Reklam
Reklam

HDP: Bütün anadillere adalet 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya İl Başkanlığı, 21 Şubat Dünya Anadili Günü nedeniyle basın açıklaması düzenleyerek bütün anadillerine adalet talebinde bulundu 

HDP: Bütün anadillere adalet 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya İl Başkanlığı, 21 Şubat Dünya Anadili Günü nedeniyle basın açıklaması düzenleyerek bütün anadillerine adalet talebinde bulundu 

HDP: Bütün anadillere adalet 
22 Şubat 2021 - 16:16

Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO), 1999 yılında kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 21 Şubat'ı Dünya Anadili Günü ilan etmesi nedeniyle HDP Antalya İl Başkanlığı basın açıklaması gerçekleştirdi. HDP Antalya İl Başkanı Muhsin Taşar, Dünya Anadili Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, “BM, insanın en kıymetli varlığı olan anadilini, eğitim hakkı da dahil olmak üzere 22 yıl önce güvence altına almıştır. Bugün dünya üzerine halen 6 bin 900 civarında dil konuşulmaktadır. Ama bu dillerin yüzde doksanının eğitim ve öğretim olanaklarından yoksun olması ve kapitalist ve tekçi ulus devlet sistemlerinin yarattığı dil hegemonyası yüzünden yok olmakla yüz yüze kaldığı belirtilmektedir. Maalesef medeniyetimiz hızla kültürel çeşitliliğini kaybetmektedir.  

Anadolu'da ise yüz yıl öncesine kadar 20 civarında dil konuşuluyorken, günümüzde ise sadece bir kaç dil konuşulmaktadır. Başta Kürtçe (Kurmanci ve Kirmancki) olmak üzere konuşulan anadillerde eğitim, öğretim olanakları yaratılmadığı, hatta yasaklandığı için, bu diller de büyük tehlike altındadır” dedi 

 

‘18 dil yok olma sürecinde’ 

‘İnsanın tarihi ile dilin tarihi iç içedir’ diyen Taşar, “İlk yazılı dillerin çıktığı Mezopotamya ve kavimler kapısı Anadolu tekçi ulus devletlerin kurulmasıyla büyük bir kültürel çoraklık yaşamaktadır. Yaklaşık yüz yıldır uygulanan tekçi kültür politikaları coğrafyamızda anadillerin kaybolmasına, medeniyetler diyen Anadolu'nun ölü diller diyarına dönüşmesine sebep olmaktadır. Tek millet, tek din, tek dil paradigmasının kültürel alan üzerindeki tahkimi kültürel erozyona neden olmuştur. Bu topraklarda Kapadokya Yunancası, Ubıhça ve Doğu Süryanicesi de denilen Mihaso konuşulmuyor artık. Dil uzmanlarının verilerine göre bu liste çoğalma eğiliminde. UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası'na göre Türkiye'de 18 dil yok olma sürecine girmiş durumdadır.  Eğer anadili eğitimi anayasal güvence altına alınmazsa başta Zazaca (Kirmancki), Lazca ve Hemşince olmak üzere konuştuğumuz birçok dil geleceğe taşınamaz durumdadır. Yine Ladino, Gagavuzca, Romanca, Batı Ermenicesi, Turoyo (Süryanice lehçesi), Pontus Yunancası, Abazaca, Adigece, Abhazca, Kabardey-Çerkes dilleri kırılgan diller kategorisinde görünmektedir” ifadelerini kullandı.  

 

‘Mezopotamya’nın kadim dilleri’ 

Türkiye'nin Anadili Haklarına dair BM bildirisini kabul etmesine rağmen anadili ile ilgili çekincelerin kaldırılmadığına vurgu yapan Taşar, “Mezopotamya'nın kadim dillerinden biri olan Kürt dili; kamusal alandan, sokaklardan ve gündelik yaşamın tüm alanlarından uzak tutulmuş, halklarımızın en önemli temsil merkezi olan Meclis'te bilinmeyen dil olarak kayıtlara geçirilmektedir. Bugün hala sokakta Kürtçe konuştu diye insanların canına kıyılmaktadır. Hiç kuşkusuz bu iklim devlet ve onun yürütme organı olan hükümet tarafından yaratılmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 1992 tarihli ve 47/135 sayılı kararınca anadil konusunda taraf devletlere anadilde eğitimin bir hak olduğu sorumluluğu yüklenmekte ve eğitimde fırsat eşitliğinin yaratılması yükümlülüğü verilmektedir. Türkiye'nin Anadili Haklarına dair BM bildirisini kabul etmesine rağmen anadili ile ilgili çekinceleri kaldırmamıştır hala. Bu durum anadilde eğitim hakkı başta olmak üzere, kültürel çeşitliliği koruma ile ilgili taraf olunan uluslararası anlaşmaların da ihlal edilmesidir. 21 Şubat Dünya Anadili Günü'nü kutlar, anadilleri üzerindeki yasakçı ve baskıcı politikaların, halklarımızın inançları ve orjin kültürleri üzerinde uygulanan asimilasyon politikalarının derhal son bulması çağrımızı yineliyoruz. Geç olmadan bu tekçi, ötekileştirici ve yasakçı uygulamalardan vazgeçilmelidir” dedi.  

Esra ALTUNKES 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum