Neler yok ki bizde!..
Boşa dememiş.
Perşembe günü kendi halimizde bir twet attık, sazanlar anında atladı başladı hünkürmeye..
Asla üslubumuzu bozmadık.
Mümkün olduğunca seviyelerine inmedik.
Daha düne kadar altımızda pikaj-montaj işi yaparak karnını doyuranlar, aklı sıra bize gazetecilik dersi vermeye kalkmışlardı..
Yıllarca bir insanın ekmeğini yiyeceksin, aradan geçen süreçten sonra o ekmeğini yediğin, seni çocuk yaşta içerisinde bulunduğun psikolojik ortamından alıp, insanca yaşama daldıran kişiyi menfaatin uğruna aklın sıra darmadağın edeceksin öyle mi?
Yani satacaksın.
Böylesine bir nankör zihniyete yaradanım bile razı gelmez.
Ben mi rıza göstereceğim?
Çok değil bir hafta önce, “Antalya’da siyasi prim yapmanın yolu, Menderes Türel’e vurmaktan geçiyor” dedik, akbabalar anında üşüştü.
Dört buçuk yıldır sürdürdükleri karalama kampanyasının aynısının aralarına karbon kağıdı koyup, koyup süsleyerek basına servis etiler.
Asıl meslekleri tehdit etmek, şantajda bulunarak menfaat temin etmek olanlar, sandılar ki karşısındakiler de aynı yolda..
Peşkeşten, yağmadan dem vurup, namus abideliği taslayanlar, başkalarının namusuna dil uzatmaktan geri durmadığı gibi, yalan, dolan ve iftira kampanyalarıyla birilerinin tetikçiliğine soyunmaya kalktılar ya.,
Antalyalı 4.5 yıldır o palavraları defalarca izleyip, duymaktan bıktı da bıktı..
Ne demiş Kemal Tahir usta?.
Orospuluğun dişisi, erkeği olmaz.
Orospuluk huydur..
Söz verip tutmamak.,
Borcunu inkar etmek.,
Birisini casuslamak.,
Arkadan adam vurmak.,
Ekmeğini yediğine nankörlük etmek.,
Hatta korkmak bile yerine göre orospuluktur.
Doğru söze ne denir ki?
Az sabır..
Biraz daha Olgun’laşayım, nasılsa paylaşacağım sizinle.