Kültür- Sanat

Konyaaltı Cemevi’nden vefa ve direniş mesajı: ‘Katliam meşrulaştırılamaz’

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi, halk ozanı Davut Sulari’yı aramızdan ayrılışının 41. yılında anlamlı bir konserle andı. Korkmaz Tedik Konferans Salonu’nu hıncahınç dolduran vatandaş, usta ozanın deyişleriyle hem hüzünlendi hem de toplumsal dayanışma mesajı verdi.

Abone Ol

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi, halk ozanı Davut Sulari’yı aramızdan ayrılışının 41. yılında anlamlı bir konserle andı. Şefliğini Serdar Baysal’ın yaptığı sunumunu Fatma Güngör’ün yaptığı Antalya Konyaaltı Cemevi’nde düzenlenen Davut Sulari’yı anma gecesine, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı verilen sert tepki damga vurdu. Cemevi Başkanı Tahsin Akpınar, "Aleviler ölüyor diye konuşuyorsunuz" diyen zihniyeti kınayarak, "Katliamın kime yapıldığına bakmadan karşı çıkmak insanlık borcumuzdur" dedi.

‘Mazlumların yanındayız’

Gecenin en dikkat çekici anları, Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Başkanı Tahsin Akpınar’ın açılış konuşması oldu. Akpınar, meclis çatısı altında sarf edilen ve Suriye’deki Alevi katliamlarını normalleştiren söylemlere ateş püskürdü. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta’nın açıklamalarına atıfta bulunan Akpınar, “Milletvekillerine, ‘Suriye’de bugün Aleviler ölüyor diye konuşuyorsunuz’ demek, bu katliamları meşrulaştıran bir zihniyettir. Bizler Filistin’den Suriye’ye, inancı ne olursa olsun tüm mazlumların yanındayız. İŞİD zulmüne de, başka ülkelerin iradesine yapılan müdahalelere de karşıyız” dedi. Halk ozanı Davut Sulari’nin at sırtında köy köy gezerek inancı ve kültürü yaydığını hatırlatan Akpınar, ozana olan minnetlerini dile getirdi. Sunuculuğunu Fatma Güngör’ün üstlendiği gecede, Sulari’nın hayatını anlatan duygu yüklü bir slayt gösterimi sunuldu.

Kadınların sesiyle deyişler

Anma etkinliğinin müzik bölümünde ise koro şefliğini Serdar Baysal’ın yaptığı, büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan Konyaaltı Cemevi Müzik Topluluğu sahne aldı. Davut Sulari’nin dillerden düşmeyen deyişlerini seslendiren koroya, salonu tamamen dolduran dinleyiciler hep bir ağızdan eşlik etti. Katılımın yoğunluğu nedeniyle birçok vatandaşın ayakta takip ettiği konser, hem kültürel bir hafıza tazeleme hem de barış ve kardeşlik talebinin haykırıldığı bir platforma dönüştü.