Kök ve Erkan’a tepki sürüyor..

Abone Ol

Çevremde daha çok CHP’li var..

Sık sık “siyasi tartışmalar” yapıyoruz..
Özellikle “Muratpaşa aday süreci” sonrasında bana sordukları (daha doğrusu söylemeye çalıştıkları) şey, İl başkanı Devrim Kök ile Muratpaşa İlçe Başkanı Ercan Erkan’ın durumu..
Kök’e ve Erkan’a o kadar çok tepkililer ki..
“Bunlar da hiç yüz yok, hala partililerin arasına nasıl girebiliyorlar” diyorlar..
Bunu söylemelerinin nedenini herhalde biliyorsunuz..
“Yerel seçimlerde adayların mutlaka önseçimle belirleneceğini, bu konuda asla taviz vermeyeceklerini, eğer önseçim olmazsa istifa edeceklerini” söylemişlerdi..
Bırakın önseçimi, CHP “temayül yoklaması” bile yapmadı..
Başkan adaylarını da, meclis üyesi adaylarını da “genel merkez” belirledi..
Bu arada, Süleyman Evcilmen gibi 15 yıldır başkanlık yapan birini “Akaydın’ın isteğiyle” ekarte etti, CHP’ye rakip hale getirdi..
Bununla da kalmadı..
Muratpaşa’nın başkan adayı belirlenirken “tabanın sesine” bile kimse kulak vermedi..
Ve doğal olarak gözler Devrim Kök ile Ercan Erkan’a çevrildi..
“Önseçim olmazsa istifa edecektiniz, direnmediniz bile.. Bir de utanmadan hala kendinizi CHP’lilerin yöneticisi zannediyor ve ortada dolaşıyorsunuz.. Hiç mi yüz yok siz de” diye tepki gösteriyorlar..
Ve sanırım Kök ile Erkan böylesine büyük tepki aldıklarını gayet iyi biliyorlar..
Ama..
Tabanın sesine burada da kulak vermiyorlar..
“Siz istediğinizi söyleyin, bu koltuklar çok güzel, birileri bize ‘gidin’ diyinceye kadar oturacağız” tavrı sergiliyorlar..
Bu tutumları, tepkileri daha da arttırıyor..

Aldıkları ve bunun farkında oldukları bu tepkilere rağmen, “niye hala istifa etmediklerini” merak eden çok sayıda CHP’li var..
“Bir seçim arifesinde bu istifalar partinin aleyhine olur” gibi gayet akılcı bir gerekçe gösterdikleri belirtiliyor..
Ama..
Şu anda “partiyi düşünüyorlar” gibi akılcı gerekçelerin ardına sığınırken, CHP tabanının “önseçim talebi” gibi gayet demokratik olan isteklerini yerine getirmemeleri, o akılcı gerekçelerin geçersiz kılıyor maalesef..
Partisine zarar vermek istemeyen bir yönetici, önce tabanın sesine kulak vermesi gerektiğini bilir..
Zaten öncelikli görevi de “tabanla genel merkez arasında köprü olmak”tır..
Devrim Kök ile Ercan Erkan işte bunu yapmamışlardır..
Ve –bence- istifa etmemelerinin nedeni de, “milletvekilliği hayalleri ve hesapları”dır..

Bana sürekli Kök ve Erkan’ı soran, tepkilerini dile getiren CHP’liler sanırım bunu da anlamıştır..
Onları orada hala tutan partiye ve sözünü tutmayan il ve ilçe başkanına karşı CHP’lilerin nasıl bir tavır alması gerektiğini de artık kendilerine bırakıyorum..

Bir konu daha var..
Bunu da Antalya ve Muratpaşa CHP yöneticilerine, özellikle de Ümit Uysal’a iletmek istiyorum..
Lara’da, Muratpaşa Belediyesi’ne çok yakın bir yerde oturuyorum..
Hemen karşımda da CHP’nin küçük bir “Seçim Ofisi” var..
“Muratpaşa CHP adayı tartışmaları” yaşanmadan önce o büroda Mustafa Akaydın ve Süleyman Evcilmen dahil, CHP’nin il ve ilçe yöneticileri toplanır, birkaç vatandaşı da karşılarına alır “aslanlar gibi” kükrerlerdi..
Şimdi o büroda sabahtan akşama kadar (sanki genel seçimler yapılacakmış gibi) Zülfü Livaneli’nin “Kılıçdaroğlu” şarkısı çalınıyor..
Sesi alabildiğine açılmış, “gürültü kirliliğinden başka bir işe yapmayan” hoparlörün cızırtılı sesi çevre sakinlerini çileden çıkartıyor..
Tabanın sesine kulak vermeyenler, bir-iki sokak halkının rahatsızlığına kulak verir mi bilmiyorum..
Ama..
Ne yapmaları gerektiğini de ben söylemeyeyim isterseniz..