Antalya Haberleri

'Kent Araştırmaları Merkezi’ne dokunmayın’

Antalya’da farklı meslek gruplarından bir araya gelen kent sakinleri, Karaalioğlu Parkı’nda bulunan Kent Araştırmaları Merkezi’nin taşınmasına yönelik girişimlere tepki gösterdi.

Abone Ol

Arkeolog, avukat, gazeteci, mimar, mühendis ve peyzaj mimarlarından oluşan grup, merkezin mevcut yerinden taşınmasının Antalya Kent Müzesi projesine zarar vereceğini belirterek kararın gözden geçirilmesini istedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne Tarihi Kentler Birliği’nin 2019 yılı proje ödülünü kazandıran Kent Araştırmaları Merkezi’nin, 2022 yılında yerleştiği İpekböcekçiliği Mektebi binasından alınarak Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi’nin bodrum katına taşınmasının planlandığı belirtilirken, kent sakinleri bu durumun telafisi zor sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Dr. Hasan Üstün’ün davetiyle bir araya gelen grup, Antalya Kent Müzesi proje alanı olan Karaalioğlu Parkı ve çevresinde inceleme gezisi gerçekleştirdi. Program kapsamında ilk olarak Antalya Halkevi binasında bulunan Kent Tarihi Sergisi gezildi. Sergide Antalya’nın kuruluşundan günümüze kadar uzanan kronolojik tarihine ait belgeler ile geçmiş dönem belediye başkanlarının biyografileri incelendi.

Basın tarihi arşivi dikkat çekti

Kent Tarihi Sergisi’nde ayrıca Antalya’da 1950 yılı öncesinde yayımlanan gazete ve dergilerin koleksiyonlarından örnekler de yer aldı. Dr. Hasan Üstün, Kent Araştırmaları Merkezi arşivinde bulunan bu koleksiyonların basın tarihi araştırmaları açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak arşivin araştırmacılara açık tutulması gerektiğini ifade etti. Üstün, editörlüğünü yaptığı 400 sayfalık “Antalya Basın Tarihi” kitabının önemli bir bölümünün de bu arşivden yararlanılarak hazırlandığını belirtti. Sergide, Antalya Matbaası çalışanları Murat Geylani ve Mehmet Geylani’nin fotoğraflarının yer aldığı büyük boyutlu görseller de ziyaretçilerin ilgisini çekti. Halkevi girişindeki Haşim İşcan büstü önünde konuşan Akdeniz Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Selçuk Sayan, Karaalioğlu Parkı’nın Antalya’nın erken Cumhuriyet dönemine ait simgesel alanlarından biri olduğunu söyledi. Sayan, parkın 1940’lı yılların başında Halkevi bahçesi olarak yaklaşık 70 bin dönüm alanda planlandığını, ilk adının ise “İnönü Parkı” olduğunu hatırlattı. Parkın bugünkü adını 1950’li yıllarda aldığı ifade edildi. İnceleme gezisi kapsamında Karaalioğlu Parkı’nın güney kıyısında bulunan Bülent Ecevit Kültür Merkezi de ziyaret edildi. Kent Müzesi projesinde “Aile ve Evlilik ile Antalya’da Mutfak Kültürü” birimi olarak planlanan yapının daha sonra özel bir işletmeye kiralanmasına dikkat çekildi. Geziye katılanlar, bölgede geçmişte yaşanan anılarını paylaşarak alanın kamusal niteliğinin korunması gerektiğini dile getirdi.


‘Kent müzesi Antalya’yı özletir’

Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gökhan Tiryaki ise Kent Araştırmaları Merkezi’nin çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Merkezin bulunduğu yapının erken Cumhuriyet döneminde İpekböcekçiliği Mektebi olarak kullanıldığını belirten Tiryaki, Antalya’da sericilik faaliyetlerinin tarihine dair önemli belgelerin bu süreçte ortaya çıkarıldığını söyledi. Kent müzelerinin yalnızca eser sergilenen alanlar olmadığını vurgulayan Tiryaki, “Kent müzesi, arkeoloji müzeleri gibi büyük eserlerin olduğu bir yer değildir. Burası birbirimize hikâyelerimizi anlattığımız, kent belleğini yaşattığımız bir mekândır. Başka bir kente gittiğimizde Antalya’yı özleten yer de işte bu müzelerdir” dedi. Kent Araştırmaları Merkezi’nin Karaalioğlu Parkı’ndan taşınmasının yalnızca mekânsal bir değişiklik olmayacağını ifade eden Tiryaki, bu kararın parkın Kent Müzesi yerleşkesi olarak belirlenen işlevini de riske atabileceğini söyledi.