Ramazan ayıyla birlikte en çok merak edilen konulardan biri de orucun kilo verdirip verdirmediği. Gün boyu süren açlık birçok kişide zayıflama beklentisi oluşturuyor. Ancak beslenme düzeni doğru planlanmadığında Ramazan sonunda tartıdaki rakamın yükselmesi sürpriz olmuyor. Uzun süreli açlık, bilinçsiz beslenmeyle birleştiğinde kilo artışı kaçınılmaz hale gelebiliyor. Gün içinde 14-16 saat süren açlıkta vücut enerji tasarrufu moduna geçiyor. Harcanan enerji azalırken iftarda hızlı ve yüksek kalorili besin tüketimi kan şekerini aniden yükseltiyor. Bu durum yağ depolanmasını kolaylaştırıyor. Özellikle beyaz ekmek ve pide tüketiminin artması, şerbetli tatlılar, kızartmalar ve iftar sonrası hareketsizlik kilo alımını tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Kilo artışının sebepleri
Ramazan’da kilo artışının en önemli nedenlerinden biri tek öğünde aşırı kalori yüklemesi. Gün boyu aç kalan kişiler iftarda hızlı ve kontrolsüz şekilde yemek yiyebiliyor. Ayrıca gece geç saatlerde ikinci bir ana öğün tüketilmesi ve fiziksel aktivitenin azalması da kilo artışını destekliyor. Sindirim sistemi ani yüklenmeyle zorlanırken metabolizma yavaşlayabiliyor. Buna karşılık dengeli bir planlama ile Ramazan süreci kilo kontrolü için fırsata dönüşebiliyor. İftarı hafif bir çorba ile açmak, kısa bir ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek, karbonhidratı sınırlı tüketmek ve tatlıyı haftada birkaç günle sınırlandırmak öneriliyor. Sahurun atlanmaması ve iftar sonrası en az 30 dakikalık yürüyüş yapılması kilo kontrolüne katkı sağlıyor. İftar ile sahur arasında yeterli su tüketimi de büyük önem taşıyor. Günlük en az 2-2,5 litre su içilmesi metabolizmanın düzenli çalışmasına yardımcı olurken ödem oluşumunu azaltıyor. Ramazan’da kilo verip vermemek açlık süresinden çok beslenme tercihine bağlı. Dengeli ve kontrollü bir programla kilo kaybı mümkün olabilir; ancak aşırı ve düzensiz tüketim Ramazan sonunda kilo artışıyla sonuçlanabiliyor.