Gazetemizde dün manşetten verdiğimiz ‘İnsanlık bu mu?’ başlıklı haberi okumuş ve tahmin ediyorum benim gibi siz de dehşete düşmüşsünüzdür…
Önce okumamış olanlara haberi kısaca bir hatırlatayım…
Yer; Antalya, Yenigün Mahallesi 1040 Sokak’taki 15 daireli Mehmet Toru Apartmanı. Bu apartmanın sakinleri arasında Fazlı-Melek Yuka çifti ile 27 yaşında bedensel engelli kızları Merve Yuka da yer alıyor. İşte habere konu olan da bu aile. Daha doğrusu bu ailenin engelli kızlarının yaşadığı dram…
İddiaya göre, Yuka ailesi yaklaşık 6 ay önce engelli kızlarının rahatlıkla girip çıkabilmesi için apartman yönetimine başvurup bahçe girişine rampa yapılmasını talep ediyor. Ancak yapılan toplantıda apartman sakinlerinden 9’u, ‘bahçenin görüntüsü bozulur’ gerekçesiyle bu talebe karşı çıkıyor. Çoğunluk karşı çıktığı için de rampa yapılmıyor. Bunun üzerine baba Fazlı Yuka, Muratpaşa Belediyesi’ne başvuruyor rampa için. Belediye yetkilileri rampayı ücretsiz olarak yapacaklarını belirtmesine rağmen apartman sakinlerinin çoğunluğu karşı çıktığı için yine yapılamıyor. Bu arada, yıllardır kızları Merve’yi sırtlarında taşımak zorunda kalan ailenin yine bedensel engelli olan oğulları Ömer Faruk da 2006 yılında beyin kanaması sonucu yaşamını yitirmiş. Aile, Ömer Faruk’un organlarını bağışlayarak 8 kişiye can olmuş. Baba Fazlı, anne Melek ve engelli kızları Merve Yuka önceki gün yaşadıkları bu drama Kapalıyol’da açtıkları pankartla isyan edince olan bitenden haberdar olduk. Yakın zamanda aramıza katılan Umut Özen arkadaşımız da bu dramı haberleştirdi…
Dedim ya, ben okuyunca dehşete düştüm. Bu nasıl bir insanlık anlayışı, bu nasıl bir vicdan kararması bilemedim. Bahçenin görüntüsü bozulur diye bir engelli bireyin yaşamı kısıtlanabiliyor.…
5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun geçici 2’inci maddesi; “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz yıl içinde engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir” diyor. Görüldüğü gibi yasa sadece kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapıları esas aldığı için söz konusu apartman malikleri de rampa talebini reddederken sanırım buna sığınıyor.
Oysa böyle bir meselede illa da yasal bir dayanak aramaya da gerek olmamalı. Kaldı ki, aynı yasanın 4/B maddesinde, “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır” deniliyor.
Peki apartmana kendi başına girip çıkamayan bir engelli topluma nasıl dahil olacak?
Rampa yapılmasını engellemek bu kişiyi toplumdan tecrit etmek değil de nedir?
Annesi veya babası olmadığında eve hapsolan Merve Yuka, ‘özel bir yaşama düzenine’ zorlanmış olmuyor mu?
İnanın söyleyecek bir şey bulamıyorum.
İnsanlık bitmiş vesselam…