Almanya doğumlu fizikçi ve bilim insanı Albert Einstein’in insan bilimi ve sosyolojisi konusunda daha doğrusu insan kötülükleriyle ilgili sözü beni çok etkiledi.
Einstein diyor ki;
“Kötülere ve yapılan kötülüklere seyirci kalan iyilerden olmayın.”
İnsanoğlu dünya üzerinde sosyalleşmeye başladığından itibaren iyilik ve kötülük kavramlarını adeta iliklerine kadar yaşadı.
Kötülük bu kadar yaygınlaşmış ve cesaretle yapılırken bütün bu kötülüklere pozitif platformda ancak iyilikle karşılık verilebilir.
İyiliğin de tabii ki değişik boyutları var.
Bunlardan bir tanesi de kendimize yakın bulduğumuz kalbinin iyiliğine inandığımız yüceltilmeyi motive edilmeyi hak ettiğine inandığımız insanı onore etmektir.
Onore Fransızca şereflendirmek kelimesinden gelmekte.
Onore etmek, bir insanı daha önceden yaptıklarından dolayı psikolojik olarak ödüllendirmek olarak da adlandırabilinir.
Onore edilmek her insana iyi geldiği gibi zaman zaman yaşamında ve mesleğinde psikolojik düşmeler yaşayan insanlara tekrardan kendi değerini hatırlatabilecek kalbini sevindirecek beynini hafızasını rahatlatacak müthiş bir kavramdır.
O yüzden insana insan psikolojisine iyi gelen onore edilmeyi sevebiliyorsak hak eden ve yakın bulduğumuz insanları onore etmeyi de devamlı yapmalıyız.
Hele ki mesleğinde başarılı kariyer sahibi kendimize yakın bulduğumuz insanın yaşadığı olumsuzlukları dağıtmak adına onu tekrar yukarılara hak ettiği zirvelere çıkması için çokça onore ederek hak ettiği başarılarına geri dönmesini sağlarız.
Gönlünüz ve kalbiniz onore edilmeyi beklediği gibi hak eden yakın bulduklarımızı onore etmekten mutlu edip mutlu olacaktır.