Güncel

'1999 öncesi yapılan tüm yapılar yıkılmalı' 

Mimarlar Odası Antalya Şubesi, 6 Şubat'ta Kahramanmaraş merkezli iki depremle ilgili açıklama yaptı. Antalya özelinde önemli uyarılar yapılan açıklamada, kentte 1999 öncesi yapılan tüm yapıların ivedilikle boşaltılarak yıkılması gerektiği belirtildi 

Abone Ol

Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi koordinasyonunda 50 inşaat mühendisinin Adıyaman ve Hatay'daki deprem hasar tespit çalışması devam ediyor. İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi'nden 8 inşaat mühendisi de bilirkişi olarak Hatay'daki çalışmalarını sürdürüyor. Adıyaman ve Hatay'daki hasar tespit ve bilirkişi faaliyetinde yer alan inşaat mühendisleri, İMO Antalya Şubesi'nde düzenlenen toplantıya canlı bağlantıyla katıldı. İnşaat mühendisleri, afet bölgesindeki hafif hasar, orta hasar ve ağır hasar alan yapılardaki gözlemlerini değerlendirdi. Toplantının açılışında konuşan İMO Antalya Şube Başkanı Soner Akdoğan, bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi verdi. Akdoğan, deprem felaketinin üzüntülerine dikkat çekerek, “Hayatlar kaybedildi, yaşamlar ve umutlar yıkıldı. Maalesef olay yine bağlamından koparılıp ‘Asrın afeti’ sözleri altında asıl resim kaçırıldı. Bu ülke çok sayıda depremler yaşadı. En yıkıcı deprem Gölcük depremiydi. Bu depremden sonra düzenlemeler yapıldığını ve artık eskisi gibi olmayacağını söylediler. Maalesef ders almadık. Aynı günde 2 büyük depremin olması çok nadir bir durum ama bunu ‘Asrın felaketi’ diyerek önemsizleştiremeyiz. TOKİ’nin yaptığı konutlar sağlam diyemeyiz. Bizzat bölgeye giderek resmi kurumların binalarının yıkıldığını gördük. İşini birileri kötü yapıyor. Her sektörde işini kötü yapan birileri vardır ve olmaya da devam edecektir. Buradaki temel problem yasa yapıcı, düzenleyici ve uygulayanların zafiyetleri. Bugün imzası bulunan teknik personelleri, müteahhidi suçlu bularak bu durumun üzerini örtemeyiz” dedi.  

 

'İvedilikle yıkılmalı' 

Mimarlar Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu adına açıklamayı okuyan İMO Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ayşenur Kalaycı da, Antalya’da 1999 öncesi yapılan tüm yapıların ivedilikle boşaltılması ve yıkılması gerektiğini hatırlatarak, “Ülkemizde bilindiği üzere, 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana gelmiştir. Kahramanmaraş başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini kapsayan geniş bir alanda büyük bir yıkıma ve can kayıplarına neden olmuştur. Depremlerin ardından dört binden fazla artçı deprem meydana gelmiş, elli binden fazla yapı hasar görmüş ve milyonlarca vatandaşımız bu afetten etkilenmiştir.  Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, başta aileleri olmak üzere tüm milletimize başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz” dedi.  

 

‘Deprem riskleri’ 

İhtiyaçlara cevap vermek için çalışmaların başladığını aktaran Kalaycı, “Bu süreçte Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak, deprem bölgesindeki acil ihtiyaçlara destek olmak üzere vakit kaybetmeden çalışmalara başlanmıştır. Depremin ilk günlerinde başlattığımız yardım kampanyası ile meslektaşlarımız ve vatandaşlarımızın bağışladığı yardımlar afet bölgesine ivedilikle ulaştırılmıştır. Başta Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Müdürlüğü ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere tüm kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları ile koordineli olarak üyelerimizin deprem bölgesinde hasar tespit ve bilirkişilik çalışmalarına katılımı sağlanmıştır. Ülkemiz yaşanan bu büyük afetin yaralarını sarmaya çalışırken, olası deprem riskleri göz önüne alınarak, yaşanan depremlerden gerekli dersin alınması ve bilimin ışığında can ve mal güvenliğinin sağlanması konuları tekrar akıllara gelmiştir. Vatandaşlarımız şubemize ulaşarak konutlarının ve bulunduğu bölgenin riskli olup olmadığını sorgulamakta, korku ve tedirginlik yaşamaktadır. Antalya’nın deprem tarihine bakıldığında günümüze kadar Richter ölçeğine göre büyüklüğü 4 ve üzerinde 400'e yakın deprem meydana geldiği görülmektedir. 1999 depreminden önce 4. Derece deprem bölgesi olan Antalya merkez ilçeleri, 1999 depremi sonrası 2. Derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır. Batı ilçeleri 1. Derece deprem bölgesi, doğu ilçeleri ise 3. ve 4. Derece deprem bölgesi kapsamında kalmaktadır. 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası yenilenmiş ve deprem bölgesi kavramı ortadan kaldırılmıştır. AFAD verilerine göre Antalya ilinde Kale ve Kekova olmak üzere 2 fay sisteminin mevcut olduğu, ayrıca Helenik-Kıbrıs Fay Sistemi ile Burdur Fay zonunun Antalya’da etkili olabilecek deprem riskleri taşıdığı görülmektedir” dedi.  

 

'İş birliğine hazırız' 

1999 yılı ve öncesi riskli yapılara değinen Kalaycı, “Antalya sınırları içerisinde aktif fay hatlarının potansiyeli yüksek olmasa da, olası deprem tehditleri göz önünde bulundurularak, hasarların önceden alınan tedbirlerle en aza indirilmesi sürecinde sakınım planlaması ve riske dayalı afet yönetimini gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda; Antalya’nın mevcut yapı stokuna dair veri olmaması, 1999 yılı ve öncesi riskli olduğu öngörülen yapılaşmanın yoğunluğu, imar planlarına uygun olmayan yapılaşma, acil durum eylem planları ve afet toplanma alanlarına ilişkin halkın yeterince bilgilendirilmesi gerekmektedir. Antalya genelinde deprem riskli alanlar için herhangi bir çalışma yapılmaması gibi etkenler Antalya için var olan deprem tehdidinin boyutunu artırmaktadır. Bu yaşadığımız süreçte halen Muratpaşa ilçesi Kundu Kemerağzı bölgesinde kumsal alan önünde zemin sıvılaşma tehlikesi olan arazilere otel yapıları için tahsisler yapılmakta, Aksu akarsuyu üzerindeki çay ve dere yataklarının değiştirilmesi planlanmakta, Antalya Kaleiçi bölgesi surları ve Saat Kulesi'nin güçlendirilmesi yapılmaksızın sadece kubbe giydirilmesi gibi bilim dışı uygulamalarda ısrar edilmesine anlam veremiyoruz. Antalya’da deprem riski göz önüne alarak; Antalya’da özellikle 1999 öncesi inşa edilmiş tüm yapıların ivedilikle belirlenmesi ve yapı stokunun oluşturulması lazım.  Belirlenen bu yapıların riskli olanların güçlendirme veya yıkım faaliyetlerine başlanması gerekmektedir. Kentsel dönüşüm konusundaki eksiklerin bir an önce tamamlanarak hayata geçirilmesi lazım. Antalya’nın kimliğini oluşturan kültürel ve tarihi yapılarının olası bir depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir. Sakınım planlaması yapılması ve riske dayalı afet yönetim planının oluşturulması, 6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun kapsamında çalışmaların ivedilikle tamamlanması lazım. Rant odaklı, bilim ve akıldışı karar ve uygulamalara bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak, tüm kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte her türlü katkı,  destek ve iş birliğine hazır olduğumuzu, kamuoyunun bilgisine sunarız” dedi.  

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay ve Adıyaman'da hasar tespit çalışması ile bilirkişi faaliyetine Antalya'dan katılan inşaat mühendisleri, yapılarda yumuşak kat, kısa kolon, narin kolon, yarım bodrum, kısmi perde gibi hatalı uygulamalar ile kalitesiz beton kullanımının yıkımları artırdığını ifade etti. 

 

Esra ALTUNKES