Özel Haber

Özel güvenlik görevlileri artık görünmek istiyor

Güvenlik-İş Sendikası Antalya Bölge Başkanı Recep Mutaf, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un kabulünün 21’inci yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Mutaf, toplumun huzuru için görev yapan 383 bin kişilik emekçi kitlesinin taleplerini hatırlattı

Abone Ol

Güvenlik-İş Sendikası Antalya Bölge Başkanı Recep Mutaf, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un kabulünün 21’inci yıl dönümü kutlayarak, özel güvenlik görevlilerinin Türkiye’nin en büyük ve en görünmez emekçi kitlesinden biri olduğunu vurguladı. Mutaf, “21 yıl önce kamu düzeni ve halkın güvenliği için yola çıkan özel güvenlik görevlileri, bugün 383 bini aşkın çalışanıyla Türkiye’nin en büyük meslek gruplarından biri haline gelmiştir” dedi.

‘Toplumsal barışın da sigortası’

Mutaf, toplumun huzuru, iş yerlerinin güvenliği ve kamu hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesi için gece gündüz görev yapan bu emekçi kitlesinin her türlü takdiri ve desteği hak ettiğini hatırlattı. Güvenlik-İş Sendikası olarak özel güvenlik görevlilerinin çalışma koşullarını iyileştirmek, mesleki saygınlıklarını artırmak ve yaşadıkları sorunları görünür kılmak için yoğun bir mücadele verdiklerini belirten Mutaf, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı’nın katkılarıyla yürütülen KAAN ve ÖZGE projelerinin mesleğin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Ancak, bu projelerin yeterli olmadığının altını çizen Mutaf, “Artık kamuoyunun ve karar vericilerin şunu açıkça duyması gerekiyor; özel güvenlik görevlileri sadece iş yerlerinin değil, kamu düzeninin ve toplumsal barışın da sigortasıdır. Her gün binlerce riskle yüzleşen bu meslek grubunun hâlâ temel hakları için mücadele etmek zorunda kalması vicdanlara sığmamaktadır” dedi.

Taleplerini sıraladı

Özel güvenlik görevlilerinin taşıdığı büyük sorumluluğa rağmen çözüm bekleyen pek çok sorunun hâlâ güncelliğini koruduğunu belirten Mutaf, “Görevleri başında şiddete uğrayan, can güvenliği tehdit altına giren, hatta yaşamını yitiren meslektaşlarımızın durumu, mesleğin ne kadar zor şartlarda icra edildiğinin ve özel güvenlik çalışanlarının yasal korumadan ne kadar yoksun olduğunun en çarpıcı göstergesidir” diye konuştu. Mutaf, Güvenlik-İş Sendikası olarak taleplerini sıralayarak, “Özel güvenlik görevlilerine yıpranma hakkı verilmeli. Görevde hayatını kaybedenlere şehitlik ve gazilik statüsü tanınmalı. Taltif uygulamalarında emniyet personeline sağlanan sistemin özel güvenlik görevlilerine de eşit şekilde yansıtılması gerekmektedir. KİT’lerde (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) çalışan özel güvenlik işçileri kadroya geçirilmeli. Toplu iş sözleşmelerinde Yüksek Hakem Kurulu’nun ücret belirleyici olmaktan çıkarılması taleplerimiz arasındadır” dedi. Bu taleplerin yalnızca bir sendikal gündem değil, toplumsal adaletin ve çalışma hayatında eşitliğin bir gereği olduğunu belirten Mutaf, hükümete, milletvekillerine ve tüm yetkili mercilere çağrıda bulundu.

Bugün değilse ne zaman?’

‘Özel Güvenlik Her Yerde’ sloganıyla çıktıkları yolda, toplumun huzuru için canla başla çalışan meslektaşlarının sesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Mutaf, “Biz bu ülkenin görünmez kahramanlarıyız. Sadece bir meslek grubu değil, aynı zamanda bir kamu hizmeti yürütüyoruz. Emeğimizin karşılığını, can güvenliğimizin teminat altına alınmasını ve saygı görmeyi talep ediyoruz. Bugün değilse ne zaman?” ifadelerini kullandı. Recep Mutaf, açıklamasının sonunda başta görevi başında hayatını kaybeden özel güvenlik görevlileri olmak üzere tüm emekçilere minnetlerini sunarak, “Başta şehit olan meslektaşlarımıza Allah’tan rahmet, görevde olan tüm arkadaşlarımıza kolaylıklar ve güvenli çalışma ortamları diliyorum. 26-30 Haziran Özel Güvenlik Haftamız kutlu olsun” dedi.