Bizim çocuklar bambaşka






A Milli futbol takımı Dünya Kupası elemelerinde bambaşka performans sergiliyor. Bizim çocuklar pandemide seviye atlamış, kuşkusuz çok daha önemli başarıları da kovalamaya devam edecekler. Önce dünya futbol ekollerinden Hollanda, sonra dünyaca ünlü hücum silahlarını barındıran Norveç’i sahadan silen milli takım harikalar yaratıyor. Seyircisiz maçlarda üstün performansları hep birlikte ekran başından takip ediyoruz.
Milli takımlarda yaşanan pozitif gelişim sürecinin kulüpler bazında artık Avrupa başarılarını da tetiklemesi gerekiyor. Bu çocuklar ülkemizin başarılı kulüplerinde oynayarak daha çok marka değerini artırabilirdi ama maalesef kulüplerimizin eksikliğini peşi sıra başarılı süreçlerine tanık olmadık. Dolayısıyla yetişen oyuncuların uluslararası performans sergileme alanı sadece milli takımlardan ibaret olmamalı.
Milli takım teknik direktörü yetişen oyunculardan kaptan Burak öncülüğünde çok efektif bir ekip oluşturdu. Savunmada dünya yıldızı oyuncuların uyumu arttıkça artık futbol kamuoyunda Türk savunma sistemi daha çok literatüre girecektir. Evvelinde ise atılan gollerin kalitesinde bile takım olarak ön plana çıkmaya başlandı. Burada kulüp başarısından ziyade oyuncuların bireysel performanslarıyla uluslararası kulüplerde deneyim kazanmasının çok büyük rolü var. Çünkü A Milli takımlar ilk on birine göz atıldığında ligimizde yer alan oyuncu sayısı 2-3 kişiyi geçmiyor.
Bizim çocukların hep bir arada oynaması takımın seviyesini ve başarı grafiğini üst seviyelere taşıyacaktır. Her maçta takım olarak daha farklı oynayan, üstüne koyan oyuncular mevcut. Mesela Ozan, Burak, Hakan, Yusuf hücumda oldukça iyi işler çıkarıyor. Daha çok başarılı olacaklarından şüphem yok.
Daha önce böyle bir milli ara rallisine kimse tanık olmamış olabilir. Keza peşi sıra bol gollü galibiyetler geliyor. Milli takımlar düzeyinde beklenen patlamayı gerçekleştirip bunu uluslararası organizasyonlarda kupayla taçlandırmayı iple çekeceğiz.
Başarılar Türkiye’m, yolunuz açık olsun bizim çocuklar…