Antalya

‘Özgür basın susmadı’

Gazeteci Metin Göktepe ölümünün 30. Yılında Antalya’da Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından anıldı. Attalos Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasında “Özgür basın susmadı, susmayacak” sloganları atıldı.

Abone Ol

Gazeteci Metin Göktepe’nin polisler tarafından dövülerek öldürülmesinin 30. yılında, Emek ve Demokrasi Güçleri Antalya’da Attalos Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Evrensel Gazetesi adına okuyan Salih Akyol, gazetecilere yönelik baskıların artarak sürdüğüne dikkat çekti. Salih Akyol, gazeteciliğin özellikle Türkiye gibi ülkelerde büyük bedellerle yapıldığını belirterek, “Halkın haber alma hakkı; Ape Musa’dan Uğur Mumcu’ya, Metin Göktepe’den Hrant Dink’e uzanan bir bedel zinciriyle savunuldu. Muhalif gazetecilik bu coğrafyada her zaman zor ve zorlu oldu” dedi. Metin Göktepe’nin 8 Ocak 1996’da Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek için gittiği Alibeyköy’de gözaltına alındığını hatırlatan Akyol, Göktepe’nin Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polislerce dövülerek öldürüldüğünü söyledi. Olayın örtbas edilmek istendiğini vurgulayan Akyol, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Evrensel Gazetesi avukatları ve Göktepe’nin arkadaşlarının ısrarlı mücadelesiyle davanın açılabildiğini ifade etti.

‘Baklava kadar değeri yokmuş’

Davanın yıllarca farklı illerde sürdüğünü belirten Salih Akyol, “Mahkeme salonları faşist gruplarla kuşatıldı. Metin’in öldürülmesini meşrulaştırmaya çalışan bir zihniyetle karşı karşıya kalındı” dedi. 2000 yılında beş polise verilen hapis cezalarının kamuoyunda ‘Rahşan affı’ olarak bilinen düzenlemeyle fiilen uygulanmadığını hatırlatan Akyol, “Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, ‘Oğlumun baklava kadar değeri yokmuş’ diyerek adalet sisteminin çürümüşlüğünü özetlemişti” ifadelerini kullandı. Akyol, Göktepe’yi öldüren zihniyetin bugün farklı yöntemlerle sürdüğünü belirterek, 13 Ağustos 2025’te Evrensel Gazetesi İzmir bürosunun kurşunlanmasını hatırlattı. “O yedi kurşun sadece bir binaya değil, işçilerin ve ezilenlerin sesine sıkıldı” diyen Akyol, saldırganların serbest bırakılmasının cezasızlık politikasının göstergesi olduğunu söyledi. Gazeteci Hakan Tosun’un Esenyurt’ta uyuşturucu çeteleri tarafından öldürülmesine de değinen Salih Akyol, “Bu cinayetler, Türkiye’de gazetecilerin can güvenliğinin kalmadığını açıkça gösteriyor” dedi. Türkiye’de çok sayıda gazetecinin cezaevinde olduğunu vurgulayan Akyol, “AKP iktidarı haber yapmayı ‘terör’, eleştiriyi ‘ihanet’ olarak yaftalıyor. Cezaevindeki gazetecilerin özgürlüğü, halkın özgürlüğüdür” ifadelerini kullandı. RTÜK’ün TELE1 ve Halk TV’ye verdiği ekran karartma cezalarının ve medya kuruluşlarına kayyım atanmasının basını tek sesli hale getirme girişimi olduğunu söyledi. Akyol açıklamasını, “İktidarın sansürüne, kurşunlarına ve hapislerine karşı hakikatin sesi olmaya devam edeceğiz. Metin Göktepe’yi katledenler başaramadı, bugün de başaramayacaklar. Metinler ölmez, Evrensel susmaz” sözleriyle tamamladı. Basın açıklaması “Özgür basın susmadı, susmayacak” sloganlarıyla sona erdi.