RAMAZANDAN NE ANLIYORUZ VE NE BEKLİYORUZ?

Abone Ol

Normal şartlar altında Din bireysel bir haldir. Her insanın iç dünyasından başlayıp hayatının bazı aşamalarında ortaya çıkan inanç ve davranışlardan oluşur.

Yine normal şartlar altında her dinin bir kaynağı olur ve insan o kaynaklardan beslenerek dini hayatına şekil verir. Bu model dindarların sayısı çok fazla değildir. Sadece Müslümanlarda değil bütün dinlerde aynı azınlık oran bu guruba ait olanlardır.

Kalabalık olan gurubun en temel özellikleri ise araştırmazlar, sadece aile büyüklerini, çevrelerinde etkili buldukları insanları taklit ederler. Okuyup araştırmak ya da kaynak denetimi gereksiz ya da çok zor bir çalışmadır onlar için.

Bu gurubun Dini birtakım işlemlere ihtiyacı var ve bunu da en kolay yoldan nasıl elde edebilecekse oradan almalı ve hayatına devam etmeli.

İşte Ramazan ayı her insan için aynı anlam ve içeriğe sahip olamamaktadır.

-Kimileri için leziz ve zengin iftar sofraları,

-Camide cemaatle kılınan teravih namazları,

-Davetler ve bazı geleneksel uygulamalarken,

--Bazıları için de bedensel ve ruhsal bir arınma ayı,

--Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim le daha yakın ilişki kurma ayı,

--İmkansızlıklar içinde yaşayanlara destek olunan bir aydır.

--Ramazan eğlence ayı değildir. Bayramı yapmayı hak edenler bayramda eylenmeyi hak edenlerdir.

İşin özünde ikinci gurubun hassasiyetlerinin dinimizin temel kaynaklarında yeri olduğunu açıkça beyan etmeliyim.

&Ramazan ayında yapacağımız her bir hayırlı işin tek ön şartı Allah Rızası için yapılıyor olmasıdır. Bu niyet ve duygu olmadığı ya da etkisiz olduğu bütün işlerimizin ibadet hüvviyeti kaybolmuş demektir.

&Yani koskocaman on bir ayın sultanı sıfatına sahip bir ayın alelade bir ay gibi değerlendirmeye tutulması sadece bu niyet ve uygulamalarına bağlıdır.

&Ramazan ayı nefislerin dans ettiği bir ay olmamalı. Aksine nefsi hareketlerin etkisizleştirildiği bir ay olmalıdır.

&Ramazan ayı nefsimizi okşayan farklılıklarla değil de nefsimizin arındırıldığı bir ay olmalıdır.

&Ramazan ayı midelerimizin şımartıldığı bir aydan ziyade midelerimizin küçültüldüğü bir ay olmalıdır.

&Ramazan ayı çok konuşulup az düşünülen bir aydan öte az konuşulup çok düşünülen, ibretler alınan, dersler çıkarılan, gerçek pişmanlıklar üretilen ve tabi ki yaratıcımızdan içten bir af dilenilen bir ay olmalıdır.

&Ramazan ayı sadece kişisel iyilikle yaşanmaktan ziyade, imkansızlıklar içindeki ailelere kol kanat gerip bazı evlerin refaha kavuşturulduğu bir ay olmalıdır.

&Kaliteli mali ibadetlerin yapılması gereken bir ay olmalıdır. Gururla, duygusuzca yapılan ve kalbin hissetmediği hiçbir davranışa İslam ibadet demez.

&Ruhsal ve psikolojik ön hazırlığı yapılmamış bir Ramazan ayından gerekli hazzı ve faydayı almak çok da mümkün olmayacaktır.

Şimdiden her birimiz mutlu edeceğimiz aileleri ve insanları bulmalıyız. Şimdiden Bayramda kimleri sevindireceğimizin hesaplarını yapmalıyız. Şimdiden hangi yeni dostumuzla, komşumuzla, çoktan beri beraber olmadığımız akrabamızla, hangi ilginizi çeken mahalleli ile iftarınızı paylaşacağınızı hesaplamalısınız.

Bu sefer de kervan yolda düzülmesin. Önceden bütün hesapları yapılsın ki hesap dışı olanlar da bu Ramazan’ın kısmetlisi olsun.

Haydi dostlar. Her birimize kolay gelsin.