‘Evet’inde veya ‘hayır’ında değilim. Herkesin kararına saygılıyım. Ne ‘Evet’ diyene, ne ‘Hayır’ diyene ‘hain’ denilmesini, teröristlikle itham edilmesini de asla kabul etmiyorum. Bu sürecin başından beri de düşüncem bu ve hiç de değişmeyecek…
Lakin ‘hayır’cı kesime bazı sorular sormak istiyorum…
Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlarına bazı Avrupa ülkelerinin ‘yasak’ koymalarında nasıl bir Türkiye menfaati görüyorsunuz?
Bu Avrupa ülkelerinin sırf Türkiye’de demokrasi galip gelsin amacıyla böyle bir tavır sergilediklerine gerçekten inanıyor musunuz?
Kendi ülkelerine en küçük bir müdahaleye dahi izin vermeyen bu demokrasi havarilerinin eline geçen her fırsatta bize müdahalesi gerçekten sizleri hiç rahatsız etmiyor mu?
Kimse bu yazıdan başka bir çıkarım yapmasın. Bu soruları özellikle ‘Hayırcı’ kesime sormamın nedeni, bu kesimden bazılarının sosyal medyadaki paylaşımlarından duyduğum rahatsızlıktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlarına yapılan bir saygısızlığı alkışlamanın bana göre bir izahı yoktur. Saygısızlık kişilere değil devletimize yapılmıştır. Bunu böyle kabul etmek gerekir. Bu Avrupa değil mi daha düne kadar PKK, DEVYOL vs. gibi kanlı örgütlere kucak açan. Bunlar değil mi her fırsatta Türkiye düşmanlarını el altından besleyen…
Tarih boyunca bu ülkelerin Türkiye’nin menfaatine olacak bir tek girişimleri var mıdır?..
Türkiye büyüdükçe, geliştikçe kuduran, kudurdukça saldıran, hem de bunu mertçe değil namertçe yapan bu haçlı zihniyetini alkışlamak nasıl bir aklın ürünüdür doğrusu merak ediyorum…
Evet ben devletçiyim. Kendimi bildim bileli milletimin birliği ve bütünlüğü, devletimin bekası için mücadele ediyorum. Bana dar kafalı, bağnaz diyebilirsiniz ama ben hala Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığına inananlardanım. Türk’ü de bir etnik köken olarak almıyorum. Bana göre bu ülkeyi vatan kabul etmiş, ay yıldızlı bayrağı özümsemiş her birey Türk’tür…
Yapmayın. Allah aşkına yapmayın…
Sırf siyaset uğruna, iktidarı eleştirme adına devletimize, milletimize zarar vermek isteyen unsurlara alet olmayın…
Tarihinde dünyanın en büyük soykırımını barındıran, Naziler gibi kara bir lekesi olan Almanya mı bana demokrasi dersi verecek?...
Geçmişte Osmanlı’dan tokat üstüne tokat yiyen, her yıl vergi ödeyen Avusturya’nın Türkiye’nin iyiliğini isteyeceğine nasıl inanırsınız?
Parlamenter Monarşi sistemiyle yönetilen Hollanda’nın bu hamlesi demokrasi adına mı gerçekten?...
Bu kadar mı şaşırdınız, bu kadar mı gözünüz karardı?
Lütfen ama lütfen herkes elini vicdanına koysun ve bir kere daha düşünsün. Mesele şu bu meselesi değil. Mesele devlet-millet meselesi. En azından bu noktada birlik içinde hareket etmezsek sonumuz hüsran olur.
‘Bu ülke bunların eline kalacaksa Avrupa’nın sömürgesi olalım daha iyi’ mantığı hastalıklı bir mantıktır.
Ve asla kabul edilemez…