KİRLETİLMİŞ SİYASET ARINMALI…

Abone Ol

CHP’nin 38. Kurultayı ve sonrasındaki tüm tasarrufları yargının “mutlak butlan” kararı ile yok sayıldı.

Ve sonrasında kıyamet koptu.

Sadece CHP’nin mevcut kadrosu değil, muhalefetteki irili ufaklı partiler bu kararın “siyasi ve demokrasiye darbe olduğunu” belirterek Özgür Özel’e destek verdiler ve hatta adresini bile bilmedikleri CHP Genel Merkezine giderek fiili desteklerini belirttiler…

Tarihimizde bir ilk olan, çok farklı çapraşık ilişkileri içinde barındıran ve açıklaması oldukça zor bir “siyasi paradoks dönemi” yaşanıyor…

Mahkeme kararında ne diyor?

“Ey CHP’nin yöneticileri, siz kazandığınızı ilan ettiğiniz kurultayda delegelere oyları karşılığında para dağıttınız, belediyelerinizde hak etmedikleri şekilde yakınlarını işe aldınız ve böylece özgür iradeyi satın alarak kazanmış gibi oldunuz…”

Yani, diyor ki; siz daha başlangıçta (ortaya konan belgelerle sabitlenmiş şekilde) siyaseti kirlettiniz…

İşte muhalefet partilerinin paradoksu da tam burada…

“Mahkemenin kararını -haklı olarak- siyasi diye niteleyip karşı çıkarken, etik ve hukuk dışı kirli siyasetle kazanılan kurultayı destekliyorsunuz…”

Şimdi bu muhalefet partilerine bir sorum var:

“Sizler kirletilmiş siyasetten yana mısınız, değil misiniz?”

Yarın seçim sathı mahalline girildiğinde seçmenleriniz sizlere “yahu kurultayını kirli siyasetle kazanan ve sonrasında yönetimlerinde olan belediyelerdeki kirlenme bir yana ahlaksızlığın, sefaletin, rezilliklerin en alasını yaptıkları ortaya saçılıp dökülen yöneticileri nasıl desteklediniz” diye sorduklarında ne cevap vereceğinizi gerçekten merak ediyorum…

“Bu muhalefet partileri (DEM, İYİ Parti, Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi, TİP vs..) AK Parti karşıtlığı algısını geliştirmek için kirletilmiş siyaseti desteklediklerinin farkında bile değiller…”

Demokrasi halkın iradesidir diye tanımlıyorsunuz ya aslında demokrasi bunun daha da ötesinde “temel hakların ve özgürlüklerin manzumesidir.”

Hak ve özgürlüklerin, kamu kaynaklarının eşit ve adaletli dağılımının önündeki en büyük engel “siyaseti kirletmektir…”

Siyasetin en acımasız şekilde kirletildiği yerde demokrasiden söz edilemez…

İşte mahkemenin kirlenmiş siyasetçileri durduran bu kararı, aslında sadece CHP ile sınırlı değildir bana göre…

Ülkeyi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm siyasi partilere yönelik bir karardır…

Çünkü kirletilmiş bir siyaset her türlü kötülüğün anasıdır…

“Ülkenin iktidarı ve muhalefeti kirletilmiş bir siyasetle yoğrulmuşsa o ülkede uyuşturucu kaçakçılığı, muhabbet tellallığı, yasa dışı bahisler, kara para, yasadışı kumar, pedofili, insan kaçakçılığı, rüşvet, soygun, haram para kazanma, mafya ve çeteler kol gezer, milletvekilliği ve belediye başkanlıkları parayla satılan metaya dönüşür…”

Şimdi bu yazım üzerine bazı CHP’liler çıkıp bana “öyle diyorsun ama AK Parti iktidarı zaten kirli bir iktidardır, niye onun kirlenmesini yazmıyorsun da CHP’yi diline dolamışsın” diyecektir.

Bunlar cevabım tektir; “Madem AK Parti iktidarı kirli niye onlara benzemeye çalışıyorsunuz