İyilik aslında bir insanın fıtratında vardır.
İyilik insanın kalbinde başlar beyninde eyleme geçer.
Kalbimiz yönümüzü belirler.
Tabii ki iyi insan kendi kendine oluşmuyor.
Annelerin iyi insan yetişmesinde rolü büyük hem de öylesine büyük ki, bir anne doğumdan sonra yavrusunun üzerine titrer.
Bir anne düşününki bebeğinin doğumundan sonra üçüncü gününden itibaren bebeğiyle konuşmaya başlayan ona nasılsın diyen, şimdi karnımızı doyuracağız deyip sütünü emzirten, şimdi temizlik zamanı deyip onu temizleyen, şimdi uyku zamanı diyerek bebeğiyle konuşarak onunla kan bağını duygu bağıyla geliştiren bir annenin iyi olmaması, iyi kalpli olmaması, onun böyle yetiştirdiği bebeğin büyüyünce kötü insan olması mümkün mü?
Özellikle annelerin bin bir emekle yetiştirdiği bebeklikten, çocukluğa, gençliğe geçişlerde iyiliğin anne tarafından evladının kalbine aşıladığı iyilik kolay kolay bir ömür boyu meyve veriyor.
Bu arada tabi ki iyiliğin karşısındaki en büyük rakip kötülük. İyi insanların iyi kalpleriyle her zaman yenilgiye mahkum olur
İyilik insan hayatında bir yaşam biçimidir aslında.
İyilikleri durdurmak isteyenler iyilik yapanların hep haksızlığa uğradığını söyleyerek iyi insan profillerini azaltma çabası içindedirler.
İyilik bir düşünce bir kalbi duygudur fakat sağlıklı ve sağlıklı düşünebilen bir beyinden alınan sinyalle hayata geçer.
İyilik kolay değildir ama önce insanın kendisine iyi gelir.
İyilik sadece insanın kendisini mutlu etmez çevresini de mutlu eder.
İyiliği bir yaşam biçimi olarak seçenler iyi insanların yetişmesine de katkı yaparlar.
Dünyamızda iyilik ve iyi insanlar çoğaldıkça daha çok mutlu daha güler yüzlü insanlar göreceğiz.
O yüzdendir ki iyi kalpli iyi anneler iyilikle donattığı çocuklarıyla dünyayı daha iyi yaşanır hale getireceklerdir.
Gönlünüz dostluk ve spor dolsun.