Her yanımız “bubi tuzakları”yla dolu..

Abone Ol

Dün, “Bay Piyasalar”ın terör-para/çıkar oyunlarıyla kurguladığı ve IMF’yi kovduğumuz günden bu yana sürdürdüğü, “halkın benimsediği yöneticileri itibarsızlaştırma/toplumu çatıştırma” operasyonuna dikkatinizi çekmeye çalıştım..

Ve “bu tuzağa düşmeyelim artık” dedim..

15 Temmuz kalkışmasından bu yana ise, operasyonlar şekil/biçim değiştirerek peşpeşe geliyor..

Ülke insanını bölüp çatıştırma çabaları tutmadı..

Ekonomik saldırıları tutmadı..

Referandum sürecinde, yaymaya çalıştıkları “algı operasyonları” tutmadı..

Şimdi de, “toplum değerleri ve toplum hassasiyetleri üzerinden ayrıştırma/çatıştırma operasyonu” başlatıldı..

Farklı bir tuzak bu..

Dikkat ediyorum da, hepimiz bu bataklığa balıklama atlıyoruz..

Bugün de buna dikkatinizi çekmek istiyorum..

ATATÜRK’ÜN DEĞERİ DÜŞER Mİ?

6 Mayıs akşamı bir TV programında Süleyman Yeşilyurt, Hasan Akar, Mustafa Armağan ve Yavuz Bahadıroğlu’nun, Atatürk’le ilgili söylediği sözler toplumda büyük tepki uyandırdı..

Konu günlerce sosyal medyada ve medyada yer aldı..

“5816 SAYILI ATATÜRK ALEYHiNE iŞLENEN SUÇLAR HAKKINDA KANUN” kapsamında haklarında yasal işlem başlatıldı ve bu kişiler için tutuklama kararı verildi..

Ardından, tutuklu şüpheli Süleyman Yeşilyurt ile firari sanık Hasan Akar'ın 2.5 ile 7.5 buçuk yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları istendi..

Dava sürüyor..

Şimdi soruyorum;

Programı yapan ve sunan ile konuk olarak katılanlar, Atatürk hakkında yaptıkları konuşmanın bir “SUÇ” olduğunu bilmiyor olabilirler mi?

Hiç sanmıyorum..

Bence, bunu gayet iyi biliyorlardı..

Ve “Atatürk'ün toplum gözündeki değerini düşürmek, toplumun bir kesiminin sinir uçları ile oynamak, toplumu tahrik etmek” amacıyla böyle bir “dış kaynaklı organizasyon”a imza attılar..

Kokusu çıkar yakında..

...

TÜRKLERE ALENEN “KÜFÜR”

“Tuzak” devam ediyor..

“Toplumun bir kesiminin sinir uçları ile oynamak, toplumu tahrik etmek” için hemen bir başka olay devreye sokuldu..

TV 8'deki Survivor programıyla tanınan “Avatar Atakan” yani, Çağan Atakan Arslan’ın görüntüleri “sosyal medya” aracılığıyla devreye sokuldu..

Biliyorsunuz;  Avatar Atakan ülkemizi temsil etmiş, hala da eden, Kick Boks, Mua Thai, Free Fight gibi dövüş alanlarında başarılı bir sporcu..

Ve 2016 Survivor şampiyonu..

Görüntülerde Atakan, kendisine sorulan, “Türk halkına bir mesajın var mı” sorusuna, “hepsinin a..na koyayım” diye cevap veriyor..

Yani, Türk halkına alenen küfür ediyor..

Ancak, Atakan’a dış kaynaklı organizatörler tarafından “beklenen ve istenen tepki” gelmiyor..

Olay sosyal medyada ve medyada es geçiliyor..

Hakkında bir tek kişi “davacı” olmuyor..

Ve olay “buzdolabına” kaldırılıyor..

Atakan da TV dizilerinde çalışmasına devam ediyor..

“BÖYLE ADALET Mİ OLUR?”

Hemen ardından..

“Kolpaçino” sinema filmi serisinde canlandırdığı “Ganyotçu” karakteriyle tanınan Ebubekir Öztürk'ün “İzmir Marşı'na küfür ettiği” görüntüler sosyal medyaya servis ediliyor..

Ve doğal olarak büyük tepkilere neden oluyor..

Bir kere daha “toplumun bir kesiminin sinir uçları ile oynanıyor, toplum tahrik ediliyor”..

Sonra ne oluyor?

Tepkiler üzerine Ebubekir’in dizi ve film sözleşmeleri iptal ediliyor..

Bu defa Avatar Atakan bir kez daha gündeme geliyor..

“Türklere küfreden adam Türk halkından özür bile dilemediği halde dizilerde işine devam ediyor, kimse ona dokunmuyor, ekmeğini kazanıyor, ama İzmir’in dağlarına küfür eden adam binlerce kere özür dilemesine rağmen ekmeği elinden alınıyor, bu nasıl adalet” şeklinde toplumda tartışmalar yaptırılıyor..

Amaç, yine Türk insanının sinir uçlarıyla oynamak..

Tuzağı görüyor musunuz?

HAKARETE “KÜFÜR”LÜ KARŞILIK

Bu da yetmiyor..

Birkaç gün önce de türkücü Karadenizli İsmail Türüt’ü çıkarıyorlar arenaya..

Türüt, güya bir türküyle Atatürk’e hakaret edenlere tepki gösteriyor..

Ama, hakarete küfürle karşılık vererek “kaş yapayım derken göz çıkartıyor”..

Ve yine “toplumun bir kesiminin sinir uçları ile oynanıyor, toplum tahrik ediliyor”..

İşte İsmail Türüt'ün Atatürk'e hakaret edenlere yazdığı türkünün sözleri:

“Zamansız horoz gibi ötenin avradını...

Bunlarla Medine'ye gidenin avradını....

Bunları yetiştiren dedenin avradını...

Atatürk'e hakaret edenin avradını...”

Gördüğünüz gibi, Türüt kişileri değil “inançlı bir kesimi” hedefliyor, tepki gösterirken tepki topluyor..

Ve bilerek ya da bilmeyerek “organizatörlerin” tuzağına katkı koyuyor..

………………………..

İşte bu tür tehdit ve tehlikeleri görmezden gelmeyin..

Bunların hepsi, ama hepsi birer tuzak ve “BİZİ birbirimize düşürmeye çalışıyorlar”..

Aman dikkat..