletişim Müdürü Seçil Turhan Çavuşoğlu'na Lara Bahçeşehir Kolejinde gerçekleştirdiği kültür ve sanat alanındaki sergi çalışmaları, farklı STK'lar ile sanatçılar arasında iş birliği zemini oluşturma yönündeki çaba ve katkıları için Zuzu kitap yayınevi sahibi Şeyhmus Ay'a, Antalya yerel yazarlarına kitap yayınlama konusunda gösterdiği faydalar ve katkılarından dolayı Özer Satılmış Özgüç'e, tarihi gerçekliğin korunmasına ve Ulu önder Atatürk'ün gerçek imzasının doğru biçimde kullanılmasına sağladığı katkılar için teşekkür belgeleri verildi.
‘Farkındalık bir zorunluluk’
Etkinlik sonunda yapılan ortak açıklamada, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için yerel politikaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi. Kültür ve sanatın birleştirici gücüyle harmanlanan bu buluşma, Antalya’da çevre bilincinin yaygınlaştırılması adına örnek bir model oluşturdu. Antalya gibi su stresinin hissedildiği bir kentte, sivil toplum kuruluşlarının bu tür akademik ve sanatsal iş birlikleri, kentsel sürdürülebilirlik için hayati önem taşıyor.