Kim kazanıyor.. Kim kaybediyor.. İzleyin..

Abone Ol

Büyükşehir Başkanı’nın bu kente yapmadığı veya yanlış yaptığı hizmetlerle ilgili ne zaman eleştirsek, neredeyse bir “küfür” yemediğimiz kalıyor..
Bilgisizler..
Bilgilenmeye de çalışmıyorlar..
Yaptıkları tek şey, Akaydın’ı eleştirenleri “susturmaya” çalışmak..

Bu gruptan bir çok kişi, Bizim Antalya Gazetesi’nin Menderes Türel’le ilgili yolsuzluk(!) yayınlarının, Akaydın’ın bir “karalama kampanyası” olduğunu bile bile, bana “hadi bu konuda bir şeyler yaz da görelim” diye mesajlar yolladılar..
Anlatıyorum..
Varan-1-2-3’lerle yapılan saldırıların asıl amacı, Menderes Türel’in adaylığını önleyebilmek..
Akaydın, Türel gibi büyük bir rakiple boğuşmak istemiyor..
Gazetenin esas sahibi de, Türel seçilirse Vakıf’taki bir saniye bile kalamıyacağını biliyor..
İki haftadır, bu konuda “bir şeyler” yazdım, “gerçekleri” ve dönen dolaplarla dolap çevirenleri anlattım..
“Tatmin olmalarını” beklemiyorum..
Çünkü, Akaydın –sağladığı çıkarlarla- gözlerini öylesine kör ve kulaklarını öylesine sağır etmiş ki..
Görmezden gelmek ve duymamak zorundalar..
Akaydın’ın ne kadar kindar, insana değer vermeyen biri olduğunu ve kendilerini anında sileceğini çok iyi biliyorlar..
Bu nedenle de “bilgilenmek” işlerine gelmiyor.
Ve sadece Akaydın’ı eleştirenleri “susturmaya” çalışıyorlar..
“Gerçekleri” değiştirebilecekleri yanılgısı içinde olduklarını fark etmek bile istemiyorlar..
Zavallılar..

Şunu bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum..
“Gazetecilik” çok hassas bir meslektir..
Yazdıklarınızı silme şansınız hiç yok..
Yazdıktan sonra “özür” dileseniz bile, izleri öylesine derin bir şekilde kalıyor ki, yok edemiyorsunuz..
Yani, asla “hata” kabul etmeyen bir iş..
Bu nedenle..
Bu mesleğin içine giren veya bu mesleğin içinde kalmak isteyen herkes, yaptığı habere-yazdığı yazıya-ağzından çıkan lafa-ilişkilerine çok dikkat etmek zorundadır..
Yoksa, “tepetaklak” geliverirler..
Yazdıklarını yuttururlar, tükürdüklerini de yalatırlar insana..
Bu arada..
Gazetecileri kullanmak isteyenler de “layıklarını bulurlar” sonunda..

Şu son birkaç hafta, “karalama kampanyaları” ve asılsız “yolsuzluk iddiaları” ile Antalya gereksiz yere epeyce meşgul edildi..
Kim kazanıyor?
Menderes Türel..
(Çünkü.. Türk halkı koyun gibi görünür, ama değildir.. Bir yazılanlara bakar, bir söylenenlere.. Bir de söyleyenlere bakar.. İzler, dinler, anlamaya çalışır, anladığı ölçüde de kararını verir..)
Peki, kim kaybediyor?
Varan 1-2-3’lerin fiyaskosu ile ortaya çıkan “gerçek”lerden sonra, bunun takdirini de size bırakıyorum..

Bundan sonra..
CHP İl Başkanı Devrim Kök’ü..
Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın’ı..
Hatta..
Bizim Antalya Gazetesi’ne “destek vermek için” Akaydın ve Kök’le oraya giden CHP’lileri..
Konuştuklarını dinlerken, izlerken dikkat edin..
Sözlerine bakın önce “söz” mü diye..
Sonra neye isterseniz, ona inanın..

Vesselam..