Antalya Haberleri

Mimarlar Odası: Koru Sahili rant uğruna yok edilmeyecek

Antalya’nın Gazipaşa ilçesindeki Koru Sahili’nde planlanan iki turizm konaklama projesine ilişkin ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararları mahkeme tarafından iptal edildi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi, kararların kıyı ekosisteminin ve doğal yaşamın korunması açısından emsal niteliği taşıdığını belirtti

Abone Ol

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin açtığı davalarda, Antalya 1. İdare Mahkemesi, Gazipaşa’nın Koru Mahallesi sahil bandında yapılması planlanan iki ayrı turizm tesisi projesi için verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir’ kararlarını oybirliğiyle iptal etti. Mimarlar Odası Antalya Şubesi, yaptığı açıklamada kıyıların anayasal güvence altında bulunan kamusal alanlar olduğuna dikkat çekerek, kıyı bölgeleri, tarım arazileri ve hassas ekosistemlerin yoğun yapılaşma baskısına maruz bırakılmasının hem çevresel hem de kamusal açıdan ciddi riskler taşıdığını belirtti. Yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak, Antalya ili Gazipaşa ilçesi Koru Mahallesi sahilinde doğal yaşamı, kıyı ekosistemini ve bölgenin ekolojik dengesini tehdit eden turizm yapılaşmalarına karşı yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde çok önemli iki yargı kararı daha elde etmiş bulunuyoruz. Koru Mahallesi sahil bandında gerçekleştirilmesi planlanan; Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, Koru Mahallesi 2128 ada 3 parselde Yeşilyurt İnşaat ve Turizm A.Ş.’ye ait turizm konaklama tesisi projesi; Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, Koru Mahallesi 2308 ada 1 parselde AHES Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’ye ait turizm konaklama tesisi projesi için Antalya Valiliği tarafından verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararlarına karşı Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak açtığımız davalarda, Antalya 1. İdare Mahkemesi her iki işlemi de oybirliğiyle iptal etmiştir.”

İptal kararlarında öne çıkan hususlar

“Mahkeme kararlarında, dava konusu ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararlarının bilimsel esaslara, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu açıkça ortaya konulmuştur. Mahkeme tarafından verilen iptal kararlarında öne çıkan hususlar şunlardır:

• Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Yaşam Alanları Tehlike Altında

Mahkeme kararlarında, proje alanlarının küresel ve ulusal ölçekte koruma altında bulunan türlerin yaşam ve üreme alanları içerisinde yer aldığı vurgulanmıştır. Bölgenin, ülkemiz sularında yaşayan Doğu Akdeniz’in en büyük endemik memeli türü olan Akdeniz fokunun yaşam ve üreme alanlarından biri olduğu; ayrıca Caretta Caretta ve Nil kaplumbağalarının önemli yuvalama alanlarını barındırdığı tespit edilmiştir.

• Kümülatif Etkiler Göz Ardı Edilemez

Kararlarda, sahil bandında planlanan yoğun turizm yapılaşmasının insan kaynaklı baskıyı artıracağı, içme suyu temini, atık su tahliyesi ve artacak nüfus yoğunluğunun yaratacağı kümülatif etkilerin değerlendirilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Buna karşın proje tanıtım dosyalarında bu etkilerin yeterli biçimde incelenmediği ortaya konulmuştur.

• Doğal Sit Statüsüne Aykırı Yapılaşma

Mahkeme, proje alanlarının bir bölümünün ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’, deniz tarafının ise ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ içerisinde bulunduğunu hatırlatarak, ilgili ilke kararları gereği bölgede yalnızca düşük yoğunluklu kullanımlara izin verilebileceğine dikkat çekmiştir.

• Tarım Alanları Üzerindeki Baskı Artacaktır

Kararlarda, bölgedeki turizm yapılaşmasının artmasının Gazipaşa’nın en önemli değerlerinden biri olan tarım alanları üzerinde ilave baskı oluşturacağı ve bu durumun uzun vadede tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmiştir.

• Taşkın ve Altyapı Riskleri Yeterince İncelenmemiştir

Mahkeme kararlarında, proje alanlarının yüzey sularının drenaj alanında yer aldığı, geçmiş taşkın izlerinin arazide açık biçimde gözlenebildiği, buna rağmen meteorolojik ve hidrolojik değerlendirmelere yeterince yer verilmediği belirtilmiştir. Ayrıca atık su arıtma süreçlerinin çevresel etkilerinin de yeterli düzeyde değerlendirilmediği tespit edilmiştir.”

‘Kıyılarımız toplumun ortak değeridir’

Mimarlar Odası Şubesi tarafından yapılan açıklamada, kıyıların anayasal güvence altında bulunan kamusal alanlar olduğuna dikkat çekilerek, kıyı bölgeleri, tarım arazileri ve hassas ekosistemlerin yoğun yapılaşma baskısına maruz bırakılmasının hem çevresel hem de kamusal açıdan ciddi riskler taşıdığı belirtilerek, “Kıyılarımız, Anayasa ve ilgili mevzuat uyarınca toplumun ortak kullanımına ayrılmış kamusal alanlardır. Kıyı alanlarının, tarım arazilerinin ve hassas ekosistemlerin yoğun yapılaşma baskısı altında bırakılması; yalnızca doğal çevreyi değil, aynı zamanda kamusal yararı da tehdit etmektedir. ÇED süreçlerinde çevresel etkilerin, kümülatif baskıların ve ekolojik değerlerin göz ardı edilerek verilen kararlar, telafisi mümkün olmayan çevresel kayıplara yol açma riski taşımaktadır. Antalya 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen bu kararlar; kıyı alanlarının korunması, doğal sit statüsünün gerekliliklerinin yerine getirilmesi ve planlama süreçlerinde bilimsel esasların esas alınması açısından son derece önemli ve emsal niteliğindedir. Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; kentimizin doğal, kültürel ve tarımsal değerlerinin korunması, kıyı alanlarında kamu yararı ilkesinin tavizsiz biçimde uygulanması ve planlama süreçlerinde bilimin rehber alınması yönündeki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Yaşam alanlarımızı tehdit eden her türlü girişimin karşısında; aklın, bilimin ve hukukun rehberliğinde durmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.