Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Sarısu Mesire Alanı’nda yaptırdığı Kadınlar Plajı’nda tartışmalar sürüyor.
Plaj kısa sürede beğenildi ve neredeyse her gün ful çekiyor.
Ancak rahatsız olanlar da boş durmuyor.
Geçtiğimiz hafta Halkevi üyesi bir grup, plajı protesto etmek amacıyla kadınlı-erkekli denize girdi.
Protesto bir haktır. Onlar da bu hakkını kullandı. Ancak itiraf edeyim Halkevleri üyelerinin böyle bir protestoda bulunmasına şaşardım. Şaşırdım zira ben onları özgürlük yanlısı bilirdim. Dolayısıyla bir kesim kadının bu doğal isteğine karşı çıkmalarını garipsedim.
Plajı karalamak isteyen bir kesim de var.
Bu kesim her fırsatta kafa bulandırmaya çalışıyor.
Sözünü ettiğim kesim şimdi de ‘üstsüz’ bahanesiyle ortaya çıktı.
Nedir bu ‘üstsüz’ bahanesi?
Gazetelerde okumuşsunuzdur. Kadınlar Plajı’nda bir grup kadınının üstsüz güneşlenen kadınlardan rahatsız olduğu ve plaj yönetimine şikâyetlerde bulunduğu iddia edildi.
Gündeme gelen iddiaları derhal araştırdıklarını söyleyen ANET Yönetim Kurulu Başkanı Gökalp Dinçmen ise, “Biz bütün şikâyetleri günlük olarak raporluyoruz. İddialar üzerine bu raporların tamamını inceledim, personelimizle konuştum. Kesinlikle böyle bir şey yok. Plajımızı kullanan kadınlarımız özgür biçimde deniz ve plajdan faydalanıyor” dedi.
Şahsen üstsüzlerden rahatsızlık duyulduğu haberine inanmıyorum. Böyle bir olayın yaşandığına ihtimal vermiyorum. Plajdan rahatsızlık duyanların sorun çıkarmak için yaptığı bir girişim olduğunu düşünüyorum. Zira bu kişiler daha önce de Büyükşehir Belediyesi’nin Konyaaltı Plajı’nda şezlong, şemsiye ve tuvaletlerin ücretsiz yapılmasına karşı çıkmıştı. Karşı çıkmakla kalmamış işi şezlong çalmaya kadar götürmüşlerdi. Evlerine polis gittiğinde de “ “Türel, ‘her şey ücretsiz’ dediği için ‘şezlongları alıp geldik” diyerek komik bir savunma yapmışlardı.
Maalesef Antalya’da ne kadar iyi bir şey yapılmaya kalkınsa birileri buna engel olmaya çalışıyor. Tıpkı kadınlar plajında olduğu gibi. Ancak bu kişiler hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaktır.