Orhan Okulu

Abone Ol

 

663. Elmalı Yeşilyayla Yağlı Güreşleri’nde yaşanan heyecan görülmeye değerdi. Başpehlivanlıkta İsmail Balaban’ı yenen Orhan Okulu, üst üste üçüncü kez başpehlivan olarak altın kemerin sahibi oldu.

 

Türk’ün ilk er meydanına Başkan Menderes Türel’in dokunuşu ve Büyükşehir Belediyesi ile Elmalı Belediyesi’nin ortak organizasyonu tüm Türkiye’nin Elmalı Yağlı Güreşleri’ne odaklanmasına sebep oldu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı ve Antalya Milletvekili Lütfi Elvan ve Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da müsabakaları izleyenler arasındaydı.

 

Güreş, bizi biz yapan değerlerimizdir. İşte bu sebepten Yağlı Güreş geleneksel kaidelerini anlatarak gelecek kuşaklara emanet edelim.

Kısbet:

“Türkiye'mizde en mükemmel kısbet ustası olarak Bigalı irfan Şahin tanınmaktadır, irfan Şahin, kısbet yapmayı ustası Memduhtan öğrenmiştir. Bizim çocukluğumuzda Çarşıkapılı Hidayet Usta, kısbetcilerin en namlılarından olanıydı. Hidayet usta güreşi çok sever, her Kırkpınar'a gelir, zayıf, kara-kuru bir kişiydi. Gayet iyi ayakkabıcı ustası olmasına rağmen o kısbet diker, bunları da Çarşı kapıdaki hanın kapısına asardı. Hidayet Usta'nın dükkanı, Yahya Kemal Külliyesi'nin tam karşısında, geniş kapılı hanın içindeydi.

Yağlı güreş yapan sporcunun malzemesi, dana, malak veya manda derisinden yapılmış işte bu kısbettir. Kısbetin bel kısmı hemen hemen dört parmak genişliğinde ve kalın olur. iç bölümünü daha da kalınlaştıran pehlivanlara rastlanır. Bunun içinden uçkur yerine kalıp ip geçirilir. Bu bölüme "kasnak" denir. Kısbetin diz kapağının altına gelen bölüme "paça" denir. Paça ile etin arasına "paçabend" tabir edilen keçe konur, deri keçenin üzerine çekilir. Bunun da üzeri sicimle bağlanır. Paçanın böylesine sıkı bağlanmasının sebebi bu kısımdan çok oyun çıkmasından dolayıdır. Parmakların paçaya geçmemesi için paça bağlamak çok önemlidir. Yağlı güreşte paçayı kaptıran pehlivanlara boyunduruk vurma hakkının tanınması buradan gelir. Pehlivan, paçayı bırakınca usul gereği kollarını yana açarak paçayı bıraktığını ilan eder ve o zaman da boyunduruğun çözülmesi icabeder. Paçası bırakıldığı halde rakibine vurduğu boyunduruğu çözmeyen pehlivan iyi karşılanmaz. Aynı zamanda kule ve meydan hakemlerince müsabaka durdurulur, boyunduruk çözdürülür.

 

Kısbet, Kur'an-ı Kerimin hükümlerine göre, erkeklerin göbekle dizler arasında kalan kısımları mahrem olduğundan bu bölümleri örtecek şekilde yapılır. Kısbet, iki bölümdür. Mayonun altı gibi vücudu saran kısım ve paça olmak üzere ikiye ayrılan bu yağlı güreş malzemesinin üst tarafı üç kat deridendir. Arasına da ince kösele konur. Beli saran bölüme "kasnak" veya "paşkavz" denir. Burada beli sarması için kısbete "urgan", kalın ip takılmıştır. Urganla sıkılan kısbetin kasnağından oyun almak, pehlivanı zapt etmek güçtür. Paçalar, baldırlara kadar tek kat deriden yapılır. Baldırı saran "şiraze" kısmı, çift kat deridir ve burayı bağlamak için "keçebenc”ler sarılır. Bir de mayo bölümü deriden, paçaları branda bezinden yapılmış bir tür kısbet vardır ki, buna "pırpıt" denir. Okkasız pehlivanlar hafif olduklarından keçi derisinden yapılma "pırpıtı" tercih ederler. Ancak, Kırkpınar'da pırpıt, branda bezi veya kottan yapılma kısbetle güreşmek yasak olmasına rağmen, son yıllarda buna da izin verildiği görülmektedir.

 

Eski pehlivanlar genellikle "manda derisinden" yapılma kısbet giyerlerdi. Koca Yusuf, Kurtdereli, Adalı Halil, Kara Ahmet gibi tanınmış pehlivanlardan önce ve bu kuşağa kadar kısbet için manda derisi daha makbuldü. Manda derisinden yapılmış bir kısbet yağı çekince on iki-on üç kilo kadar olurdu. 1963 yılından itibaren manda derisinden yapılma kısbet giyme alışkanlığı ortadan kalkmış, dana derisinden mamul ve vidala denilen deriden meydana getirilen kısbetler revaç bulur olmuştur. Bunun önemli sebeplerinden biri kiloları yüz yirmiyi aşan pehlivan neslinin azalmış, hatta tamamen ortadan kalkmış olmasıdır. Yağlı güreşin en önemli malzemesi olan kısbetin bir numaralı düşmanı "su"dur. Müsabakalardan sonra "zembit'e yerleştirilecek olan kısbetlerin mutlaka temizlenerek yeniden yağlanması gerekir.