Milletvekili olunca ‘gelişti’ mi..

Abone Ol

Gazeteciliği, hala “konuşturacak olay” olarak görüyor..
“Beşeri unsur” elbette önemli..
Ama..
Gazeteci “sap”la “saman”ı birbirine karıştırmamak gibi bir misyona sahip olmalıdır..

Gitmiş Menderes Türel’e, “Sapan’la helalleşir misin” diye sormuş..
Sonra ayrı soruyu Yıldıray Sapan’a yöneltmiş..
Şimdi, “burada SAP ve SAMAN nedir, hangisidir” diye soracaksınız..
Hemen söyleyeyim..
Yıldıray Sapan kimdir, nedir, bugüne kadar neler yapmış..
Dursun bunu biliyor..
Menderes Türel kimdir, nedir, bugüne kadar neler yapmış..
Dursun bunu da biliyor..
Her ikisi arasındaki “farkı” ise çok daha iyi biliyor..

Öte yandan..
Birinin sürekli “bel altı” siyaset yaptığını, birinin ise sürekli “hizmet”le uğraştığını zaten bütün Antalya biliyor..
Ve..
Özellikle Menderes Türel’in Yıldıray Sapan’ı “muhatap” almayacağını bilenlerin en başında da Dursun geliyor..
Buna rağmen..
Her ikisi de “milletvekili” oldu diye..
Türel’le Sapan’ı “aynı kefeye” koymasını doğrusu çok yadırgadım..
Yani..
Yıldıray Sapan “milletvekili” oldu diye değiştiğini ya da geliştiğini falan mı sanıyor?
Yıldıray Sapan “milletvekili” oldu diye değiştiğini ya da geliştiğini falan mı sanıyor?
Kırk yıllık Kani, olur mu Yani?
Dursun kardeşim, “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diyen atasözümüzü hiç mi aklına getirmiyor acaba?

Bir “SAP” biri “SAMAN”..
Herkes yerini bilecek..
Dursun Gündoğdu..
Bunu çok iyi ayırt etmek ve kamuoyuna da buna göre sunmak zorundadır..


………………….


Yusuf Işık ‘doğru’yu söyleyecek..

Üniversite’deki stadyumla ilgili “iddialar” devam ediyor..
Akaydın, ““O stadın çoğunu ben yaptım” demişti..
Bunun üzerine bir araştırma yaptım..
Ve stadın yapılış hikayesini öğrendim, yazdım..
Önceki günkü bu “Akaydın’ın stad yalanı” başlıklı yazıma bir okuyucum “yorum” yazmış..
Demiş ki:
“Sayın Tongülüs,
Öğren de yaz..
Akaydın yalan söylüyor, bu doğru..
Ama diğer söylediklerin de doğru değil..
Biliyorsun, gerçeği kolay öğrenirsin..
Tabii istersen..”
Yusuf Işık

Evet sevgili Yusuf Işık..
(Yorumu yazanın gerçek adı bu mudur, emin değilim..)
“Doğru”yu ve “gerçeği” gerçekten öğrenmek istiyorum..
Sana göre..
Akaydın yalan söylüyorsa..
Benim yazdıklarım da doğru değil ise..
Demek ki.
Sen “gerçeği” biliyorsun..
O halde..
Bildiğin gerçeği bize ulaştır..
Ben de buradan bütün Antalya halkına aktarayım..
Ama, dikkat..
“Gerçek” olduğunu bilgi ve belgelerle ortaya koyman gerekiyor..

Dikkat edilirse ben tarih ve isim yazdım..
İsteyene (proje sahibi ile yapılan görüşme, Devlet Planlama Teşkilatı ile yapılan görüşmeler ve konuşulanlar, stadın bütçesi gibi) “bütün detayları” ve tarihleri olduğu gibi verebilirim..
Yusuf Işık, madem “söylediklerin doğru değil” diyor..
Bunların dışında “başka bir gerçek” var ise..
“Gerçeği, sadece gerçeği” istiyorum..
Milletin kafasını karıştırmaya hiç gerek yok..
“Doğru”nun peşindeyim..
Bunu Yusuf Işık’tan bekliyorum..