Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan Idyros Antik Kenti’nin bitişiğindeki otel projesi tartışmalarında kritik bir gelişme yaşandı. Antalya Kent Konseyi Kültürel Miras Grubu tarafından hazırlanan yeni raporda, otel yapılmak istenen alandaki sondaj kazılarında ulaşılan tarihi buluntular ilk kez tüm detaylarıyla kamuoyuna açıklandı. ‘Idyros Antik Kenti’ne Dokunma Hareketi’ tarafından basına duyurulan raporda, müze müdürlüğü tarafından yürütülen sondaj çalışmalarında otel sahası içerisinde hamam, mezar ve üretim alanlarına dair çok sayıda kültür varlığına rastlandığı vurgulandı. Antalya Müze Müdürlüğü’nün otel projesi alanında yaptığı sondaj kazılarının sonuçlarına yer verilen raporda, alanın Idyros’tan bağımsız olmadığına dikkat çekildi. Rapora göre, otel yapılması planlanan parselde şu tarihi kalıntılar tespit edildi: “Hypocaust Sistemli Hamam Bölümü; antik döneme ait tabandan ısıtmalı hamam yapısı. Altyapı ve depolama kalıntıları; Künk hattı (su kanalları) ve erzak depolamada kullanılan dev pithoslar. Mezar yapıları, işlikler (üretim alanları) ve belirgin duvar kalıntıları. Çok sayıda antik döneme ait taşınır kültür varlığı.”
Gözler mahkemede
Gelişmelerin kritik bir aşamada olduğunu belirten Idyros Antik Kenti’ne Dokunma Hareketi, bölgedeki imar ve SİT derecesi değişikliklerine karşı açılan davalarda bilirkişi keşiflerinin tamamlandığını duyurdu. Şu anda mahkemenin nihai kararı ve bilirkişi raporları bekleniyor. Raporda, ortaya çıkan son veriler ışığında bölgenin geleceğine dair iki farklı yol olduğu ifade ediliyor. Kalıntıların küçük koruma adacıkları halinde etrafının çevrilerek aradaki alanlara otel inşa edilmesi. Bu senaryoda antik kentin bütünlüğünü kaybedeceği ve yapının adeta otelin bir peyzaj ögesine dönüştürüleceği savunuluyor. Alanın bir bütün olarak 1. derece arkeolojik SİT alanı ilan edilmesi. Bu karar alındığı takdirde Kemer’in, Phaselis ölçeğinde yeni ve muazzam bir antik kente kavuşacağı; Ayışığı Sahili’nin ise özel bir işletmenin değil, halkın kullanımında kalacağı belirtiliyor. Yapılan açıklamada, “Bu süreç yalnızca bir otel projesi meselesi değildir; Kemer’in en değerli kıyı alanlarından birinde, ortaya çıkan yeni arkeolojik veriler karşısında nasıl bir koruma anlayışının benimseneceği meselesidir” ifadelerine yer verilerek yargı sürecinin takipçisi olunacağı vurgulandı.