II. Abdülhamid Han’ın Hal Fetvası’nda Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın Rolü -V-

Abone Ol

Dört dizi makale sonrası bir ara değerlendirme yaparsak;

  1. Osmanlı Devleti’nin 17. yüzyıldan sonra Avrupa karşısında gerilemesi, Avrupa örnek alınarak idârî ve mâlî yenilik ve değişimlere sebebiyet vermiş ve bu süreçte Avrupalıların Osmanlı üzerinde etkisi giderek artmış ve Osmanlı’nın kritik noktalarına nüfuz etmişlerdir.

  1. Önce Jöntürkler, daha sonra İttihat ve Terakki adını alan cemiyetin hedefi Avrupalı devletlerin sistemi olan ve padişahın yetkilerini kanunlarla sınırlayan, hatta devre dışı bırakan meşrûtî idare olmuş, cemiyet, basın-yayın, bürokrasi, asker, mâliye v.s. her alanda ve yerde örgütlenerek devlet ve halk nezdinde etkisini arttırmıştır. Bu etkiler sonucu padişahlar kendi haklarını kısıtlayan, gayri müslimlere sınırsız haklar sağlayan çeşitli fermanlar ilan etmek zorunda kalmışlardır.

  1. Osmanlı’da gayr-i müslim tebaayı finanse eden ve örgütleyen, asker ve bürokrat içerisindeki kendilerine hayran taraftarlarını kullanan Avrupalılar, içerideki paralel yapılanmaları olan Jöntürkler/İttihat ve Terakki ile Osmanlı’yı çökertebilmek için III. Selim, Abdülaziz, V. Murat, II. Abdülhamid darbeleri gibi sık sık askerî darbeler yaptırmışlardır.

  1. Yapılan askerî darbeler sonrası, darbeyi halk nazarında meşrulaştırmak için dönemin şeyhulislamlarından formalite hâline gelen uydurma hal’ fetvaları alınmıştır.

  1. Osmanlı halkı, 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilen II. Meşrûtiyet sonrası, Kasım-Aralık 1908’de yapılan seçimlerde, II. Abdülhamid Han’a karşı olan İttihat ve Terakki milletvekillerine oylarının yüzde seksenini vererek Sultan Abdülhamid Han’a siyasi ve idari darbeyi kendi elleriyle yapmışlardır.

  1. Siyasi ve idari darbeden dört ay sonra 25 Nisan 1909’da II. Abdülhamid Han’a askeri darbeyi yapan ordu ise; komutasında Mahmud Şevket Paşa ve Mustafa Kemal’in olduğu Selanik’ten gelen Hareket Ordusu’dur. (Hareket Ordusu’na ismini veren ve bütün planlarını yapan bizzat Mustafa Kemal’dir)

  1. Neredeyse Meclisin tamamı İttihat ve Terakki Partisi’nden seçilen ve darbeci ordunun emrinde olan milletvekilleri, darbe sonrası Yeşilköy’de ve Sultanahmet’te iki defa toplanmış ve Mahmud Şevket Paşa’nın emriyle II. Abdülhamid Han’ın hal’ edilmesine iki defa karar vermişlerdir.

  1. Meclisin verdiği hal’ kararı sonrası yine halk nazarında darbeyi meşrulaştırmak için daha önceleri olduğu gibi ordunun zorla istediği formalite ve uydurma ‘Hal’ Fetvâsı’ çalışmaları başlamış, milletvekillerinden ve âyandan konuya ilmen ve siyaseten hâkim bir grup celp edilerek/zorla getirilerek Meslis Başkanı Ahmed Rıza Bey’in odasında, söz konusu heyet tarafından hal’ fetvasının birkaç müsveddesi yazılmıştır. Talat Paşa, Şeyhulislam Mehmed Ziyâeddin Efendi’yi ve Fetvâ Emini Nuri Efendi’yi zorla evlerinden alarak Meclis’teki Ahmed Rıza Bey’in odasına getirmiştir.

  1. Ahmed Rıza Bey’in odasında bulunanlar hal’ fetvasının son müsveddesini fıkıh ilminde üstad kabul ettikleri ve MeşîhatMektûbiKalemi’nde (Şeyhulislamlık resmî yazışmaları) görevine devam eden Elmalılı’nın hazırlamasını uygun görmüş ve hal’ fetvasına Mustafa Âsım Efendi’nin ‘feragat teklifi veya hal’’ cümlesi de eklenerek müsvedde Nuri Efendi’ye verilmiştir. Nuri Efendi hal’ fetvasını temize çekerek paraflamış, Şeyhulislam da imza atıp mühürleyip ÂyânResi Said Paşa’ya vermiştir.

  1. Devlet işleyişinde olmadığı ve daha önce hiç uygulanmadığı ve şer’î bir fetvaya hürmeten yapılmaması gerektiği halde, Meclis’te milletvekillerine Said Paşa tarafından okunan hal’ fetvasını 240 mebus ve 34 âyân kabul edip onaylamıştır. Şer’î bir hüviyeti kalmayan formalite fetvanın oylanması ile Meclis, üçüncü defa Abdülhamid’in hal’ edilmesi kararını vermiştir.

  1. II. Abdülhamid’in hal’ edilmesi fetva ile değil oylamayla, meclisin aldığı siyasi bir karar ile olmuştur. Hal’ fetvasının Abdülhamid Han’a tebliğ edilme şekli de dîni değil tamamen siyasidir.

  1. II. Abdülhamid’in tahttan indirilişinde; darbecileri, darbeci ordunun komutanlarını -bilhassa Mahmud Şevket Paşa ve Mustafa Kemal’i- darbecilerin işbirlikçisi İttihat ve Terakki bürokratlarını, İttihat ve Terakki’nin formalite olan hal’ fetvası öncesi iki defa ve Meclis’te üçüncü defa hal’ kararı alan İttihat ve Terakki Partisi milletvekillerini ve 1908 seçimlerinde Meclisin neredeyse tamamını oluşturan ve üç defa hal’ kararı veren ve Abdülhamit Han’ı tahttan indirmek için kurulan İttihat ve Terakki Partisi milletvekillerini seçen Osmanlı halkını, hal fetvasının birkaç müsveddesini askerin zorlaması ve tehdidi ile Ahmed Rıza Beyin odasında yazan ilim ve siyaset heyetini, temize çekip paraflayan Fetvâ Emini Nuri Efendi’yi, imzalayıp mühürleyen Şeyhulislam Mehmed Ziyaeddin Efendi’yi, Meclis’te hararetle okuyan Âyân Reisi Said Paşa’yı ve ‘feragat teklifi’ni duymazdan gelip ‘hal’ hal’’ diye bağırarak ayağa kalkıp ‘kabul’ deyip oylayanları/onaylayanları görmezden gelerek, kendi isteği ile değil meclisten asker tarafından zorla getirilerek bu fetvanın müsveddesini hazırlayanlardan biri olan Elmalılı’yı tek başına günah keçisi ilan etmek hadsizlik, haksızlık ve insafsızlıktır. Ayrıca bu anlayış şeklinin maksadı; hedef saptırmak, ilmî ve fikrî alanda yaptıkları manipüle çalışmalarına engel gördükleri ve aşamadıkları Elmalılı’ya kasten itibar suikastı yaparak, geriye bıraktığı meâl ve tefsiri başta olmak üzere alanlarında kaynak niteliğinde olan çok önemli eserlerini gözden düşürüp saf dışı etmektir.