Kahkaha tehlikelidir…

Abone Ol

Memleket sonunda en büyük tehdidini buldu.

Ne enflasyonmuş ne işsizlikmiş ne adalete güvensizlikmiş ne eğitimdeki bozulmaymış ne de depreme hazırsızlıkmış...

Asıl mesele meğer bir adamın eline mikrofon alıp insanları güldürmesiymiş.

Bunu da “Deniz Göktaş” sayesinde öğrendik.

Eskiden komedyenler sahneye çıkar, insanlar güler, sonra evlerine dönerdi.

Şimdi komedyen sahneye çıkıyor ama izleyiciler, muktedire yapılan bir espriye kahkaha atacağı tutarsa ve bu da tespit edilirse diye önce ne olur ne olmaz diyerek avukatlarının telefon numarasını kontrol ediyor.

Eskiden stand-up gösterisinin sonunda seyirci alkışlardı.

Şimdi gösterinin sonunda savcılık dosya açıyor.

Sanatın devlet tarafından bu kadar yakından takip edilmesi, doğrusu takdire şayan.

Eskiden "Bir gösteriyi kaç kişi izledi?" diye sorulurdu.

Şimdi daha önemli bir soru var:

"Kaç CİMER başvurusu geldi?"

Demokrasi de teknolojiyle birlikte gelişiyor işte.

Artık eleştirinin ölçü birimi alkış değil, ihbar sayısı.

Eskiden insanlar espriyi beğenmezse salondan çıkardı.

Şimdi beğenmeyen salondan çıkmıyor, doğrudan sisteme giriyor.

Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması üzerine memlekette iki farklı tepki oluştu.

Bir kesim, "Bu kadar da olmaz." dedi.

Diğer kesim ise "Olur, olur hatta daha fazlası da olur." dedi.

Asıl komik olan ise iki grubun tartışmasındaki ironi değil, bir stand-up gösterisinin, bazı resmî açıklamalardan daha fazla izlenmiş olması.

Çünkü mizahın kötü bir huyu vardır.

İnsanları aynı anda güldürdüğü gibi aynı anda düşündürür, işte asıl tehlike budur, düşünmenin bulaşıcı olabileceği ihtimali...

Bu yüzden artık mizah da stratejik sektör sayılmalı.

Bu nedenle yakında komedyen sahneye çıkmadan önce şu belgeler istenebilir;

"Espri Uygunluk Belgesi."

"İroni Taşıma Lisansı."

"Kinaye Kullanım İzin Formu."

Ve tabii ki "Ani Kahkaha Oluşturmaz Raporu."

Çünkü kontrol edilemeyen tek şey kahkahadır.

Dünyanın her yerinde otoriter iktidarlar korkuyu yönetebilir, öfkeyi yönlendirebilir, seçimi tartıştırabilir, rakamları yorumlatabilir ama bir salonda aynı anda patlayan kahkahayı durduramaz.

Kahkaha garip bir şeydir.

Bir kez yükseldi mi, insanlar birbirlerine bakar.

Sonra yalnız olmadıklarını fark ederler.

“Belki de iktidarların en çok çekindiği ses slogan değildir.

Birbirini tanımayan insanların aynı anda aynı şeye gülmesidir.”

Çünkü ortak kahkaha, ortak aklın kuzenidir.

Deniz Göktaş, cumhurbaşkanına hakaret ve kutsal değerleri aşağılama gerekçesiyle tutuklandı. Ancak sorun hukuk içinde sonuçlanacaktır ama bu olay, daha büyük bir soruyu ortada bırakıyor:

“Bir ülkede komedyenlerin anlattığı fıkralar mı daha tehlikelidir, yoksa vatandaşların fıkra anlatırken önce etrafına bakma alışkanlığı mı?”

İşte cevabı en zor soru budur.

Çünkü mizahın gerçek düşmanı öfkeli insanlar değildir.

Öfkeli insanı susturabilirsiniz.

“Mizahın gerçek düşmanı, herkesin aynı anda susmayı öğrenmesidir.

O gün geldiğinde artık komedyenlere de ihtiyaç kalmaz.”

Zaten bütün ülke, farkında olmadan, tek kişilik bir stand-up gösterisinin dekoruna dönüşmüştür.