MEVSİMSEL HASTALIKLAR 

Abone Ol

Doğanın değişimi ve yeni mevsimin kapıyı çalması ile birlikte insan vücudu da kendini yeniden ayarlamak zorunda kalır. Bu büyülü dönemler renklerin dans ettiği, havanın tınısını değiştirdiği zamanlardır.   

Her yaprak döküldüğünde, yeni bir başlangıcın habercisi güze göz kırpmak gibidir. Ancak mevsim geçişlerinin ardından sağlık açısından dikkat edilmesi gereken bazı gizli zorluklar yatar.  Bağışıklık sisteminin bir dengeleme oyununa dönüştüğü bu süreçte alerjik reaksiyonlar, uyku düzeninde dalgalanmalar, alerji seviyesinde değişiklikler gibi sürprizlerle karşılaşabiliriz.  Peki vücudumuz bu değişimlere hasıl hazırlanır? Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde hepsinin keyfi ayrı bir güzellikte. Ülkemiz yeryüzünde hem Asyalı hem Avrupalı hem Ortadoğulu hem Akdenizli olan tek ülke olma özelliğine sahip. Dünyadaki ülkelerden hiçbirine benzemeyen bu ayrıcalıklı durumdan faydalanırız bizler de. Yaz bitip güz dönemine girdiğimiz bu günlerde ana geçişlerdeki ani sıcaklık değişikleri zor bir süreç olabiliyor. 

Uzmanların dediklerine göre mevsim geçişlerinde vücut ani hava koşullarına adapte olmaya çalışırken bağışıklık sistemi de zayıflayabilir. Polen artar, uyku düzeninde adaptasyon sorunu olabilir. Ruh halinde dalgalanma görülür. Bu süreç grip, soğuk algınlığı, alerjik semptomlar, duygu değişiklikleri gibi sağlık durumumuzu da tetikleyebilmektedir. Bunun yanında hava koşullarındaki değişikliklerden dolayı da ciltte kuruluk, kızarıklık, egzama gibi sorunlar da tetiklenebilir.  

Alacağımız önlemlere gelince, dengeli beslenmeli ve bol sıvı tüketmeliyiz. Vitaminler ve mineraller açısından zengin besinlere yönelmek bağışıklık sistemimizi destekler. Düzenli egzersiz yapabilmeliyiz. Spora önem vermeliyiz, spor yaparken dışarıda olmak vücudu mevsim koşullarına alıştırmaya da etkili olmaktadır. Uyku düzenine gelince bitkisel çaylardan yararlanılabilir, hafif yiyecekler yemeye özen gösterilmesi gerekmektedir. Sağlıklı beslenmek, C vitamini yüksek meyve ve sebzelerden portakal, mandalina, brokoli gibi zengin yiyecekler tüketmek önerilmektedir ki bunlar Antalya'da bolca bulunmaktadır. Düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendirir. Yürüyüş, yoga, hafif spor aktiviteleri tercih edilebilir. Yeterli sıvı tüketimi, el hijyeni, doğal ilaçlar, bitkisel çaylar, bal, zencefil gibi doğal yiyecekler bağışıklık sistemini destekler. Dinlememizi sağlayan ortamlarda bulunmalıyız. Çevremizde enfeksiyonun yayılmasını önlemek için sosyal temasta sınırlandırmaya yönelmek önemli. Bu, mevsimsel semptomları hafifletmeye yardımcı olur ve hastaysak daha çabuk iyileşmemizi, hastalığı kimseye bulaştırmamamızı sağlar. İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu normal ısı seviyesi 37,5 derecedir. Beynimizin ortasındaki merkezde vücut sıcaklığını ayarlayan ısı düzenleyicileri bulunur.  Ancak ani hava değişikliklerinde bu merkez zorlanabilir.   

Mesela mevsim geçişlerinde en çok kronik hastalıklardan tansiyon, kalp, böbrek hastalıklarına sahip olanlar etkilenir. 

Sonbahar, güz, hazan mevsimi, bağ bozumu... Siz ne derseniz deyin mevsimlerin en hüzünlüsü ve güzelinin ve doğanın cömertliğini bize sunması dileğiyle.