MUHİTTİN’İN İTİRAFLARINDA GÖRÜNTÜ VAR MI…

Abone Ol

Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in etkin pişmanlıktan faydalanmak için savcılığa yaptıkları itirafların bir diğer anlamı “suçu kabullenmek” olduğundan bundan sonra hukuken ceza almaları kaçınılmazdır…

Elbette bu itirafların geçerlilik kazanması ve mahkeme tarafından kabul görmesi için “itiraf edilen suçların delillendirilmesi” gerekmektedir…

Delilleri ortaya konulmayan itiraflar “senin sözlerine karşılık benim sözlerim” anlamına geleceği için mahkeme tarafından işleme konulmaz ama mahkeme heyetinde elbette bir kanaat oluşturabilir.

Yani demem o ki, Muhittin Böcek ve oğlunun şu ana kadarki itiraflarında en önemli nokta şu:

“2024 yerel seçiminde yeniden aday gösterilmesi için Özgür Özel’in talimatıyla Veli Ağbaba’ya 1 milyon euro ve yine Özgür Özel Antalya’ya geldiğinde poşet içerisinde 200 bin euro para verdiklerini, bunun karşılığında da aday gösterildiğini iddia ediyorlar…”

Bunlar baba/oğul Böceklerin iddiaları…

Bu iddialarının doğruluğu için ellerinde kesin kanıtların olması gerekmektedir…

“Ve aldığım duyumlara göre; bu iddialarını kanıtlayacak görüntüler ellerinde varmış…

Ve bu görüntüler, teyit ve doğruluğunu tespit etmek için Adalet Bakanı Akın Gürlek’e önceden iletilmiş…”

Ben bu duyumların doğru olacağına inanıyorum.

Çünkü 27 yıldır tanıdığım Muhittin Böcek, bu tür işlemlerde “açığa düşmemek” için mutlaka bir şekilde kendisini garantiye alacak belgeleme çalışması yapar…

Muhittin Başkanın bu itirafları ve eğer doğruysa elindeki bu itirafların belgeleri sonrasında neler olabilir?

Şu ana kadar ki itiraflarda isimleri geçen Özgür Özel ve Veli Ağbaba, milletvekili dokunulmazlıkları olduğundan savcılık tarafından sorgulanamaz, mahkemeye çıkarılmazlar…

Sanırım prosedür şöyle işler.

Savcılık, TBMM Başkanlığına dokunulmazlıklarının kaldırılması için müzekkere yazar.

Meclis eğer dokunulmazlıkları kaldırırsa savcılık sorgulamaya alabilir…

Sonrasında olacak olanlar hukukun ve yargının bileceği bir şey…

Tabii böyle bir durumda siyaset toz/duman olur…

Özellikle CHP, tarihinde görmediği bir kaosa sürüklenir…

Çünkü Atatürk’ün koltuğunda oturan bir Genel Başkanın “rüşvet suçlamasıyla” savcılıkça sorgulanması ve yargılanması CHP tarihinde bir siyasi kara leke olarak yerini alır.

***

Bu arada birkaç söz de çakma solculuğu bile söz konusu olmayacak televizyon bülbülü, Tanrı Dağlarında kurt ulumasıyla tanınan, hadsizliğinden dolayı MHP’den ihraç edilen ve şimdilerde CHP’nin yüzü olarak lanse edilen “Cemal Enginyurt’a” söyleyelim…

Gökhan Böcek’in itirafları sonrasında canlı yayında “Yavşak, sen gerçekten böcekmişsin” diyerek salya/sümük haykıran bu hadsiz, bir de kalkıp “Gökhan Böcek’e Deniz Gezmiş’i örnek göstererek ondan utanması gerektiğini hatırlatıyor…”

Şimdi sormak gerekir bu bülbüle, sen hiç Gökhan Böcek’in solcu-sosyalist olduğunu söylediğini hatırlıyor musun?

Behey çakma solcu bile olamayacak hadsiz Deniz Gezmiş’in adını senin gibiler ağzını üç kez çalkaladıktan sonra ve salavatla anabilir…

Deniz Gezmiş, senin gibilerin kirli ağzına alamayacağı kadar kutsal bir isimdir.

Haddini bil…