Kriz anında risk yönetimi

Abone Ol

 

Merhabalar saygıdeğer okuyucular. Geçtiğimiz hafta hızlı bir giriş yaparak bizlere ayırmış oldukları bu sayfayı beğenilerinize sunduk.

Ancak tarafınıza bir an evvel ulaşma hevesi bana kendimi sizlere tanıtmayı unutturdu.

Ben 1980 yılında öğretmen bir baba ve Milli Eğitim Müdürlüğü memuru bir annenin çocuğu olarak Antalya’da doğdum. Ortaöğrenimimi Antalya Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Akademisi İşletme Fakültesi’ni bitirdim.

10 yıl 5 ayrı bankada bankacılık yaptıktan sonra şube müdürlüğünden ayrılarak ticarete atıldım. Yaklaşık bir yıldır da ticaretle uğraşıyorum.

Bankacılıkta, büyüme ve gelişme eğiliminin yaşandığı günlerde sık kullanılan karlılık, hacim, etkinlik, verimlilik, aktif büyüklük gibi kelimeler kriz anında yerini hiçte tanıdık olmayan “NPL” isimli bir sözcüğe bırakır.

Söz konusu sözcük dilimize aslen donuklaşmış/donuk kredi olarak çevrilmesi gereken ama literatürde yasal takip oranı anlamına gelen “non performing loans” kelime bütünün Türkçeye çevrilmiş halidir.

Eğer kullandırmış olan tüm krediler içerisinde NPL payınız düşükse kriz anında başarılı bir yönetim göstermiş sayılırsınız.

Söz konusu NPL oranını düşük tutmanın ise iki yöntemi vardır.

1.Mümkün olduğunca seçici davranıp az kredi vermek.

2.Mümkün olduğunca çok pazarlama faaliyeti yürütüp kredi hacmini arttırarak batak payının toplam krediler içinde düşük oranda kalmasını sağlamak.

Ben bankacılık yaptığım günlerde her zaman 2. seçeneği yeğledim.

Bu tavır çalıştığım ortamda psikolojik olumsuzluk etkilerinin azalmasını, karlılığın devamını ve de kriz bittiğinde yarışta geride kalmanın engellemesini sağlamıştır.

Şahıs olarak benim tavsiyem reel sektörde yer alan işletmelerin de içinde bulunduğumuz bu belirsizlik ortamında batak korkusu yaşayıp kabuklarına çekilmeleri yerine pazarlama faaliyetlerine ağırlık vermeleri yönündedir.

Piyasa araştırmasına ağırlık vererek, pazarlamaya maksimum mesai harcayarak ve farklı bölgelere yönelerek (kur riskini bertaraf etmek için özellikle ihracat) ayrıca da temkinli analizlerle yeni pazarlama alanları yaratmak bütün içerisinde batak oranının düşük kalmasını, döngünün devamını ve risk dağılımının eşit yapılmasını sağlayacaktır.

İşin sosyal ve manevi boyutuna baktığımızda ise sadece işçi çıkarmak zorunda kalmamak adına bile denenmesi gereken yol budur.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.