Güncel

Kadın ve çocuk işçilere dikkat çekti 

Başkan Mustafa Yahyaoğlu, turizmde kadın ve çocuk işçilere dikkat çekerek yaşadıkları sıkıntıları anlattı, “Turizm işletmeleri, sendikasız ortamdan yararlanarak, işçilerin, çocukların, kadınların emeğini, umutlarını, pervasızca sömürüyor” dedi 

Abone Ol

‘Covid-19 salgınıyla krizin içinden geçiyoruz’ diyen Devrimci Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, turizm işçilerinin sorunlarına değindi. Yahyaoğlu, “Sağlık, ekonomi, işsizlik, hukuksuzluk, özgürlüklerin kısıtlanması, bilgilerin, verilerin güvenilirliği. Turizm işçileri, kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genciyle, kadrolusuyla, sezonluğuyla, stajyer öğrencisiyle, işsizliğe, açlığa, geleceksizliğe mahkum edilmiş durumda” dedi. Turizm sektöründe çalışan işçilerin önemli bir bölümünün genç, kadın ve çocuk işçiler oluştuğuna dikkat çeken Yahyaoğlu, “Bu koronavirüslü pandemi yılı hariç, 52,5 milyona yakın turist ile 32.3 milyar dolar gelir yakalayan, kendiyle beraber 54 sektörü tetikleyen turizm, eğitimli iş gücüne ihtiyaç duyuyor. 1 milyon sigortalı kayıtlı, 2-2,5 milyona yakın sigortasız kayıt dışı, toplam 3,5 milyonu bulan işçi sayısıyla, Türkiye’nin neredeyse en büyük istihdam kapasitesine sahip sektörü. Bu kayıt dışılığı, sigortasızlığı önlemek, Çalışma Bakanlığının, SGK’nın, Turizm Bakanlığının ortak sorumluluğundadır” diye konuştu.   

 

‘Stajyerlere yükleniyor’  

Turizmin yoğun bir istihdam alanı oluşturduğunu aktaran Yahyaoğlu, “Sektöre nitelikli, eğitimli işçi yetiştirmek üzere Türkiye genelinde yüzlerce Turizm Meslek Lisesi,  yüzlerce 2 yıllık Turizm Meslek Yüksek Okulu, 4 yıllık Turizm Fakültesi ve TUREM ile yüzlerce özel veya belediye girişimleri ile meslek kurslarında eğitim veriliyor. Buna ek olarak İŞKUR ve özel dershaneler, mesleki sertifika kurslarıyla birlikte, ülkede halen 100 binlerle ifade edilen öğrenci liseden üniversiteye kadar okul ve programlarda turizm ve otelcilik eğitimi görüyor. Bu okullardan ve kurslardan binlerce çocuk, staj adı altında, ki gerçekte yaptırılan staj değil, sektörün emrine veriliyor. Özellikle liselerden, 15-25 yaşındaki gençler ve çocuklar, stajyer olarak, işletmelerin asli elamanı gibi, çok ağır ve kötü koşullarda barındırılarak, çok uzun saatler, yok sayılacak ücretlerle çalıştırılıyorlar. Böyle olunca, otellerin çoğu personel politikalarını stajyer öğrenciye dayandırıyor. Otellerin dışında hizmet üreten büyük restoran, bar ve kafeler de stajyer öğrenci çalıştırmaya başladılar” dedi.  

 

‘Psikolojik baskı var’ 

Maliyeti sıfıra yakın olan stajyer öğrencilerin, çalışma koşullarının oldukça ağır olduğuna dikkat çeken Yahyaoğlu, “Stajının yakılabileceği tehdidi ya da okulla ilişiğinin kesilmesine varabilecek sonuçları nedeni ile stajyer öğrenciler çok ağır psikolojik ve fiziki baskı altında, ucuz iş gücü olarak köle gibi kullanılmaktadırlar. Bu yapılanın staj olmadığı aşikardır. Staj, teorik eğitimin, pratik gözlemi ve uygulamasıdır. Turizm işletmelerinde staj adı altında yapılanın ‘Çocuk emeği sömürüsü ve istismarı’ olduğu çok açıktır. Mezun olan genç işçi adayları, ücretli emek durumuna geldiklerinde, yeni öğrenci işçilerin (stajyerlerin) çokluğu ve ücretsizliği karşısında, umduğu ücreti bulamaz, umduğu işi bulamaz durumdalar. Çocuk işçiliği, yoksulluk ve güvencesizlik zemininde yükselen, denetimsiz istihdam stratejilerinin ürettiği bir sonuç olarak görülmektedir. Dolayısıyla çocuk işçiliği ile mücadele bu strateji ile mücadeleden geçmektedir. Daha stajyer öğrenci iken gördükleri bu haksız, hukuksuz ve mantıksız uygulamalar nedeniyle okullarından mezun olduklarında bu genç eğitilmiş iş gücünün turizmde çalışmayı tercih etmediklerini, başka alanlara kaçtıklarını, başka işlerde çalıştıklarını görüyoruz. Yüzde 90 mezunun 2 yıl içerisinde turizmden koptuğu akademi çevreleri tarafından tespit ediyor. Sendikalı, yasal haklarını bilen, Toplu İş Sözleşmeleri var olan ve kazanan ve süreklilik arz eden işçilerin, veriminin de, hizmet kalitesinin de yükseleceği gerçeği artık görülmelidir. Turizmde toplam kalite yükseltilecek ise en önemli ayağı, hizmet kalitesinin yükseltilmesidir. Beklentileri yükseltip, düşük kalite hizmet ve ürün sunmak ise ayrıca çok büyük bir yanlışlıktır. Dört yıldız, beş yıldız hizmet ve ürün sunamayacaksanız, kapıya bu yıldızları, kataloglara bu yıldızları doldurmak sorunu çözmüyor. Turizm işletmeleri, sendikasız ortamdan yararlanarak, işçilerin, çocukların, kadınların emeğini, umutlarını, pervasızca sömürüyor. Ucuz turizm yapacağız derken, gençlerimizi, geleceğimizi, ülkemizin marka değerini ve ülkemizin geleceğini harcıyorlar. Hizmetten ve ürün kalitesinden ödün vermeden, turizm cenneti olabilecek ülkemizi, işçilere cehenneme çevirmeden, doğru ve bütünlüklü turizm politikaları ile hem işletmeler, hem ülkemiz, hem de çalışanlarımız kazanır” ifadelerini kullandı.  

 

Esra ALTUNKES