TÜRK-İŞ'in Mayıs 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması, çalışanların ve emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 35 bin 174 liraya yükselirken, gıda ile birlikte barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 liraya ulaştı. TÜRK-İŞ Antalya İl Başkanı Yol- İş Sendikası 1 No’lu Şube Başkanı Cemil Ünal, "Asgari ücret açlık sınırının altında kaldı, çalışanlar artık temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bile borçlanmak zorunda" diyerek acil iyileştirme çağrısında bulundu.
'Açlık sınırının altında kaldı'
TÜRK-İŞ Antalya İl Başkanı ve Yol-İş Sendikası 1 No'lu Antalya Şube Başkanı Cemil Ünal, açıklanan rakamların çalışanların yaşadığı geçim sıkıntısını net şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Ünal, açıklanan verilerin milyonlarca çalışanın gelirinin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu gösterdiğini belirterek, "Bugün dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafı 35 bin lirayı aşmış durumda. Açlık sınırı olarak ifade edilen bu rakam, birçok çalışanın ve emeklinin toplam gelirinden daha yüksek seviyeye ulaşmıştır. Asgari ücretli vatandaşlarımız bırakın insanca yaşamayı, sağlıklı beslenme maliyetini bile karşılamakta zorlanmaktadır" dedi.
'Pahalılık her geçen gün artıyor'
Son dönemde temel tüketim ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarının aile bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Ünal, özellikle gıda, kira, enerji ve ulaşım harcamalarının çalışanların gelirlerinin büyük bölümünü tükettiğini söyledi. Ünal, "Mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,70 olarak gerçekleşirken son on iki aylık artış yüzde 40'ın üzerine çıkmıştır. Markete giden vatandaşımız her hafta yeni fiyatlarla karşılaşıyor. Maaşlar daha ele geçmeden büyük ölçüde eriyor. Çalışanlarımızın alım gücü her geçen gün biraz daha düşüyor" diye konuştu. Gelir dağılımındaki bozulmanın toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkilediğini belirten Cemil Ünal, ücret artışlarının yalnızca gerçekleşen enflasyon rakamları dikkate alınarak belirlenmesinin yeterli olmadığını kaydetti. Ünal, "Çalışanların ve emeklilerin satın alma gücünü koruyacak kalıcı adımlar atılmalıdır. Ücret belirlemelerinde yalnızca enflasyon değil, refah payı da dikkate alınmalıdır. İnsanlarımızın insanca yaşayabileceği gelir seviyesine ulaşması sosyal devlet anlayışının gereğidir" ifadelerini kullandı.
'Yoksulluk sınırı alarm veriyor'
Yoksulluk sınırının 114 bin lirayı aşmasının Türkiye'de yaşayan milyonlarca ailenin ekonomik olarak ne kadar zor şartlarda hayatını sürdürdüğünü gösterdiğini vurgulayan Ünal, "Bugün birçok hanede birden fazla kişi çalışmasına rağmen yoksulluk sınırına ulaşmak mümkün olmuyor. Vatandaşlarımız temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir" dedi. TÜRK-İŞ'in her ay düzenli olarak açıkladığı araştırmanın çalışanların gerçek yaşam koşullarını ortaya koyduğunu belirten Ünal, yetkililere çağrıda bulunarak, "Üretimin yükünü omuzlayan işçilerimizin, memurlarımızın ve emeklilerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar görmezden gelinmemelidir. Çalışanların alın terinin karşılığını alabilmesi için ücretlerde iyileştirmeler yapılmalı, vergide adalet sağlanmalı ve hayat pahalılığıyla etkin mücadele edilmelidir. Sosyal barışın korunması ve çalışma hayatının sürdürülebilirliği için emekçilerin taleplerine kulak verilmesi büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. TÜRK-İŞ'in Mayıs 2026 verilerine göre mutfak harcamalarındaki artış yılın ilk beş ayında yaklaşık 3 bin 950 liraya ulaşırken, çalışanların geçim mücadelesi her geçen gün daha da ağırlaşıyor.