O CHP ki savaş meydanlarında kurulmuş…
O CHP ki Atatürk Genel Başkanlığını yapmış…
O CHP ki sanayileşmenin, tarımda kalkınmanın öncüsü olmuş…
O CHP ki Kıbrıs’ın Rumlaştırılıp Yunanistan’a bağlı olmasını engelleyen parti olmuş…
O CHP ki Hatay’ın Türkiye’ye katılımını sağlamış…
O CHP ki laikliğin, hukukun ve adaletin kurumsallaşmasının öncüsü olmuş…
O CHP ki emekçilerin sendikalaşmasının yasallaşmasını sağlamış…
O CHP ki çok partili hayata geçişi sağlayarak demokrasinin öncüsü olmuş…
Lakin önceliğine Türkiye’nin, bölgesinin ve dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi olma misyonunu koyan CHP;
Şimdi siyasal alaboraya sokulmuş, Genel Merkezinin karşısına paralel genel merkez kurulmaya çalışılmış, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, saygısızlık, trollerin hakaretleri ve cinsel skandallarla kamuoyunda itibarı yerlere düşürülmüş bir parti konumuna getirilmiş…
Düşünebiliyor musunuz, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun TBMM Parti Grubunda konuşma yapmasının paralel meclis grubunca engellenebileceği ihtimali konuşuluyor…
Düşünebiliyor musunuz, 13 yıl Genel Başkanlık yapmış, hayatının önemli bölümünü CHP’nin başarısı için harcamış, 1998 de SHP’nin yerel yönetimlerdeki başarısını 2019 da yerel yönetim seçimlerini kazanarak ilk kez tekrarlamış, siyasal hayatımıza “hak, hukuk, adalet” taleplerini yerleştirmiş bir Genel Başkana utanmadan, arlanmadan “hain” deniliyor…
İBB başta olmak üzere CHP’li belediyelere düzenlenen yolsuzluk operasyonlarına “Özgür Özel” ve ekibi “bunlar yalan, yapılanlar siyasi operasyondur” diyorlardı.
Hadi dediklerini biran için kabul edelim…
Peki “Aziz İhsan Aktaş” gibi bir müteahhidin ajandasında yer almaktan da mı utanmadınız?
Tamam, siyasi operasyon yapılıyor diyelim…
Peki şu anda yurtdışına kaçan “Murat Gülibrahimoğlu” gibi AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısına ve “İbrahim Bülbüllü” gibi Beylikdüzü AK Parti İlçe Başkanına İBB’nin milyarlarca liralık kaynaklarının aktarılmasından da mı utanmadınız?
“Muhittin Böcek’i” ABB’ye aday göstermek için sıkıştırarak 2 milyon euro, 200 bin dolar avanta almanız CHP’nin hangi tarihsel misyonu ile örtüşüyor?
Buna bile cevabınız “Böcek Başkanı ailesi üzerinden sıkıştırdılar, o da bunları söylemek zorunda kaldı” demeniz bile başlı başına ahlaksız bir ifade değil midir?
Bu sözlerinizle düne kadar itirafçı olmaması için her türlü desteği vaat ettiğiniz Başkan Böcek’i yalancı, iftiracı konumuna getirmiyor musunuz?
Şunu da unutmayın…
Sizler Başkan Böcek’i tanımıyorsunuz…
30 yıla yakın tanıdığım Muhittin Başkan, akçeli işlerde rastgele hareket etmez…
Eğer bir akçeli iş yapılacaksa o işlemin ne olduğunu, kimler arasında ve ne kadar akçe döndüğünü mutlaka bir şekilde kayıt altına alır ve belgeler…
Ve ifadesinde belirttiği paraları nerede, kimlere ve nasıl verdiğini mutlaka kayıt altına almıştır.
Yani Muhittin Başkan bu konuda ne iftira atıyor ne de yalan söylüyor…
Kısacası; bıldır yediğiniz hurmalar, şimdi sizi fena halde tırmalıyor…