'Sür Kaptan' şarkısıyla gönüllere taht kuran, aynı zamanda şehirler arası otobüs kaptanlığı ile sanat ve sosyal medya kariyerini bir arada sürdüren Önder Kartal, Akdeniz Manşet’e özel açıklamalarda bulundu. Yıllardır direksiyon başında binlerce kilometre yol kat eden, sosyal medyada samimi paylaşımlarıyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan ve müzik çalışmalarıyla adından söz ettiren Kartal, başarı yolculuğunu tek tek anlattı. 2011 yılında muavin olarak mesleğe başladığını, 2016 yılından bu yana ise şehirlerarası otobüs kaptanlığı yaptığını belirten Önder Kartal, "Yaklaşık 10 yıldır yollardayım. Kaptanlık bizim aileden gelen bir meslek ve otobüslere büyük bir tutkum var. Muavinliğe başladığım ilk yıllardan itibaren kendimi şoförlük konusunda da yetiştirmeye başladım. Kendi kendimin hocası oldum. Meslekte benden büyük kaptanların tecrübelerini örnek aldım. Bu sayede her geçen gün daha fazla deneyim kazandım. Şoför dediğin, direksiyon başına geçmeden önce hem kendi canını hem de taşıdığı yolcuların canını, en önemlisi de kendisini bekleyen sevdiklerini düşünmelidir. Böyle hareket eden bir kaptanın kaza yapma ihtimalinin çok daha düşük olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
‘Kefeni cebimize koyup yola çıkıyoruz’
Otobüs kaptanlığının büyük fedakarlık gerektiren bir meslek olduğunu belirten Kartal, bu işe tutkusu olmayan kişilerin uzun süre devam edemeyeceğini söyledi. Otobüs kaptanlığının dünyanın en şerefli mesleklerinden biri olduğunu dile getiren Önder Kartal, “Bizim mesleğimiz oldukça stresli ve yorucudur. Sosyal bir hayatınız yok. Sevdiklerimizden hep uzakta, özlem içinde bir ömür geçiriyoruz. Ailem bu yolculukta en büyük destekçim oldu. Bu meslek nedeniyle günlerce evden uzak kalıyor, birçok özel günü birlikte geçiremiyoruz. Buna rağmen eşim, çocuklarım ve ailem her zaman yanımda oldu. Hem kaptanlık mesleğimde hem de müzik ve sosyal medya çalışmalarımda bana güç verdiler. Bugün geldiğim noktada onların desteğinin payı çok büyük. Bu meslekte şoförün en büyük sermayesi uykusudur. Uykusunu almayan bir şoför, adeta eceline doğru yol alır. İnsanların gözünde rahat bir iş gibi görünse de aslında her gün kefeninizi cebinize koyup yola çıkıyorsunuz. Yolcularımızı sağlıkla ve güvenle gidecekleri yere ulaştırdığımızda bizden mutlusu olmaz. Çünkü can taşıyoruz. Taşıdığınız insanları sağ salim sevdiklerine kavuşturduğunuzda bunun manevi değeri hiçbir şeyle ölçülemez” ifadelerini kullandı.
‘Kaptanlar hak ettikleri değeri görmüyor’
Otobüs kaptanlarının toplumda hak ettiği değeri yeterince görmediğini ifade eden Önder Kartal, mesleğin zorluklarına dikkat çekerek şunları aktardı: “Günlerce uykusuz kalarak, büyük emek vererek hizmet ettiğimiz yolcularımızdan bazen yalnızca bir teşekkür bile göremiyoruz. Bu durum beni ve meslektaşlarımı fazlasıyla üzüyor. Oysa samimi bir teşekkür ve güleryüz, bizim fazlasıyla motive olmamızı sağlar. Bir diğer önemli konu ise çalışma şartları ve maaşlar. Üzerimizde onlarca insanın can emanetini taşıyoruz. Saatlerce dikkatimiz bir an bile dağılmadan direksiyon başında kalıyoruz. Her türlü hava koşulunda, gündüz-gece demeden görev yapıyoruz. Böylesine büyük sorumluluk gerektiren mesleğe rağmen aldığımız maaşların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Verilen emeğin, üstlenilen sorumluluğun ve yapılan fedakârlığın karşılığının daha iyi olması gerektiğine inanıyorum. Bu meslekte her zaman güler yüzlü olmak zorundasınız. Sürekli alttan almanız gerekir. Bir bakıma psikolog gibi çalışıyorsunuz. Kendi psikolojinizden önce yolcuların psikolojisini düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Otobüste onlarca yolcu bulunduğu için herkesin isteğini aynı anda yerine getirmek mümkün olmuyor. En basit örneği klimadır; biri sıcak diyor, diğeri soğuk. Böyle durumlarda herkesi memnun etmek gerçekten kolay olmuyor.”
‘Şöhret beni değiştirmedi'
Kartal, yolcuların bazen direksiyon başındayken kendisinden şarkı seslendirmesini istediklerini söyleyerek, “Direksiyon başındayken şarkı söylemeyi tercih etmiyorum. Yine de küçük çocuklar ve yaşlı yolcular böyle bir istekte bulunduğunda onları kırmamaya çalışıyorum. Şarkı söylemek çocukluğumdan beri en büyük hayalimdi. Sosyal medyada tanınıp fenomen olduktan sonra yıllardır içimde kalan bu hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim. Yolcular otobüse biner binmez beni tanıyor, ilgi gösteriyor ve hatıra fotoğrafı çektirmek istiyor. Bugüne kadar yolcularımdan hep olumlu tepkiler aldım. Olumsuz yorumları ise daha çok sosyal medyada görüyorum. Ancak bu yorumları dikkate almıyorum. Yıllardır sosyal medyada olmama rağmen ne kişiliğim ne de karakterim değişti. Şöhret beni değiştirmedi. İnsanlar beni ilk gördüklerinde ya da sosyal medyadan tanıdıklarında bazen egolu biri olduğumu düşünüyor. Belki dışarıdan öyle bir izlenim verebiliyorum. Dün nasılsam bugün de aynı insanım. Buradan tüm sevenlerime ve destekçilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Yol stresini sosyal medyayla atıyor
Sosyal medyayı tamamen keyif almak için kullandığını anlatan Önder Kartal, “Hiçbir zaman maddi kazanç ya da çıkar amacıyla içerik üretmedim. Benim için sosyal medya, yol stresini atmanın bir yolu. Yoldayken aklımız hep ailemizde ve sevdiklerimizde oluyor. Sosyal medya benim için adeta bir terapi; kafamı dağıtmamı sağlıyor. İlk olarak mesleğimle ilgili videolar paylaşmaya başladım. Önce 3 bin, sonra 5 bin, 50 bin ve 100 bin izlenmeye ulaştılar. Zamanla bu rakamlar milyonlara çıktı. Videolarım milyonlarca kişiye ulaşınca sosyal medya hesaplarımdaki takipçi sayım da hızla arttı. Bir gün başka bir otobüs beni sollarken video çektim. Daha sonra ben de onu sollayıp bu görüntüleri paylaştım. Video kısa sürede 40 milyon izlendi ve sosyal medyada büyük ses getirdi. Bu paylaşımın ardından takipçi sayım 100 bini geçti. En çok izlenen videom ise 65 milyon izlenmeye ulaştı. Bugün sosyal medya hesaplarımda 360 binin üzerinde takipçim bulunuyor. Sosyal medya hesaplarımı tamamen kendim yönetiyorum. Tüm içerikler bana ait. Paylaşımlarımın bu kadar ilgi görmesinin en önemli nedeni samimiyetim ve dürüstlüğüm" dedi.
Direksiyon başında bir ömür
Sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesine ulaştığının altını çizen Kartal, “Beni yalnızca Türkiye'den değil, dünyanın dört bir yanından insanlar takip ediyor. Paylaşımlarım farklı hesaplar tarafından yeniden paylaşılıyor ve onlar da 10-20 milyon izlenmeye ulaşıyor. ‘Sür Kaptan’isimli şarkım YouTube ve diğer dijital platformlarda toplam 17 milyon kez dinlendi. Şimdi ise memleketim Diyarbakır için yeni bir beste hazırlıyorum. İnşallah iki ay içerisinde sevenlerimle buluşturacağım. Şarkının adı 'Diyarbakır Baş Aşağı' olacak. Ben hem sanatçıyım, hem sosyal medya fenomeniyim hem de otobüs kaptanıyım. Bana 'Hangisini yapmaktan daha çok keyif alıyorsun?' diye sorarsanız, cevabım kesinlikle otobüs kaptanlığı olur. Çünkü kaptanlık yıllardır gönlümde taht kurmuş bir meslek. Bu işi sevmeyen zaten yapamaz. Elbette şarkı söylemekten ve sanatla uğraşmaktan da büyük keyif alıyorum. Sosyal medyayı ise sadece kafa dağıtmak ve insanlarla samimi paylaşımlar yapmak için kullanıyorum" diye vurguladı.
Önder Kartal kimdir?
1993 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Önder Kartal, 10 kardeşli bir ailenin ikinci çocuğu olarak büyüdü. Genç yaşlarda ailesine destek olmak için çalışmaya başlayan Kartal, 2011 yılında otobüs sektörüne muavin olarak adım attı. 2016 yılında kaptanlık görevine başlayan Kartal, bugün otobüs kaptanlığının yanı sıra sosyal medya ve müzik çalışmalarıyla da adından söz ettiriyor. Müzik kariyerinde de önemli adımlar atan Önder Kartal’ın yayımlanan eserleri arasında 'Sür Kaptan' (2024), 'Anam' (2024), 'Zalim' (2024), 'Esmer' (2024), 'Sevdamsın Yollar' (2024), 'Hele Bir Bak' (2025) ve 'Gonca Gülüm' (2026) yer alıyor. Evli ve iki kız, bir erkek olmak üzere üç çocuk babası olan Kartal, kariyer yolculuğunu ailesinin desteğiyle sürdürmeye devam ediyor.