Hüzün ve mutluluk!..

Abone Ol

Tamam.,

Bir çok hafta sonumuz 100. Yıl’ın toprak sahalarında toz yutmakla geçti de.,

Dolu dolu 22 yılımız da Antalya’nın Atatürk Stadı’nda yolunu arşınladık..

2010 yılında kolanlarında patlama olmasından dolayı, bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in, “İnceleyip rapor verin” talimatı üzerine uzmanlar, “Taşıyıcı kolonlar tehlike arz ediyor” sonucunda karar kıldılar ve o gün Atatürk Stadı tüm müsabakalara kapatıldı.

Ve önceki gün 22 yılımın geçtiği Atatürk Stadı’nın yıkılıp, Karaoğlan (Her ne kadar gerçekte adı Karaalioğlu olsa da, ben kendimi bildim bileli Karaoğlan derim) parkına dahil edilip, Kent Müzesi yapılmak üzere düzenlenen törendeydim..

Kimler yoktu ki?

İnanın, oradaki çoğunluğun gözleri dolu doluydu..

Antalyaspor kurulmadan evvel Kırkgöz, Poplin, İlkışık ne bileyim Su spor ve Ferrekrom gibi takımların formasını giyenlerden tutun da, 1966 yılında kurulan Antalyaspor’un formasını ıslatan, Öküz Metin, Kaptan Macur Salih, Sancar ve Kaleci Adnan gibi daha ismini sayamadığım bir yığın Atatürk Stadı’nın zeminine ter akıtanların yüz ifadeleri görmeye değerdi.

Kaptan Salih dolu gözlerle, “Açık tribünün altındaki küçük ahşap pencerelerden birisini istiyorum senden” dedi bana. Odun niyetine sobada bile yakılmayacak haldeki küçük pencere onun için kim bilir ne anıları gözünün önüne getiriyordu.,

Soramadım..

Kimlerin gençliği geçmemiştir ki o statta?

Kaç kişi şeref tribününün saha içerisinde derme çarpma şekilde yapıldığına şahit olmuş.,

Hangimiz yıllarca kapalı diye adlandırılan bölümün üzerine, fötür şapka gibi kondurulmuş tribünde keyifle maç izlemedi ki?

Çok anılarım oldu Atatürk Stadı’nda çook..

2004 yılında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kumbul’un söylemini Antalyaspor adına emir telakki ettiğim günden sonra, bir daha ne Atatürk Stadına gittim ne de Antalyaspor’un maçına..

Ta ki iki gün öncesine kadar..

Atatürk Stadı’nın yıkılıp, yerine Kent Müzesi yapılması için düzenlenen organizasyonda bir kez daha göğsüm kabardı, Hem hüzün yaşadım, hem de sevinç.

Hani denir ya, “Bizim bizden başka dostumuz yok” diye.

Ne yazık ki Antalya’nın Antalyalıdan başka düşüneni yok..

2010 yılından beri atıl durumda bulunan Atatürk Stadı’nın naşını kaldırma şerefi Antalya çocuğu olan Menderes Türel’e kaldı ve o da kaldırdı..

Eski mabet defnedilir de, 22 yılını Antalyaspor’a vermiş, iç dış fark etmez her maçına gitmiş, hiçbir antrenmanını kaçırmamış ancak, 10 yılı aşkın süredir bunu askıya almış birisi olarak yeni mabete gitmemek ayıp olurdu.

Olmasın diye Arena Stadı’na gidip yeni mabete hayran gözlerle bakmaktan kendimi alamadım.

 Antalyaspor’un Çaykur Rize galibiyetine tanıklık ettik..

Böylesine hüzünlü bir gündü aldıkları çok önemli galibiyetten dolayı hüznümüzü sevince çeviren herkese şükranlarımızı sunuyor.

Seni unutmak mümkün değil Atatürk Stadı..

Zaten unutulmaman için de orası Menderes Türel tarafından Antalya’nın şehir müzesi haline dönüştürülecek..

Aylardır, “AVM yapılacak” çığırtkanlığı yapanlara kapak olsun..