İmplant devri bitiyor mu? Üçüncü diş devri kapıda

Abone Ol

Bir sabah uyandığınızda eksik dişinizin yerine yenisinin çıktığını hayal edin. Ne implant, ne vidalama, ne aylar süren tedavi… Kulağa bilim kurgu gibi geliyor olabilir ama bu hayal, Japonya’da yürütülen bir araştırmayla adım adım gerçeğe dönüşüyor.

Bilim insanları, yıllardır “neden insanlar kaybettikleri dişleri yeniden çıkaramıyor?” sorusunun peşindeydi. Görünen o ki cevap, vücudumuzda sessizce görev yapan küçük ama etkili bir proteinde saklıymış: USAG-1.

Vücudun ‘Dur’ dediği yerde bilim ‘Devam’ diyor

İnsanlarda ve birçok memelide, dişlerin sınırsız büyümesini engelleyen USAG-1 adlı bir protein bulunuyor. Aslında bu protein, doğanın bir fren mekanizması. Japon araştırmacılar ise bu freni geçici olarak devre dışı bırakmanın yolunu buldu. Geliştirilen monoklonal antikor ilacı sayesinde vücuda adeta şu mesaj veriliyor:

“Durma, yeni diş üret.”

Araştırmanın başındaki isim Dr. Katsu Takahashi’ye göre asıl çarpıcı nokta şu: İnsan vücudu, sandığımızdan çok daha fazlasını yapabilecek kapasiteye sahip. Süt dişleri ve kalıcı dişlerden sonra, aslında üçüncü bir diş seti çıkarma potansiyelimiz var. Yıllardır bu potansiyel baskılanıyor.

Belki de bu yüzden bilim dünyasında artık şu cümle daha sık duyuluyor:

“İmplant devri bitiyor, üçüncü diş devri başlıyor.”

Deneyler umut veriyor

Bu keşif kâğıt üzerinde kalmadı. Önce farelerde denendi. Ardından diş yapısı insanlara oldukça benzeyen gelinciklerde… Ve sonuçlar şaşırtıcı derecede başarılıydı. Gelinciklerde yeni dişlerin çıktığı gözlemlendi.

Asıl heyecan verici gelişme ise Eylül 2024’te yaşandı. Japonya’nın Osaka kentindeki Kitano Hastanesi’nde insan deneyleri başladı. 30-64 yaş arası, en az bir dişi eksik olan sağlıklı erkekler üzerinde klinik testler yürütülüyor. Bilim dünyası bu süreci yakından izliyor.

En büyük umut: Dişsiz doğan çocuklar

Bu çalışmanın belki de en duygusal tarafı, ilk hedef kitlesi. İlaç, öncelikle anodonti adı verilen, doğuştan diş eksikliği yaşayan çocuklar için geliştiriliyor. Bazı çocuklar genetik nedenlerle hiç dişe sahip olamıyor. Ne çiğneyebiliyorlar ne de rahatça konuşabiliyorlar.

Bu ilaç, onların ilk kez kendi doğal dişlerine kavuşmasını sağlayabilir. İşte bilim bazen tam da burada, insanın kalbine dokunuyor.

Ne ameliyat var ne zahmet

Tedavinin bir diğer dikkat çekici yönü de uygulama şekli. Karmaşık cerrahi operasyonlar yok. Şu anki çalışmalarda ilaç damar yoluyla veriliyor. Yani gelecekte diş tedavisi, bir serum kadar basit hâle gelebilir.

Takvim net: 2030

Bilim insanları genelde temkinlidir, tarih vermekten kaçınır. Ancak bu ekip oldukça iddialı. Güvenlik testlerinin ardından 2025-2029 yılları arasında etkinlik çalışmaları yapılacak. Eğer her şey planlandığı gibi giderse, 2030 yılında bu ilaç hastanelerde ve eczanelerde yerini alabilir.

Elbette hâlâ aşılması gereken bilimsel ve etik süreçler var. Ama görünen o ki, diş hekimliğinde bildiğimiz pek çok şey kökten değişmek üzere.

Belki de birkaç yıl sonra “implant yaptırdım” yerine şunu söyleyeceğiz:

“Yeni dişim çıktı.”