Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, konfederasyonun Ar-Ge birimi KAMUAR aracılığıyla yürüttüğü ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesini esas alan Ocak 2026 araştırmasını kamuoyuyla paylaştı. ‘Türkiye genelindeki zincir marketlerden derlenen veriler, mutfaktaki yangının şiddetini artırdığını ve gıda fiyatlarındaki aralıksız artış trendinin ocak ayı itibarıyla tam 68 aya ulaştığını ortaya koydu’ diyen Acar “Bu tablo, dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılama noktasında giderek daha büyük bir çıkmaza sürüklendiğini gösteriyor. Yıllık gıda enflasyonunun yüzde 48,9’a dayandığı bu dönemde, kamu çalışanlarının yeni yıl zammının yüzde 40’ı, emeklilerin ise maaş artışının yarısından fazlası henüz ilk ayda temel gıda harcamaları karşısında tamamen eridi” dedi.
Alım gücündeki sert düşüş
‘Gıda fiyatları 2026 yılına oldukça hızlı bir artış trendiyle girerken, bu durum doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıdı’ diyen Acar, “Ocak ayında gerçekleşen yüzde 7,2 oranındaki aylık artış, yıl başında yapılan ücret iyileştirmelerini henüz ilk ayda anlamsız hale getirdi. Geçen yılın ocak ayında 1.000 liraya dolabilen bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocakta 1.489 lira ödemek zorunda kaldı. Eylül 2021 döneminden bu yana bakıldığında gıda fiyatlarındaki kümülatif artış yüzde 1.624’ü bulurken, kamu çalışanlarının maaş artışlarının yüzde 1.126 seviyesinde kalması, memurun gıda karşısındaki alım gücünün dört yılda yüzde 29 oranında azaldığını kanıtladı” diye konuştu.
‘Harcama tercihleri değişiyor’
Harcama tercihlerinin değiştiğini hatırlatan Başkan Acar, “TÜİK tarafından açıklanan tüketim istatistikleri, gıda enflasyonunun özellikle dar gelirli kesim üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. En yoksul yüzde 20’lik kesim gelirinin yüzde 30’unu doğrudan gıdaya ayırırken, bu oran en zengin kesimde sadece yüzde 12,8 olarak ölçülüyor. Vatandaşların son yıllarda özellikle kira ve ulaşım gibi kaçınılmaz giderlerdeki aşırı artışları karşılayabilmek için temel gıda tüketiminden taviz verdikleri görülüyor. Bu durum, sabit gelirlilerin masasındaki ekmeğin küçüldüğünü ve gıda enflasyonunun halk için artık temel bir hayat mücadelesine dönüştüğünü gösteriyor” dedi.
Ürün gruplarındaki değişimler
Ocak ayı verilerine göre tüm harcama gruplarında fiyat yükselişleri gözlendiğini dile getiren Acar, “Aylık bazda en sert yükseliş yüzde 24,8 ile sebze fiyatlarında yaşanırken, onu yüzde 15,3 ile bakliyat ve yüzde 9,7 ile meyve fiyatları takip etti. Süt, süt ürünleri ve yumurta grubunda yüzde 6,7 oranında artış kaydedilirken, et ve balık grubu yüzde 5,9 oranında zamlandı. Ekmek, pirinç, un ve bulgur gibi temel karbonhidrat kaynaklarındaki artış ise yüzde 2,2 olarak ölçüldü. Bu veriler, vatandaşın en çok ihtiyaç duyduğu temel besin maddelerine erişimin her geçen ay daha da maliyetli hale geldiğini teyit etti. Son bir yıllık dönem incelendiğinde meyve fiyatlarındaki artış yüzde 85, et ve balık fiyatlarındaki artış yüzde 72,6 ve sebze fiyatlarındaki artış yüzde 65,7 olarak gerçekleşti. Şubat 2025 ve Ocak 2026 dönemini kapsayan son on iki aylık ortalamalara göre ise gıda fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 52,9 oranında zamlandı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, tarım sektöründeki kronik sorunlar ve yanlış ekonomik kararlar neticesinde gıda fiyatlarındaki bu artış eğiliminin önümüzdeki aylarda da etkisini sürdüreceği konusunda yetkilileri ve kamuoyunu uyardı” diyerek konuşmasını tamamladı.