Kepez Çelebi Sultan Mehmet Camii’nde sabah namazının ardından yapılan basın açıklamasında konuşan İHH Antalya Şube üyesi Talha Şefik Şimşek, Mavi Marmara gemisinin 13 yıl önce 'Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük' sloganıyla yola çıktığın belirterek, “2010 yılında insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine, uluslararası sularda yaptıkları hukuksuz saldırı ile 9 vatandaşımız şehit edilmiş, 1 kişi 4 yıl boyunca komada kaldıktan sonra şehit olmuştur. 56 insani yardım gönüllüsü de, ağır bir şekilde yaralanmıştır. Bu saldırı sonrasında yaşanan süreçte Mavi Marmara Derneği olarak tam 13 yıldır süren hukuk mücadelesine başladık. Ailelerimiz ve arkadaşlarımız adına, ulusal ve uluslararası mecralarda yaptığımız kişisel başvurulara, gayri hukuki şekilde engel olunmaya çalışıldı” dedi.
'Onlarca söz verildi'
Bu süreçte İsrail güçlerinin, Türkiye’ye onlarca söz verdiğinin altını çizen Şimşek, “Gazze’de hala devam eden karadan ve denizden ambargonun kaldırılması, Kudüs’te bulunan Müslüman nüfusun taciz edilmesinin durdurulması, İslam dininin kutsal mekanlarından biri olan Mescid-i Aksa’daki saldırıların önlenmesi, Filistinlilere seyahat, din özgürlüğü tanınması gibi yerine getirilmeyen onlarca söz verildi. İsrail verdiği sözleri asla tutmamıştır. İsrail bölgedeki istikrarsızlıktan beslenmektedir. Siyonist inancın temelinde; kendisi dışındaki bütün din, dil ve renklere yaşam hakkı tanımamak yatmaktadır. Kırmızı çizgimiz Kudüs, her gün daha fazla işgal güçlerinin kontrolü altına girmektedir. Filistin’in birçok bölgesinde engellenmeye çalışılan ticari ve insani koridorların sonucu olarak acil ihtiyaç krizi büyümeye devam etmektedir. Gazze’ye atılan kimyasal patlayıcılar sonucu lösemi ve diğer kanser türlerinden ciddi şekilde artış gözlemlenmektedir. Batı Şeria’da, çocuk yaştaki siviller kurşunların hedefi haline gelmekte ve şehit edilmektedir” diye konuştu.
'Kan, gözyaşı ve barut'
Türkiye’nin, tarihi mirası ve kültürü ile dünyanın bütün bölgelerine adalet ve yardım götürdüğünü söyleyen Şimşek, “Devlet geleneği olarak teröristlerle, haydutlarla ve hırsızlarla iş birliği içinde olmamıştır. İsrail’in senelerdir tüm Ortadoğu’da finanse ettiği terörü ve Türkiye Cumhuriyet vatandaşlarını katlederek sergilediği şımarık tutumu görmezden gelerek, siyasi bir yakınlaşmanın daha büyük problemlere yol açacağını biliyoruz. Apartheid rejimi İsrail’in, Türkiye’nin dış politikası için bir tehlike olduğunu iyi biliyoruz. Kendi içinde normalleşmemiş Siyonist bir yapı ile normalleşmenin Türkiye’ye zarar vereceğini iyi biliyoruz. İsrail'in kınamayla bir zarar görmediğini ve zulmüne zulüm ekleyerek işgalini daha da arttırdığını hep beraber görüyoruz. Suçsuz çocuklar öldürülüyor ve Filistin’de kan, gözyaşı ve barut siyaseti güdülüyor. Bu yaşananlara artık dayanamıyor ve görmezden gelemiyoruz. Kudüs ve Gazze için insani bir koridorun açılmasını talep ediyoruz” dedi.