Antalya Haberleri

İktidara 'ithal tereyağı’ tepkisi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Serik Belediye Meclis Üyesi Mehmet Balık, yerli üretici mera yasakları ve maliyetler altında can çekişirken İtalya’dan tereyağı ithal edilmesine sert tepki gösterdi. Balık, "Kendi üreticisine sırt dönen bu anlayışın vizyonu kalmamıştır" dedi.

Abone Ol

Yerli hayvancılığın bitme noktasına geldiğini vurgulayan Mehmet Balık; artan yem, mazot ve gübre maliyetlerine dikkat çekerek, çözümün ithalatta değil, üretim odaklı planlamada olduğunu belirtti. Balık, hükümetin tarım politikalarını "tercihli bir yıkım" olarak nitelendirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Serik Belediye Meclis Üyesi Mehmet Balık, hayvancılık sektöründe yaşanan son gelişmeleri "akıl tutulması" olarak yorumladı. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yetebilen bir ülke kimliğinden hızla uzaklaştırıldığını belirten Balık, yerli üreticinin feryadının duyulmadığını ifade etti. Balık, "Önce mera yasağı nedeniyle koyunlarını ahırdan çıkaramayan bir üreticinin feryadına tanık olduk. Ardından süt üreticisi kan ağlarken, Türkiye’nin İtalya’dan tereyağı ithal ettiğini öğreniyoruz! Bu tablo bir tesadüf değil, açık bir yönetim krizidir. Kendi üreticisi maliyet altında ezilirken dışarıdan ürün getirmek, bu ülkenin evlatlarına ihanettir" dedi.

Bir yılda yüzde 46,4 artış

Ekonomik veriler üzerinden eleştirilerini sürdüren Mehmet Balık, temel gıda maddelerindeki fiyat artışının halkın belini büktüğünü vurguladı. Son bir yılda tereyağı fiyatlarının yüzde 46,4 oranında arttığını hatırlatan Balık, maliyetlerin üretici tarafından karşılanamaz hale geldiğini söyledi. Bu durumun siyasi bir tercih olduğunu ifade eden Balık, "Üreticiyi desteklemek yerine ithalatı tercih edenlerin, yemden mazota, gübreden meraya kadar her alanda üreticiyi yalnız bırakanların adı bellidir: Sorumlu Adalet ve Kalkınma Partisi ve onun yürüttüğü iktidardır! Hayvan varlığı Türkiye’nin yarısı kadar bile olmayan ülkelerden süt ürünü ithal etmek, yerli üreticinin emeğini yok saymak ve alın terini değersizleştirmektir" şeklinde konuştu. Geçmişte verilen sözlerin ve açıklanan projelerin akıbetini soran Balık, ‘100 Koyun Projesi’ üzerinden hükümete yüklendi. Planlamanın olmadığı bir sistemde projelerin sadece göz boyamaktan ibaret olduğunu belirten Balık, "Bir de geçen aylarda büyük vaatlerle açıklanan ‘100 koyun projesi’ vardı… Bu projenin de takipçisiyiz! Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapatan bu anlayışın; tarımda da, hayvancılıkta da, ekonomide de hiçbir vizyonu kalmamıştır. Üretici üretimden vazgeçmiş, tüketici ise temel gıdaya erişemez hale gelmiştir" ifadelerini kullandı.

‘Kurtuluşun reçetesi bellidir’

Açıklamasında çözüm önerilerini de sıralayan Mehmet Balık, hayvancılığın yeniden ayağa kaldırılması için atılması gereken acil adımları özetleyerek, "Hayvancılığı ayağa kaldırmak için yapılması gerekenler bellidir: Mera ıslahı yapılmalı, üreticinin meraya erişimi sağlanmalıdır. Yem fiyatları düşürülmeli, gübre ve mazot maliyetleri üreticinin taşıyabileceği seviyeye çekilmelidir. Ama bunların hiçbiri yapılmamaktadır! Eksik olan tek şey; akılcı, planlı ve üreticiyi önceleyen bir yönetim anlayışıdır” diye konuştu. Hükümete "Gerçeklerle yüzleşin" çağrısında bulunan Balık, açıklamasını şu çarpıcı soruyla tamamladı: "Kendi çiftçisini, kendi üreticisini gözden çıkaran bir iktidar, bu ülkenin geleceğini nasıl koruyacaktır? Bu ülkenin toprağı da var, üreticisi de var, potansiyeli de var. Ancak mevcut yönetimle bu potansiyel yok ediliyor. Türkiye bunu hak etmiyor” ifadelerini kullandı.