<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haberleri</title>
    <link>https://www.akdenizmanset.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 20:38:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Ucuz tatilde’ büyük tuzak!]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/ucuz-tatilde-buyuk-tuzak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/ucuz-tatilde-buyuk-tuzak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, online konaklama dolandırıcılarının güvenli platformlar dışına çıkarak kişisel IBAN üzerinden ödeme talep ettiğini belirterek, rezervasyon ve ödemelerin yalnızca resmi kanallar üzerinden yapılması gerektiği konusunda uyardı. Güllü, vatandaşların en çok ‘ucuz tatil’, ‘son dakika fırsatı’ ve ‘kaçırılmayacak indirim’ gibi ifadelerle kandırıldığını söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, yaz sezonuyla birlikte online konaklama dolandırıcılıklarının ciddi şekilde arttığını belirterek, “Dolandırıcılar tüketiciyi önce güvenli platforma çekiyor, ardından ‘komisyon indirimi’ bahanesiyle sistem dışına çıkarıyor. Platform dışından yapılan ödemeler tüketiciyi koruyan tüm güvenlik mekanizmalarını ortadan kaldırıyor. Kişisel IBAN’a para göndermeyin, rezervasyon ve ödemeleri yalnızca resmi platformlar üzerinden yapın. Unutulmamalıdır ki bedava peynir sadece fare kapanında olur” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Dolandırıcılık vakaları artıyor</strong></p>

<p>Yaz tatili planlarının hız kazandığı bugünlerde, internet üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında dolandırıcılık vakaları da alarm veriyor. Özellikle villa, günlük kiralık ev ve yazlık ilanlarını hedef alan dolandırıcılar, dünyaca bilinen rezervasyon platformlarının güvenilirliğini kullanarak vatandaşları milyonlarca liralık zarara uğratıyor. TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, son dönemde sahte internet siteleri ve platform dışına yönlendirme yöntemiyle gerçekleştirilen dolandırıcılıkların hızla arttığını belirterek tüketicilerin rezervasyon sürecinin her aşamasında dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/ucuz-tatil-vaadi-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>‘Bu psikolojiyi kullanıyorlar’</strong></p>

<p>Güllü, dolandırıcıların oldukça profesyonel yöntemlerle hareket ettiğini belirterek, vatandaşların en çok ‘ucuz tatil’, ‘son dakika fırsatı’ ve ‘kaçırılmayacak indirim’ gibi ifadelerle kandırıldığını söyledi. Güllü, “Yaz aylarında artan tatil talebi dolandırıcıların da en yoğun faaliyet gösterdiği dönemdir. İnsanlar uygun fiyatlı tatil fırsatı yakaladığını düşünürken hızlı karar veriyor. Dolandırıcılar ise tam olarak bu psikolojiyi kullanıyor. Airbnb, Booking ve benzeri platformlardaki villa ile günlük kiralık ev ilanlarında bu yöntem oldukça yaygın hale geldi” dedi.</p>

<p><strong>Yöntemi adım adım anlattı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolandırıcıların ilk aşamada güven oluşturduğunu ifade eden Güllü, kullanılan yöntemi adım adım anlatarak, “Öncelikle gerçek ilanlardaki fotoğraflar, yüksek puanlar ve olumlu yorumlar birebir kopyalanıyor. İlk iletişim güvenilir platform üzerinden kuruluyor. Daha sonra ise ‘platform yüksek komisyon alıyor’, ‘dışarıdan ödeme yaparsanız yüzde 10-30 indirim sağlarım’ denilerek tüketici sistem dışına çıkarılıyor’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘Sahte siteler hazırlanıyor’</strong></p>

<p>Platform dışına yönlendirilen tüketicilerin ikinci aşamada sahte internet siteleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Güllü, dolandırıcıların resmi rezervasyon sitelerinin neredeyse aynısını hazırladığına dikkat çekerek, “URL adreslerinde yalnızca küçük harf veya işaret farklılıkları bulunuyor. Profesyonel fotoğraflar, beş yıldızlı yorumlar ve güven veren tasarımlar kullanılıyor. Vatandaş sahte siteyi gerçek sanarak ödeme yapıyor. Üstelik ödeme platform üzerinden değil, doğrudan kişisel IBAN hesaplarına isteniyor. Para gönderildiği anda dolandırıcılar ortadan kayboluyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘Komisyon indirimi gibi bahaneler’</strong></p>

<p>Platform dışına çıkılmasıyla birlikte tüketiciyi koruyan tüm mekanizmaların devre dışı kaldığını vurgulayan Güllü, bunun en büyük risk olduğunu söyleyerek, “Aslında tüketici güvenli bir sistem içerisinde alışverişe başlıyor. Ancak komisyon indirimi gibi bahanelerle güvenli ortamdan çıkarılıyor. Böylece ödemenin emanet hesapta tutulması, platform güvencesi, sigorta ve uyuşmazlık çözüm mekanizmaları tamamen ortadan kalkıyor” dedi.</p>

<p><strong>‘Platform dışına çıkılmamalı’</strong></p>

<p>Dolandırıcılık olaylarının önüne geçmenin en etkili yolunun bilinçli hareket etmek olduğunu ifade eden Güllü, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Güllü, “Tüketiciler hiçbir koşulda platform dışına çıkmamalıdır. Rezervasyon ve ödeme işlemleri yalnızca resmi uygulama veya resmi internet sitesi üzerinden yapılmalıdır. İndirim teklifleri cazip görünse de bu teklifler çoğu zaman dolandırıcılık amacı taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>‘İlanı ve ev sahibini mutlaka doğrulayın’</strong></p>

<p>Vatandaşların rezervasyon öncesinde ilanı ayrıntılı şekilde incelemesi gerektiğini belirten Güllü, “Yorumlar dikkatlice okunmalı, ev sahibi doğrulanmalı, internet adresi mutlaka kontrol edilmelidir. Gerçek sitelere çok benzeyen sahte adresler kullanılabiliyor. Özellikle URL’deki küçük farklılıklar gözden kaçırılmamalıdır. Ayrıca sahte sitelerde çoğu zaman güvenlik sertifikaları da eksik oluyor” dedi.</p>

<p><strong>‘Kişisel IBAN’a para göndermeyin’</strong></p>

<p>Ödeme yönteminin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Güllü, “Ödemeler mümkün olduğunca platformun kendi ödeme sistemi üzerinden ve kredi kartıyla yapılmalıdır. Kredi kartında chargeback, yani harcamaya itiraz hakkı bulunuyor. Kişisel IBAN hesaplarına para gönderilmesi ise ciddi risk oluşturuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/ucuz-tatil-vaadi-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>‘Vakit kaybetmeden başvuru yapın’</strong></p>

<p>Dolandırıcılık mağdurlarının zaman kaybetmeden hukuki süreci başlatması gerektiğini belirten Güllü, şu uyarılarda bulundu: “Öncelikle banka aranmalı, ödeme durdurulmaya çalışılmalıdır. Ardından rezervasyon platformuna şikâyette bulunulmalı, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu yapılmalıdır. Ayrıca BDDK ile Ticaret Bakanlığının Tüketici Bilgi Sistemi üzerinden de başvuru yapılarak benzer mağduriyetlerin önüne geçilmesine katkı sağlanmalıdır” dedi.</p>

<p><strong>‘Hak arama yolları açık’</strong></p>

<p>Tüketicilerin yasal haklarını da hatırlatan Güllü, “Ödeme tutarı 186 bin liranın altında kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise zorunlu arabuluculuk sürecinin ardından Tüketici Mahkemesine başvurulabilir. Tüketiciler haklarını aramaktan vazgeçmemelidir” dedi. Hukukçular, yaz sezonunda internet üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında acele karar verilmemesi, platform dışı iletişim ve ödeme taleplerine kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, birkaç dakikalık dikkat sayesinde hem tatilin hem de birikimlerin korunabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/ucuz-tatilde-buyuk-tuzak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-kopyasi-3-276.jpg" type="image/jpeg" length="43949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘En iyi yüzücüler bile boğulabilir’]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/en-iyi-yuzuculer-bile-bogulabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/en-iyi-yuzuculer-bile-bogulabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarının bastırmasıyla birlikte deniz, göl ve havuzlarda yaşanan boğulma vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. İlk Yardım Eğitmeni Halit Özdemir, boğulma tehlikelerine, sık yapılan hayati hatalara ve hayat kurtaran ilk yardım müdahalelerine dair kritik uyarılarda bulunarak, “Çok iyi yüzme bilmek boğulma riskini sıfırlamaz” dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>​Yaz aylarında serinlemek isterken yaşanan can kayıpları, her yıl onlarca ailenin ocağına ateş düşürüyor. Kalabalık plajlar, tecrübesizliğe güvenme ve ilk yardım konusundaki kulaktan dolma yanlış bilgiler boğulma vakalarına adeta davetiye çıkarıyor. Acil İlk Yardım Eğitim Merkezi Mesul Müdürü ve İlk Yardım Eğitmeni Halit Özdemir, boğulma anında ve sonrasında yapılması gerekenleri tüm ayrıntılarıyla anlattı. Yaz aylarında boğulma vakalarının artış nedenlerine değinen Halit Özdemir, deniz ve havuzların kalabalık olmasının gözden kaçma riskini artırdığını belirtti. Özdemir, “Çok iyi yüzme biliyorum diyerek ileriye ve derinlere açılmak riski ciddi oranda artırır. Kramplar, ani kan şekeri düşüşleri veya anlık panik durumları en iyi yüzücüleri dahi çaresiz bırakabilir. Ayrıca göl ve baraj gibi tatlı su alanları son derece tehlikelidir; trampolenden veya yüksekten atlamak da felç ve boğulma riskini tetikler” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>​Akıntıya karşı ne yapılmalı?</strong></p>

<p>​Akıntıya kapılan kişilerin asla kıyıya doğru yüzerek güç kaybetmemesi gerektiğini vurgulayan uzman Halit Özdemir, panik yapmadan, akıntının dışına çıkmak için kıyıya paralel yüzülmesi gerektiğini hatırlattı. Filmlerdeki gibi boğulan kişilerin çırpınıp bağırmasının her zaman geçerli olmadığını belirten Özdemir, boğulmanın çoğunlukla sessiz bir süreç olduğunu ifade ederek, “Boğulan kişi panik halindedir, nefes almaya çalıştığı için çığlık atamayabilir. Suda bir batıp bir çıkma hareketleri görülür. Kalabalıkta bu sesler duyulmayabilir, bu yüzden gözlem hayati önem taşır” diye konuştu.</p>

<p><img height="995" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/cok-iyi-yuzmek-1.jpeg" width="1320" /></p>

<p><strong>​‘Kurtarıcı’ tehlikesine dikkat!</strong></p>

<p>​Suda boğulan birine yardım ederken en büyük hatanın hazırlıksız şekilde kişiye yaklaşmak olduğunu söyleyen Özdemir, altın kuralları şöyle sıraladı: “Panik halindeki kazazede, kurtarmaya gelen kişiyi suya çekebilir. Nitekim birçok olayda kurtarıcılar da hayatını kaybetmektedir. Öncelikle can simidi, ip veya tutunabileceği bir cisim fırlatılmalıdır. Suya girmek zorundaysanız kişiye önden değil, arkadan yaklaşmalı ve gerekirse yorulmasını beklemelisiniz. Kazazede size sarılırsa kendinizi serbest bırakma tekniklerini uygulamalısınız.” Ebeveynlerin su kenarlarında gözlerini çocuklarından ayırmaması gerektiğine dikkat çeken Halit Özdemir, “Küçük yaştaki çocuklar havuzda veya denizde asla yalnız bırakılmamalıdır. Çocukların çok az miktardaki bir suda dahi boğulma riski vardır” diyerek aileleri uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>​Ne yapmalı, ne yapmamalı?</strong></p>

<p>​Sudan çıkarılan bir kazazedeye uygulanacak doğru ilk yardım müdahalesi hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor. Toplumda doğru bilinen en büyük yanlışın kişiyi ters çevirip yuttuğu suyu çıkarmaya çalışmak veya sırtına vurmak olduğunu belirten Özdemir, “Asla mideye bası uygulanmamalı veya sırta vurulmamalıdır. Hastanın ölüm sebebi çok su yutması değil, oksijensiz kalmasıdır” dedi. Kazazede sudan bilinci açık olarak çıkarılsa bile hayati riskin devam edebileceğini vurgulayan Özdemir, hastanın sürekli gözlemlenmesi gerektiğini belirtti. Akciğerlere kaçan az miktarda suyun saatler sonra bile solunum yetmezliğine (sekonder/ikincil boğulma) yol açabileceğine dikkat çekti. Suda beyin ölümünün 4-6 dakika içinde başladığını hatırlatan Halit Özdemir, “112 ekipleri gelene kadar geçen 2-3 dakikalık altın sürede doğru yapılan müdahale, hastanın kalıcı hasar almadan yaşama tutunmasını sağlar. Bireysel ve kurumsal olarak tüm vatandaşlarımızın, anne-babaların, öğretmenlerin ve cankurtaranların Sağlık Bakanlığı onaylı merkezlerden profesyonel ilk yardım eğitimi alması şarttır. Unutmayın, doğru ilk yardım hayat kurtarır” diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p><img alt="" height="380" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/cok-iyi-yuzmek-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="641" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/en-iyi-yuzuculer-bile-bogulabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-kopyasi-1-299.jpg" type="image/jpeg" length="87523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiğ tavuğu yıkamayın]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/cig-tavugu-yikamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/cig-tavugu-yikamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Şube Başkanı Ali Manavoğlu, toplumda yaygın olarak uygulanan çiğ tavuğu yıkama alışkanlığının ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekti. Manavoğlu, çiğ tavuğun yıkanmasının bakterileri yok etmediğini, aksine mutfaktaki tezgâh, lavabo, musluk ve mutfak gereçlerine yayarak çapraz bulaşmaya neden olduğunu belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, çiğ tavuğun yıkanmasının bakterileri yok etmediğini, aksine mutfaktaki tezgâh, lavabo, musluk ve mutfak gereçlerine yayarak çapraz bulaşmaya neden olduğunu belirterek vatandaşları doğru gıda hijyeni konusunda uyardı. Çiğ tavuk etini pişirmeden önce yıkamak, birçok evde yıllardır sürdürülen bir alışkanlık olsa da Manavoğlu, bunun yanlış bir uygulama olduğunun altını çizdi. Ali Manavoğlu, çiğ tavuğun akan su altında yıkanmasının sağlık açısından fayda sağlamadığı gibi, görünmeyen bakterilerin mutfağın birçok noktasına sıçramasına neden olduğunu söyledi. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte gıda kaynaklı zehirlenme vakalarının da yükseldiğine dikkat çekerek, mutfak hijyeninin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>‘Bakterileri öldürmez, etrafa yayar’</strong></p>

<p>Ali Manavoğlu, çiğ tavuk üzerinde bulunabilecek Salmonella ve Campylobacter gibi zararlı bakterilerin suyla temizlenmediğini belirterek, “Vatandaşlarımız çiğ tavuğu yıkayarak temizlediklerini düşünüyor. Oysa akan su bakterileri ortadan kaldırmaz. Su sıçramasıyla birlikte bu mikroorganizmalar lavaboya, musluğa, mutfak tezgâhına, kesme tahtasına, bıçaklara ve hatta yakın mesafedeki diğer gıdalara taşınabilir. Bu durum gıda güvenliğinde ‘çapraz bulaşma’ olarak tanımlanır ve ciddi sağlık riski oluşturur” diye konuştu.</p>

<p><strong>Çapraz bulaşma zehirlenmeye yol açabiliyor</strong></p>

<p>Manavoğlu, çiğ tavuktaki bakterilerin salata, meyve, ekmek gibi pişirilmeden tüketilen gıdalara bulaşmasının ciddi gıda zehirlenmelerine neden olabileceğini belirterek, “Çiğ tavuktan sıçrayan bakteriler fark edilmeden başka gıdalara geçebilir. Bu gıdalar pişirilmediği için bakteriler yaşamaya devam eder ve tüketildiğinde mide bulantısı, kusma, ishal, yüksek ateş ve karın ağrısı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler bu riskten daha fazla etkilenmektedir” dedi.</p>

<p><strong>En güvenli yöntem doğru pişirme</strong></p>

<p>Ali Manavoğlu, tavuk etindeki zararlı mikroorganizmaların ancak yeterli sıcaklıkta pişirme ile yok edilebildiğini belirterek, “Tavuğun iç sıcaklığı en az 75 dereceye ulaşacak şekilde tamamen pişirilmesi gerekir. İç kısmı pembe kalan veya kanlı görünen tavuk kesinlikle tüketilmemelidir. Güvenliğin anahtarı yıkamak değil, doğru pişirmektir” dedi. Manavoğlu, çiğ tavuk hazırlarken kullanılan mutfak ekipmanlarının da ayrı tutulması gerektiğini belirterek, aynı bıçak ve kesme tahtasının yıkanmadan sebze, meyve veya ekmek kesmek için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Çiğ tavukla temas eden tüm ekipmanların sıcak su ve deterjanla iyice temizlenmesi gerektiğini ifade eden Manavoğlu, ellerin de en az 20 saniye sabunla yıkanmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p><strong>Yanlış çözdürme de risk oluşturuyor</strong></p>

<p>Ali Manavoğlu, dondurulmuş tavukların oda sıcaklığında çözdürülmesinin de tehlikeli olduğuna dikkat çekerek “Tavuk eti oda sıcaklığında uzun süre bekletildiğinde bakteriler çok hızlı çoğalır. Donmuş tavuk mutlaka buzdolabında, soğuk zincir bozulmadan çözdürülmelidir. Mikrodalga veya soğuk su yöntemi kullanılacaksa da çözünen ürün vakit kaybetmeden pişirilmelidir” dedi. Manavoğlu, gıda güvenliği açısından tavsiyelerde bulunarak. “Çiğ tavuğu kesinlikle yıkamayın. Çiğ et ve sebzeler için ayrı kesme tahtası kullanın. Tavukla temas eden bıçak, tabak ve mutfak gereçlerini sıcak su ve deterjanla temizleyin. Ellerinizi çiğ ete temas ettikten sonra en az 20 saniye sabunla yıkayın. Tavuk etini tamamen pişirin, iç kısmının pembe kalmadığından emin olun. Çiğ tavukla temas eden yüzeyleri dezenfekte edin. Çiğ tavuğu buzdolabında muhafaza edin ve soğuk zinciri bozmayın” dedi. Manavoğlu, küçük gibi görünen yanlış alışkanlıkların büyük sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirterek, “Gıda güvenliği mutfakta başlar. Doğru hijyen kurallarına uymak hem aile bireylerini hem de toplum sağlığını korur. Çiğ tavuğu yıkamak yerine güvenli şekilde pişirmek ve mutfak hijyenine dikkat etmek, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde en etkili yöntemdir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/cig-tavugu-yikamayin-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/cig-tavugu-yikamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-kopyasi-6-251.jpg" type="image/jpeg" length="24271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihin derinliklerinde bir zaman yolculuğu: Gladyatörler şehri Stratonikeia]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/tarihin-derinliklerinde-bir-zaman-yolculugu-gladyatorler-sehri-stratonikeia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/tarihin-derinliklerinde-bir-zaman-yolculugu-gladyatorler-sehri-stratonikeia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Yatağan ilçesinde yer alan, dünyanın en büyük mermer kentlerinden biri olan Stratonikeia Antik Kenti, ziyaretçilerini binlerce yıllık tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Antik kent, aynı zamanda antik dönemin en önemli gladyatör eğitim merkezlerinden biri olarak biliniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>​Muğla’nın Yatağan ilçesinde yer alan Stratonikeia Antik Kenti, günümüze kadar ulaşarak binlerce yıllık tarihi bünyesinde barındırıyor. Hellenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait yapıların bir arada, adeta bir yapbozun parçaları gibi harmanlandığı bu eşsiz antik kent, ‘Yaşayan Esnaf ve Sanatkar Müzesi’ ruhuyla tarih meraklılarını ağırlamaya devam ediyor. Stratonikeia’yı diğer pek çok antik kentten ayıran en büyük özellik, kesintisiz yerleşim birimi olması. Ziyaretçiler, kentin geniş caddelerinde yürürken bir yanda Roma İmparatorluğu dönemine ait devasa sütunları ve tiyatroyu selamlıyor, hemen diğer yanda ise Osmanlı döneminden kalma tarihi Şaban Ağa Camii’ni ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait taş evleri görebiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-135838.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/stratonikeia-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Gladyatör mezarları</strong></p>

<p>Sokaklarında adımlarken hissedilen bu çok kültürlülük, kente büyüleyici bir atmosfer katıyor. MÖ 3. yüzyılda Seleukos Kralı I. Antiokhos tarafından eşi Stratonike adına inşa ettirilen kent, aynı zamanda antik dönemin en önemli gladyatör eğitim merkezlerinden biri olarak biliniyor. Kazılarda ortaya çıkarılan ve bugün koruma altında olan gladyatör mezarları ile onların kahramanlık hikayelerini anlatan mezar taşları, dönemin gladyatör dövüşlerinin görkemini gözler önüne seriyor. Kent, bu yönüyle hem büyük bir aşka ev sahipliği yapmış hem de cesur savaşçıların arenası olmuş.</p>

<p><img alt="" height="1067" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/stratonikeia-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>​Gezi rotasında neler var?</strong></p>

<p>​Stratonikeia’ya yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken noktalar şunlar: “Gymnasion; antik dönemin spor ve eğitim merkezi olan bu devasa yapının kalıntıları, kentin ihtişamını gözler önüne seriyor. Antik Tiyatro; yaklaşık 12 bin kişi kapasiteli bu görkemli yapı, yamaçtaki konumuyla muazzam bir manzara sunuyor. Şaban Ağa Camii ve Osmanlı Evleri; kentin merkezinde yer alan, ahşap işçiliğiyle göz dolduran cami ve çevresindeki restore edilmiş tarihi evler, Türk-İslam dönemi mimarisinin en güzel örneklerinden. Tarihi Taş Sokaklar; kentin taş döşeli sokaklarında yürümek, asırlar öncesinin esnaf dükkanları arasında kaybolmak benzersiz bir deneyim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-135950.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><img alt="" height="1600" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-135914.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-135713.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Açık hava müzesi</strong></p>

<p>Stratonikeia, Muğla-Bodrum karayolu üzerinde, Yatağan’a oldukça yakın bir konumda yer alıyor. Özellikle yaz aylarında ziyaret edecek olanların, kenti rahatça gezebilmek için sabahın erken saatlerini veya ikindi vaktini tercih etmeleri, yanlarına bol su ve şapka almaları öneriliyor. Tarihin, mimarinin ve doğanın iç içe geçtiği bu açık hava müzesi hem Ege’nin sıcaklığını hissetmek hem de tarihin tozlu sayfalarında unutulmaz bir yolculuğa çıkmak isteyen gezginleri bekliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-135957.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><img alt="" height="900" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-135754.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/tarihin-derinliklerinde-bir-zaman-yolculugu-gladyatorler-sehri-stratonikeia</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-1346.jpg" type="image/jpeg" length="49861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dekonttaki bir satır, paranızı kurtarabilir]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/dekonttaki-bir-satir-paranizi-kurtarabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/dekonttaki-bir-satir-paranizi-kurtarabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, açıklamasız gönderilen paraların hukuken ‘borç ödemesi’ sayıldığını belirterek, dekontlarda açıklama belirtilmemesinin paranın geri alınmasını imkânsız hale getirebileceği konusunda uyardı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, banka üzerinden gönderilen borç paranın geri ödenmemesi durumunda elinde açıklama bulunmayan vatandaşın parasını hukuken talep etmesinin zora girdiğini belirterek, Yargıtay kararları uyarınca açıklamasız gönderilen tutarların ‘borç ödemesi’ kabul edildiğini hatırlattı. Gündüz, bankacılık işlemleri üzerinden yapılan para transferlerinde ‘açıklama’ kısmının boş bırakılmasının, vatandaşları ileride telafisi imkansız hukuki uyuşmazlıklarla karşı karşıya bıraktığını belirtti. Gündüz, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre açıklamasız gönderilen paraların kural olarak ‘Mevcut bir borcun ödemesi’ şeklinde değerlendirildiğini vurgulayarak, “Birine iyilik olsun diye gönderdiğiniz para, hukuken sizin ona olan borcunuzun kapatılması olarak görülüyor” dedi.</p>

<p><strong>Açıklama kısmı hukuki bir kalkan</strong></p>

<p>Para gönderimi sırasında açıklama kısmına ‘borç’ veya ‘geri ödenmek üzere ödünç’ gibi net ifadeler yazmamanın büyük bir risk olduğunu ifade eden Neşet Gündüz, bu durumun karşı tarafa mahkemede, “Bu para borç değil, bana olan eski bir ödemesiydi” savunmasını yapma imkânı tanıdığını söyledi. Gündüz, “Bu senaryoda ispat yükü tamamen göndericiye geçiyor. Parayı borç olarak verdiğinizi kanıtlayamazsanız, gönderdiğiniz tutarı geri alabilmeniz neredeyse imkansız hale geliyor” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Borcun varlığını kanıtlayacak deliller</strong></p>

<p>Açıklama kısmı boş bırakılmış olsa dahi, borcun varlığını ispat edebilecek bazı hukuki delillerin mahkeme sürecinde hayat kurtarıcı olabileceğine değinen Gündüz, bu delilleri hatırlatarak, WhatsApp veya benzeri platformlar üzerinden yapılan, “‘Şu kadar borç veriyorum, geri ödeyeceksin’ gibi net ifadelerin yer aldığı mesajlaşmalar en güçlü kanıtlar arasında yer alıyor. Borcun verildiğine şahit olan kişilerin beyanları mahkemede dikkate alınabiliyor. Önceden yapılmış yazılı sözleşmeler, makbuz veya imzalı dekontlar sürecin en sağlam kanıtlarını oluşturuyor. Ses kayıtları ise mahkemede yalnızca istisnai durumlarda ve belirli şartlar altında delil niteliği taşıyabiliyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘Aramızda hallederiz’ demeyin, belgeleyin</strong></p>

<p>Vatandaşların yaptığı en büyük hataların başında, tanıdıklarına duyulan güvenle ‘Aramızda hallederiz’ düşüncesiyle açıklama kısmına hiçbir şey yazmadan veya herhangi bir sözleşme yapmadan para transferi gerçekleştirmek geldiğini belirten Gündüz, “Bu tür mağduriyetler yaşamamak için para transferi sırasında açıklama kısmını mutlaka doldurmayı veya taraflar arasında yazılı bir kayıt oluşturmayı hayati bir zorunluluk olarak görüyor. Her somut olayın kendi içinde değerlendirildiği hukuk sisteminde, tüm parasal işlemlerinizi bir dijital iz bırakarak gerçekleştirmeniz, gelecekteki olası hukuki uyuşmazlıklara karşı en büyük güvenceniz olacaktır” diye özetledi.</p>

<p><img alt="" height="606" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-124955.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="506" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/dekonttaki-bir-satir-paranizi-kurtarabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-3-245.jpg" type="image/jpeg" length="36594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihin kehanet merkezi ‘Didyma’]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/tarihin-kehanet-merkezi-didyma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/tarihin-kehanet-merkezi-didyma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihin ‘kehanet merkezi’ olarak nitelendirilen ‘Didyma’, Aydın’ın Didim ilçesinde yer alıyor. Antik kenti ve onun tacı olan Apollon Tapınağı, sadece tarih meraklılarını değil, büyüleyici manzaralar ve unutulmaz anlar peşinde koşan her gezgini kendine çekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’ın Didim ilçesinde yer alan ve antik dünyanın en büyük kehanet merkezlerinden biri olan Didyma Antik Kenti (Apollon Tapınağı), bu yıl da binlerce yerli ve yabancı turistin odak noktası olmaya devam ediyor. Dev sütunları ve meşhur Medusa kabartmasıyla göz kamaştıran antik merkez, turizmdeki bu yoğunluğun gölgesinde yapısal koruma ve çevre düzenlemesi tartışmalarını da beraberinde getiriyor. ​Antik çağda ‘bilicilik’ merkezi olarak ün salan Didyma, döneminin en büyük inanç merkezleri arasında yer alıyordu. Günümüzde ise devasa boyutlardaki sütunları ve mimari detaylarıyla ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Bölge esnafı ve yerel turizm temsilcileri, Didyma’ya olan ilginin her geçen yıl arttığını belirtirken, bu yoğunluğun bölge ekonomisine can suyu olduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="" height="1200" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/didyma-4-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>Ege’de bir zaman tüneli</strong></p>

<p>​Masmavi koyları ve altın sarısı kumsallarıyla bilinen Didim, sadece deniz turizmiyle değil, yanı başında yükselen binlerce yıllık bir dünya mirasıyla da ziyaretçilerini büyülüyor. Antik çağın en büyük kehanet merkezi olan Didyma Apollon Tapınağı, devasa boyutları ve mistik atmosferiyle mutlaka rotaya eklenmesi gereken yerlerin başında geliyor. Didyma, antik dönemde kehanetlerin fısıldandığı, kralların ve komutanların geleceği öğrenmek için kilometrelerce yol katettiği kutsal bir merkezdi. Tapınak alanına girildiği zaman ziyaretçileri karşılayan devasa sütunlar, buranın neden antik dünyanın en büyük tapınaklarından biri olarak tasarlandığını gözler önüne seriyor. Depremlere ve zamana meydan okuyarak ayakta kalan bu devasa yapı, gezmeye gelenleri adeta bir zaman tünelinde hissettiriyor.</p>

<p><img alt="" height="1200" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/didyma-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>​Medusa’nın gözleri</strong></p>

<p>​Gezginlerin ve fotoğraf tutkunlarının Didyma’da ilk yöneldiği yer, ünlü Medusa başı kabartması oluyor. Antik mitolojide gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan Medusa’nın bu devasa kabartması, tapınağın en ikonik sembolü. Fotoğrafçılar, Medusa kabartmasının önünde, özellikle gün batımına yakın saatlerde harika ışık oyunlarıyla muhteşem fotoğraflar yakalama imkanı buluyor. ​Yürüyüşü ve doğayı sevenlerin antik çağın izini sürebileceği harika bir rota daha var. Milet Antik Kenti’nden başlayıp Didyma’daki Apollon Tapınağı’na kadar uzanan tarihi Kutsal Yol (Sacred Way), o dönem törensel yürüyüşlerin yapıldığı güzergahtı. Günümüzde bu hattın bazı bölümlerini yürüyerek keşfetmek, doğa ve tarih yürüyüşçüleri için eşsiz bir deneyim sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/didyma-6.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>​Ziyaretçilere altın değerinde ipuçları</strong></p>

<p>​Didyma’yı ziyaret etmek isteyenler için altın değerinde ipuçları mevcut. Yaz aylarında geziliyorsa; öğle sıcağından kaçınmak için tapınağı sabahın erken saatlerinde veya gün batımına doğru ziyaret edilmeli. Akşamüstü güneşinin sütunlar arasından süzülüşü tam bir görsel şölen oluşturuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan ören yerine girişlerde Müze Kart geçerli. Ziyaretçiler, tapınak çevresinde sıralanan şirin kafelerde ve restoranlarda mola vererek; Ege’nin meşhur zeytinyağlılarını tatma fırsatı yakalıyor veya buz gibi bir koruk şerbetiyle serinliyor. Ayrıca Didyma’ya kadar gelmişken, sadece 20-25 dakika mesafedeki Milet Antik Kenti ve antik filozofların şehri Priene de gezi planına dahil edilebilir.</p>

<p><img alt="" height="1200" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/didyma-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p>​</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/tarihin-kehanet-merkezi-didyma</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-1-783.jpg" type="image/jpeg" length="56766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akcan: Üretici serasını ekmekten korkar hale geldi...Tarımda kriz  derinleşiyor]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/akcan-uretici-serasini-ekmekten-korkar-hale-gelditarimda-kriz-derinlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/akcan-uretici-serasini-ekmekten-korkar-hale-gelditarimda-kriz-derinlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, yüksek faiz ve artan üretim maliyetlerinin tarım sektörünü iflasın eşiğine getirdiğini belirterek, üreticinin serasını ekmekten korkar hale geldiğini vurguladı. Akcan, “Eğer üreticiyi ayakta tutamazsak gelecekte çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalırız” uyarısında bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya tarımının kalbi konumundaki Toptancı Hal’de yaşanan sıkıntılar büyüyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Akcan, tarım sektörünün içinde bulunduğu ekonomik tabloyu değerlendirerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Üreticiden komisyoncuya, esnaftan ihracatçıya kadar tüm sektör paydaşlarının zor günlerden geçtiğini belirten Akcan, yüksek faiz politikalarının piyasadaki hareketliliği durma noktasına getirdiğini söyledi. Akcan, “Tarım sektörü gerçekten iflas etmiş durumda. Büyük bir sıkıntı var. Bu üretim maliyetleri ve yüksek faiz oranlarıyla hiç kimsenin ticaret yapma şansı kalmadı. Ne çiftçi, ne esnaf, ne komisyoncu ne de tüccar para kazanabiliyor” dedi.</p>

<p><strong>‘Ekmesem daha kârlıyım’</strong></p>

<p>Tarımda üretim yapmanın artık büyük bir risk haline geldiğini anlatan Nevzat Akcan, kendi serası üzerinden çarpıcı bir örnek vererek, “Benim 250 dönüm seram var. Bu seranın yıllık masrafı 75-80 milyon lirayı buluyor. Ben bugün o parayı bankaya koysam, üretim yapmadan faiz geliri elde ederim. Böyle bir ortamda insan nasıl üretim yapsın? Üretici üretmekten korkar hale geldi” diye konuştu. Üreticinin önünü göremediğini ifade eden Akcan, “Üretim maliyetleri her yıl yüzde 50, yüzde 70 oranında artıyor. Ancak ürününü aynı oranda zamlı satamıyorsun. Maliyet yükseliyor ama gelir aynı kalıyor. Üreticinin kazancı her geçen gün eriyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘Yüksek faiz piyasadaki parayı çekti’</strong></p>

<p>Ekonomide yaşanan sıkıntıların temel nedenlerinden birinin yüksek faiz politikaları olduğunu savunan Akcan, piyasadaki nakit akışının durduğunu söyleyerek, “Yüksek faiz piyasadan parayı çekiyor. İnsanlar parasını ticarete yatırmak yerine bankaya koymayı tercih ediyor. Malını mülkünü satamıyor, piyasada nakit dönmüyor. Para kazanmanın yolu üretim ve ticaret olması gerekirken, bugün insanlar faiz gelirine yöneliyor” dedi. Ekonomide yaşanan tablo nedeniyle vatandaşın da büyük sıkıntı çektiğini belirten Akcan, “Paranın alım gücü bitti. Enflasyon insanların üzerinden silindir gibi geçti. Asgari ücretli, emekli nasıl harcama yapsın? Vatandaşın cebinde para kalmadı” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘Esnaf da ihracatçı da zorda’</strong></p>

<p>Antalya Toptancı Hali’nde faaliyet gösteren esnafın yaşadığı sıkıntılara da dikkat çeken Akcan, sorunun bireysel değil genel bir ekonomik kriz olduğunu vurgulayarak, “Hal esnafımız zor durumda. İhracatçı zor durumda, komisyoncu zor durumda, tüccar zor durumda. Bu sadece bir kişinin veya bir firmanın yaptığı hatadan kaynaklanan bir durum değil. Genel bir sıkıntı yaşıyoruz” dedi. Akcan, yüksek faizlerin yaklaşık üç yıldır piyasaları etkilediğini, son bir yılda ise zirve seviyelere ulaştığını ifade ederek, “Esnaf bankadan kredi alıyor ama kazandığı para faizi karşılamıyor. Zarar her geçen gün büyüyor. Esnafın üzerinde ciddi bir yük oluştu” diye konuştu. Ekonomik sıkıntıların sadece tarımla sınırlı olmadığını dile getiren Akcan, Antalya’nın bütün sektörlerinde benzer sorunların yaşandığını söyleyerek, “Tarım böyle, turizm böyle, sanayi böyle. Organize sanayi bölgelerine gidin, sanayicinin de aynı sorunları yaşadığını görürsünüz. Bugün mutlu bir kesim kalmadı” dedi.</p>

<p><strong>‘Hal’de fiyatlar maliyeti karşılamıyor’</strong></p>

<p>Yaş sebze ve meyve fiyatlarını da değerlendiren Akkan, ürün fiyatlarının üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu hatırlattı. Antalya Toptancı Hali’ndeki güncel durumu anlatan Akcan, “Biber çeşitleri kaliteye göre 40-60 lira, dolmalık ve diğer çeşitler 40-70 lira arasında değişiyor. Domates fiyatları ise 15-35 lira bandında. Ancak bu rakamlar üreticinin maliyetlerini karşılamıyor” ifadelerini kullandı. Ürün fiyatlarının yüksek görünmesine rağmen üreticinin para kazanamadığını belirten Akcan, “Vatandaş pahalı alıyor, üretici ise kazanamıyor. Burada büyük bir dengesizlik var. Çünkü maliyetler sürekli artıyor” dedi.</p>

<p><strong>‘Ticareti kilitleyen konu yüksek faiz’</strong></p>

<p>Hal esnafının ve sektör temsilcilerinin en büyük talebinin faizlerin düşürülmesi olduğunu aktaran Akcan, “Bütün ticareti kilitleyen konu yüksek faiz oranlarıdır. Esnafın, üreticinin, ihracatçının önünü açacak politikalar gerekiyor” diye konuştu. Kur politikasına da değinen Akcan, ihracatçıların rekabet etmekte zorlandığını söyleyerek, “Yüksek enflasyonla birlikte kuru baskıladığınız zaman ihracat yapamaz hale geliyoruz. Bizim dışarıya mal satabilmemiz gerekiyor. Bunun için üreticinin ve ihracatçının desteklenmesi şart” dedi. Türkiye’nin üretim gücünün zayıfladığına dikkat çeken Akcan, ithalat ağırlıklı ekonomik yapının tehlikelerine vurgu yaparak, “Biz şu anda ihracattan çok ithalat yapar hale geldik. Hazırcı olduk. Üreten ülkeden tüketen ülkeye geçtik. Böyle devam ederse ithalat ülkenin geleceğini daha da zorlaştırır. Bizim yeniden üreten bir ülke olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘Tarımın geleceği için acil adım şart’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antalya’nın Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Nevzat Akcan, tarımın korunması gerektiğini belirterek, “Antalya sadece turizmin değil, tarımın da başkentidir. Eğer üreticiyi ayakta tutamazsak gelecekte çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalırız. Üretim desteklenmeli, maliyetler düşürülmeli, ticaretin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Çünkü üretmeyen bir ülkenin güçlü olması mümkün değildir” diye konuştu. Nevzat Akcan’ın açıklamaları, Antalya’da tarım sektörünün yaşadığı ekonomik darboğazı bir kez daha gündeme taşırken, üretici ve esnafın yüksek maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesini gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="" height="421" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/toptanci-hal-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/akcan-uretici-serasini-ekmekten-korkar-hale-gelditarimda-kriz-derinlesiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-3-243.jpg" type="image/jpeg" length="80387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acar: Eğitim ayrıştırılamaz]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/acar-egitim-ayristirilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/acar-egitim-ayristirilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ders kitaplarında ‘Kurtuluş Savaşı’ ifadesine ilişkin düzenlemelere tepki gösteren Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, kız ile erkek öğrencilerin ayrı okullarda eğitim görmesine yönelik iddialara ilişkin ise olası bu uygulamaların laik ve bilimsel eğitimi hedef aldığını savundu ve “Eğitimi ayrıştıramazsınız” dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p aria-level="1" role="heading"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik son tartışmalar ve eğitim politikalarındaki değişiklik iddialarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Acar, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında hayata geçirildiğini belirttiği uygulamaların eğitim sistemini çağdaş, bilimsel ve laik anlayıştan uzaklaştırdığını savundu.</p>

<p>Kamuoyunda gündeme gelen ‘kız ve erkek öğrencilerin ayrı okullarda eğitim görmesi’ yönündeki iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Acar, bunun eğitimde eşitlik ve laiklik ilkeleri açısından ciddi tartışmalar yaratacağını ifade etti. Acar, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında dayatılan bu değişiklikler, iktidarın kurmak istediği yeni rejime hizmet etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı okulları çağdaş birer eğitim yuvası olmaktan çıkarıp, egemen ideolojinin yeni nesillere aktarıldığı bir laboratuvar olarak konumlandırmaktadır” dedi.</p>

<p><strong>‘Kurtuluş Savaşı’ tepkisi</strong></p>

<p>Ders kitaplarından ‘Kurtuluş Savaşı’ ifadesinin kaldırılarak ‘Milli Mücadele’ ifadesinin kullanılmasına yönelik tartışmalara da değinen Sadık Acar, tarihsel gerçeklerin siyasi tercihlere göre değiştirilemeyeceğini söyledi. Acar açıklamasında, “Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen ve dünyadaki tüm mazlum halklara emperyalizme karşı direniş noktasında örnek olan Kurtuluş Savaşı’mızın tarihi ve önemi, bakanlık koltuklarında oturanların keyfine göre yeniden yazılamaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘Atatürk’ün izinde’</strong></p>

<p>Eğitim-İş olarak Cumhuriyet değerlerini ve bilimsel eğitimi savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Acar, “Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet ilke ve devrimlerine gönülden bağlı eğitim emekçileri olarak sınıflarımızda çocuklarımıza neyden kurtulduğumuzu ve tam bağımsız bir Cumhuriyeti nasıl kurduğumuzu anlatmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi. Sadık Acar, eğitim politikalarının toplumun tüm kesimlerinin ortak aklıyla oluşturulması gerektiğini belirterek, eğitimde yapılacak her düzenlemenin laiklik, bilimsellik ve fırsat eşitliği temelinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Acar, öğrencilerin ayrıştırılmasına yönelik olası uygulamaların eğitim ortamındaki birlik duygusuna zarar vereceğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/acar-egitim-ayristirilamaz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-1-771.jpg" type="image/jpeg" length="62408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pandemiyle büyüyen karavan sektörü darboğaza girdi: Usta krizi büyüyor, çırak yetişmiyor]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/pandemiyle-buyuyen-karavan-sektoru-darbogaza-girdi-usta-krizi-buyuyor-cirak-yetismiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/pandemiyle-buyuyen-karavan-sektoru-darbogaza-girdi-usta-krizi-buyuyor-cirak-yetismiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalyalı fiber imalat ustası Mecnun Akbay, pandemi dönemiyle birlikte patlama yaşayan karavan sektörünün bugünlerde krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. Akbay, “Maliyetler üç kat arttı, çırak yetişmiyor. İşçilik altın çağını yaşıyor ama usta yok” diyerek sektörün durumunu açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>​Antalya hem mavi yolculuğun hem de son yıllarda yükselen kamp ve karavan kültürünün Türkiye’deki en önemli merkezleri arasında başı çekiyor. Ancak pandemi dönemiyle birlikte patlama yaşayan karavan sektörü, bugünlerde yüksek maliyetler, değişen müşteri profili ve hepsinden önemlisi kalifiye iş gücü kriziyle karşı karşıya. Tortugas Karavan işletmecisi, tecrübeli fiber ve tasarım ustası Mecnun Akbay hem tekne hem de karavan imalatının dünü, bugünü ve sektörün geleceğine ilişkin konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/karavan-ve-tekne-imalatcisi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>‘<strong>Sıvı malzemenin sınırsız özgürlüğü’</strong></p>

<p>​Hem karavan hem de tekne imalatında Akdeniz’in kavurucu sıcağına ve tuzlu deniz suyuna karşı en büyük kalkanın ‘fiber’ malzeme olduğunu belirten Mecnun Akbay, bu malzemenin sağladığı avantajları şu sözlerle özetledi: “Fiber lifli yapısı sayesinde son derece dayanıklı bir malzeme. Isı yalıtımı sağlıyor, hafif ve herhangi bir hasar durumunda tamiratı çok kolay. En büyük avantajı ise sıvı bir malzeme olması. Ahşap, metal ya da kompozit ürünler gibi belirli kalıplara sıkışıp kalmıyorsunuz; istediğiniz formda döküm yapabiliyorsunuz. Bu da tasarımda bize sınırsız bir özgürlük sunuyor.”</p>

<p><img alt="" height="892" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/karavan-ve-tekne-imalatcisi-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="924" /></p>

<p><strong>​‘Boş alan bırakmadan tasarlıyoruz’</strong></p>

<p>​Karavan ve tekne gibi mikro yaşam alanlarında dekorasyonun en büyük zorluğunun dar alanları verimli kullanmak olduğunu ifade eden deneyimli zanaatkar, projelerinde ‘olmazsa olmaz’ ilkelerini şöyle paylaştı: “Bizim işimizde temel kural, olabildiğince her tarafa erişmek ve asla boş alan bırakmamaktır. Fabrikasyon, seri imalat işi yapmıyoruz; tamamen proje bazlı ve el yapımı çalışıyoruz. Müşterilerimiz genellikle kendi çizimleriyle ve özel talepleriyle bize gelirler. Onların yaşam tarzına göre dar alanlarda gizli çözümler üreterek her santimetreyi işlevsel hale getiriyoruz. Denizcilik lüks ve keyfi bir iş olduğu için her zaman birinci sınıf ‘marine’ malzeme istenir. Biz bu kalite standartlarını karavan imalatına da yansıtmaya çalışıyoruz ancak ekonomik şartlar karavancıları kısıtlıyor.”</p>

<p><img alt="" height="922" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/karavan-ve-tekne-imalatcisi-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="924" /></p>

<p><strong>​ ‘Yüzde 80’i kapılarına kilit vurdu’</strong></p>

<p>​Tekne tadilatı ile karavan imalatı arasındaki işçilik ve yaklaşım farklarına değinen Mecnun Akbay, Türkiye’deki karavan sektörünün ciddi bir daralma içinde olduğuna dikkat çekti. “Tekne sektörü biraz daha işin lüks boyutu” diyen Akbay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde karavan yaptıran insanlar genellikle ekonomik sebeplerle, yani otele yüksek paralar vermemek için bu yola başvuruyorlar. Son dönemde karavan sektörü müşteri kalitesindeki düşüşten ve ekonomik sıkışmışlıktan dolayı adeta bitmiş durumda. Pandemiden bu yana imalatçıların yaklaşık yüzde 80’i kapılarına kilit vurdu. Haberlerde anlatıldığı gibi büyük bir artış veya pembe bir tablo yok, piyasa şişiriliyor.”</p>

<p><img alt="" height="919" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/karavan-ve-tekne-imalatcisi-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="924" /></p>

<p><strong>​Yabancılar tadilata, yerliler imalata geliyor</strong></p>

<p>​Antalya’daki turizm hareketliliğinin Tortugas Karavan’a yansımaları sorulan Akbay, yerli ve yabancı müşteri profilini şu şekilde analiz etti: “Yabancı turistler bize daha çok tadilat ve onarım işleri için geliyorlar. Türkiye’ye uğradıklarında karavan parklarında araştırma yapıyorlar, esnafa soruyorlar ve bizi buluyorlar. Sıfırdan imalat projelerimizi ise daha çok yerli müşterilerimize ve yurt dışında yaşayan, karavanını burada yaptırıp gümrükten geçiren gurbetçilerimize hazırlıyoruz.”</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/karavan-ve-tekne-imalatcisi-6-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Yetişmiş usta ve çırak eksikliği</strong></p>

<p>​Sektörün en büyük kanayan yarasının yetişmiş usta ve çırak eksikliği olduğunu vurgulayan Mecnun Akbay, sert ve gerçekçi eleştirilerde bulundu. Hammadde fiyatlarının geçen seneye oranla en az 3 kat arttığını belirten Akbay, insan kaynağı krizini şu çarpıcı sözlerle aktardı: “Şu an piyasada usta yok, çırak yok, her şeyin eksiği var. Malzemeye ulaşmak hem zor hem pahalı; fiyatlar bir yılda üçe katlandı. Ancak malzemeyi bir şekilde parasıyla alabiliyorsunuz, asıl mesele ustayı bulabilmek. Genelde emekli olmuş, eski zanaatkarlar kaldı. Alttan çırak yetiştiren okul yok, sistem bitti. Aslında bu meslekler şu an robotların yapamayacağı işler olduğu için kelimenin tam anlamıyla altın çağını yaşıyor.” Akbay, genç neslin zanaat öğrenmeye ve fiziki üretime ilgi göstermediğine de dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" height="912" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/karavan-ve-tekne-imalatcisi-7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1368" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bütçeyi en çok elektronik ve ustalık yoruyor</strong></p>

<p>​Sıfırdan bir fiber karavan imalatının ortalama 2 ila 3 ay sürdüğünü, teknelerde ise bu sürenin metraja bağlı olarak 1 ay ile 1 yıl arasında değişebileceğini belirten Mecnun Akbay, yeni bir proje yaptıracak olanlara da bütçe yönetimi konusunda şu tavsiyelerde bulundu: “Tadilat ve imalat projelerinde bütçeyi belirleyen, maliyeti en çok yukarı çeken iki ana kalem vardır; elektronik malzemeler ve ustalık işçiliği. Müşterilerin bütçelerini doğru yönetebilmeleri için bu iki kalemi önceden çok iyi planlamaları gerekir.” Tüm sektöre ve üreticilere kısa ama net bir mesaj veren emektar usta Mecnun Akbay,​ “Çalışalım, üretelim” diyerek sözlerini tek bir cümleyle noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/pandemiyle-buyuyen-karavan-sektoru-darbogaza-girdi-usta-krizi-buyuyor-cirak-yetismiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-1319.jpg" type="image/jpeg" length="69068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefon dolandırıcıları yaşlı kadını hedef aldı: Kızı son anda kurtardı]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/telefon-dolandiricilari-yasli-kadini-hedef-aldi-kizi-son-anda-kurtardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/telefon-dolandiricilari-yasli-kadini-hedef-aldi-kizi-son-anda-kurtardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Telefon dolandırıcıları bu kez Antalya’da yaşayan yaşlı bir kadını hedef aldı. Kendisini Emniyet Müdürlüğü görevlisi olarak tanıtan şüpheli, savcılık talimatıyla yürütülen sözde bir operasyonu gerekçe göstererek yaşlı kadından kimlik bilgilerini doğrulamasını istedi. Durumun bir tuzak olduğunu anlayan yaşlı kadının o sırada yanında bulunan kızı, annesinin dolandırıcıların ağına düşmesini son anda engelledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Telefonda baskı kurarak paniğe sürüklemeye çalışan dolandırıcılar, yaşlı kadını yönlendirmeye çalıştı. Ancak o sırada annesinin yanında bulunan kızı, konuşmanın bir dolandırıcılık girişimi olduğunu fark ederek müdahale etti. Genç kadın, annesinin para göndermesini ve kişisel bilgilerini paylaşmasını son anda engelledi ve o anları kayda aldı. Yaşadıkları olayın ardından konuşan mağdur kadının kızı, benzer tuzaklara karşı vatandaşları uyardı.<br />
<br />
<strong>‘Ben olmasam onaylayacaktı’</strong><br />
Dolandırıcıların uzun süredir benzer yöntemlerle insanları hedef aldığını belirten genç kadın, şunları söyledi: “Ben olmasam annem o anki panikle tüm bilgilerini paylaşacak ya da ‘onaylıyor musunuz?’ sorusuna ‘onaylıyorum’ diyecekti. Kimse telefondaki bu yalanlara inanmasın. Polise gitsek de sonuç alınamıyor gibi hissediyoruz. En azından insanlar bilinçlensin, başkalarının canı yanmasın.”<br />
<br />
<strong>Yetkililer sık sık uyarıyor</strong><br />
Yetkililer ise vatandaşlara sık sık önemli uyarılarda bulunuyor. Emniyet birimleri, hiçbir polis, savcı ya da kamu görevlisinin telefonla arayarak para, altın veya kişisel bilgilerin doğrulanmasını talep etmeyeceğini vurguluyor. Bu tür aramalarla karşılaşılması halinde vatandaşların paniğe kapılmadan telefonu kapatmaları ve durumu derhal 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmeleri isteniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/telefon-dolandiricilari-yasli-kadini-hedef-aldi-kizi-son-anda-kurtardi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-kopyasi-6-244.jpg" type="image/jpeg" length="60073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GMO’dan doğru alışverişin şifreleri]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/gmodan-dogru-alisverisin-sifreleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/gmodan-dogru-alisverisin-sifreleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, market alışverişinde tüketicilerin sadece dış görünüşe değil; renk, doku, koku ve olgunluk gibi göstergelere dikkat ederek hem sağlıklarını koruyabileceklerini hem de gıda israfının önüne geçebileceklerini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, marketlerde satılan meyve, sebze ve et ürünlerinin dış görünüşlerinin tüketiciler için önemli ipuçları taşıdığına dikkat çekti. Manavoğlu, doğru ürün seçiminin hem gıda israfını azalttığını hem de sağlıklı beslenmeye katkı sağladığını belirterek, tüketicilerin alışveriş sırasında dikkat etmesi gereken noktaları tek tek anlattı. Market raflarında yer alan binlerce ürünün aynı tazelikte olmadığını belirten Manavoğlu, tüketicilerin yalnızca ürünün görünümüne değil, renk, doku, koku ve olgunluk belirtilerine de dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Bilinçli alışverişin hem aile bütçesini koruduğunu hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Manavoğlu, “Bir ürünün taze olup olmadığını anlamanın birçok doğal göstergesi vardır. Bu işaretleri bilen tüketiciler hem daha kaliteli ürün satın alır hem de bozulmaya başlamış ürünleri kolayca ayırt edebilir” dedi.</p>

<p><img height="1200" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/market-alisverisi-1.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>‘Patatesin yeşermesi ciddi bir uyarıdır’</strong></p>

<p>Patateslerde görülen yeşil renklenmenin basit bir renk değişimi olmadığını vurgulayan Manavoğlu, bunun güneş ışığına maruz kalma sonucu oluştuğunu belirtti. Yeşeren patateslerde insan sağlığı açısından zararlı olabilecek solanin maddesinin arttığını ifade eden Manavoğlu, “Yeşil alanlar küçük olsa bile dikkatli olunmalıdır. Yoğun yeşermiş veya filizlenmiş patateslerin tüketilmemesi gerekir. Bu tür ürünler mide ve bağırsak rahatsızlıklarına neden olabilir” diye konuştu.</p>

<p><img height="1781" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/market-alisverisi-4.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>‘Avokadonun sapı olgunluğunu gösterir’</strong></p>

<p>Avokado seçerken en önemli göstergenin sap kısmı olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, sapın kolayca çıkarılmasının ve alt kısmının yeşil görünmesinin ürünün olgunlaştığını gösterdiğini söyleyerek, “Kahverengi görünüm avokadonun iç kısmında kararmalar oluşabileceğinin işaretidir. Sap çıkmıyorsa ürün henüz olgunlaşmamıştır. Çok yumuşak avokadolar ise fazla beklemiş olabilir” dedi.</p>

<p><img height="1590" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/market-alisverisi-1-1.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>‘Muz üzerindeki benekler kalite göstergesi’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüketicilerin muz üzerindeki kahverengi beneklerden çekinmemesi gerektiğini belirten Manavoğlu, “Muz olgunlaştıkça doğal şeker oranı yükselir. Kabuk üzerinde oluşan küçük kahverengi benekler muzun tatlandığını gösterir. Ancak ezilmiş, akıntı yapan veya kötü kokan muzlar tercih edilmemelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="1472" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/market-alisverisi-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>‘Karpuzun tarla lekesi önemli ipucu’</strong></p>

<p>Yaz aylarının vazgeçilmezi karpuzun seçiminde en önemli ayrıntılardan birinin tarla lekesi olduğunu söyleyen Manavoğlu, “Karpuzun yere temas eden kısmındaki lekenin krem sarısı veya koyu sarı renkte olması, meyvenin dalında yeterince olgunlaştığını gösterir. Beyaza yakın lekeler ise erken hasat edildiğini düşündürebilir” dedi. Manavoğlu, karpuzun kabuğunun mat görünmesinin ve vurulduğunda tok bir ses vermesinin de olgunluk açısından önemli kriterler arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p></p>

<p><strong>‘Ananasın kokusu ve yaprakları kontrol edilmeli’</strong></p>

<p>Ananas satın alırken sadece dış görünüşe bakılmaması gerektiğini dile getiren Manavoğlu, meyvenin alt kısmından gelen hoş aromanın olgunluğu gösterdiğini belirterek, “Yaprakların çok kolay kopması bazen aşırı olgunlaşmaya işaret edebilir. Hafif direnç göstermesi daha sağlıklı bir göstergedir. Küf, ekşi koku veya aşırı yumuşama varsa ürün tercih edilmemelidir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>‘Et ürünlerinde renk kadar doku da önemli’</strong></p>

<p>Et alışverişinde yalnızca renge odaklanmanın doğru olmadığını ifade eden Manavoğlu, taze kırmızı etin parlak ve canlı görünmesi gerektiğini hatırlatarak, “Etin yüzeyi hafif nemli olmalı ancak yapışkan olmamalıdır. Keskin ve rahatsız edici bir koku varsa ürün kesinlikle satın alınmamalıdır. Vakumlu ambalajdan yeni çıkan etlerde görülen koyu renk kısa sürede oksijenle temas ettikten sonra normale dönebilir. Bu durum her zaman bozulma anlamına gelmez” diye konuştu.</p>

<p><img height="1485" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/market-alisverisi-5.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>‘Tavuk etinde en küçük şüphede ürün alınmamalı’</strong></p>

<p>Kanatlı etlerinin diğer et ürünlerine göre daha hassas olduğunu belirten Manavoğlu, tüketicilerin tavuk etinde özellikle son tüketim tarihini, soğuk zincirin korunup korunmadığını ve ambalaj bütünlüğünü kontrol etmeleri gerektiğini ifade ederek, “Tavuk eti yapışkan olmamalı, gri veya yeşilimsi renk değişimleri göstermemeli, kötü koku oluşturmamalıdır. Ambalajında şişme bulunan ürünler kesinlikle satın alınmamalıdır” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>‘Domatesin kokusu doğal, salatalık sert olmalı’</strong></p>

<p>Domates seçiminde doğal kokunun önemli olduğunu belirten Manavoğlu, sap kısmından yayılan hoş domates kokusunun tazeliğin göstergesi olduğunu söyleyerek, “Çok yumuşamış, ezilmiş veya küflenmeye başlamış domatesler kısa sürede bozulur. Kabuğu gergin, canlı renkli ve doğal kokulu ürünler tercih edilmelidir” dedi. Salatalığın elde sıkıldığında sert yapısını koruması gerektiğini ifade eden Manavoğlu, buruşmuş kabukların su kaybına işaret ettiğini belirtti. Manavoğlu, “Yumuşamış salatalıklar tazeliğini kaybetmiştir. Canlı yeşil renkte, sert ve düzgün yüzeyli ürünler tercih edilmelidir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>‘Çilekte küf hızlı yayılıyor’</strong></p>

<p>Çileğin çok hassas bir ürün olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, bir adet küflü çileğin kısa sürede tüm paketi etkileyebileceğini söyleyerek, “Ambalaj içerisindeki tüm çilekler dikkatlice incelenmeli, ezilmiş veya küflenmiş ürün bulunan paketler satın alınmamalıdır” dedi. Üzümlerde sapın yeşil kalmasının tazeliğin en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Manavoğlu, kahverengileşmiş ve kurumuş sapların ürünün uzun süre beklediğini gösterebileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>‘Elma ve armutta darbe izlerine dikkat’</strong></p>

<p>Elma ve armut gibi sert meyvelerde ezik bölgelerin zamanla çürümeye neden olduğunu belirten Manavoğlu, tüketicilerin kabuk üzerinde koyu lekeler ve yumuşama bulunan ürünlerden kaçınması gerektiğini söyledi. Yeşil yapraklı sebzelerde yaprakların diri olmasının önemli olduğunu ifade eden Manavoğlu, sararmış, sümüksü hale gelmiş veya aşırı solmuş ürünlerin raf ömrünü büyük ölçüde tamamladığını kaydetti.</p>

<p></p>

<p><strong>‘Balıkta gözler her şeyi anlatıyor’</strong></p>

<p>Balık alışverişinde en önemli göstergelerden birinin gözler olduğunu belirten Manavoğlu, “Parlak ve dışa bombeli gözler tazeliğin işaretidir. Solungaçların canlı kırmızı renkte olması, etin sıkı yapısını koruması ve deniz kokusuna sahip olması gerekir. Keskin kötü kokular bozulmanın habercisidir” dedi. Yumurta seçiminde kabukta çatlak bulunmaması gerektiğini söyleyen Manavoğlu, son tüketim tarihinin yanı sıra ambalaj temizliğinin de kontrol edilmesini önerdi.</p>

<p><img class="" height="1550" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/market-alisverisi-3.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Her yıl milyonlarca ton israf</strong></p>

<p>Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edildiğini hatırlatan Manavoğlu, bilinçli alışveriş alışkanlığının bu kayıpların azaltılmasına önemli katkı sağlayacağını ifade ederek, “Tüketiciler ihtiyaç kadar alışveriş yapmalı, ürünlerin son tüketim ve tavsiye edilen tüketim tarihlerini okumalı, soğuk zinciri korunmuş ürünleri tercih etmeli ve satın aldıkları gıdaları evde uygun koşullarda muhafaza etmelidir. Bilinçli tüketici hem kendi sağlığını korur hem de ülke ekonomisine katkı sağlar” diye konuştu. Ali Manavoğlu, tüketicilerin sosyal medyada dolaşan doğruluğu kanıtlanmamış bilgiler yerine bilimsel verilere güvenmesi gerektiğini belirterek, “Doğru ürün seçimi sağlıklı beslenmenin ilk basamağıdır. Market alışverişinde birkaç dakikalık dikkat, hem sağlık risklerini azaltır hem de daha kaliteli ve lezzetli gıdaların sofralara ulaşmasını sağlar. Gıda güvenliği üreticiden başlayan ve tüketicinin bilinçli tercihiyle tamamlanan bir zincirdir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/gmodan-dogru-alisverisin-sifreleri</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-kopyasi-8-201.jpg" type="image/jpeg" length="94613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Antalya ‘obez’ bir kente dönüştü’]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/antalya-obez-bir-kente-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/antalya-obez-bir-kente-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Forum X toplantısında konuşan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şubesi önceki dönem Başkanı Okan Hançer, plansız büyüyerek adeta ‘obez’ bir kente dönüşen Antalya’da ulaşım ve mülkiyet sorunlarının bütüncül bir planlamayla çözülmesi gerektiğini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Forum X toplantısında konuşan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HMO) Antalya Şubesi önceki dönem Başkanı Okan Hançer, Antalya’nın yıllardır Türkiye’ye önemli ekonomik katkılar sunduğunu ancak kentin hak ettiği yatırımları alamadığını belirterek, Antalya’nın geleceği için kentin hakkını savunan platformların önemine dikkat çekti. Antalya’nın sorunlarının tek tek değerlendirilmesi yerine bütüncül bir kentleşme perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade eden Hançer, kentin plansız büyümesi nedeniyle bugün ulaşımdan altyapıya, kaçak yapılaşmadan konut fiyatlarına kadar birçok sorunun aynı kaynaktan beslendiğini dile getirdi. “Antalya yıllardır herkese bir şeyler verdi. Artık bu kentin de hakkını savunacak, menfaatlerini konuşacak yapılara ihtiyacı var” diyen Hançer, kent adına söz söyleyen platformların büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Yanlış kentleşmenin sonuçları </strong></p>

<p>Antalya’nın en büyük probleminin kentleşme olduğunu söyleyen Hançer, “Maalesef Antalya büyük bir şehir olmasına rağmen gerçek anlamda kentleşemiyor. Kentleşme süreci çok geriden geliyor. Bunun sonucunda ise adeta ‘obez’ bir Antalya ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Kentte yaşanan ulaşım sıkıntısının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hançer, trafik yoğunluğunun plansız büyümenin doğal sonucu olduğunu söyledi. Aynı şekilde altyapı yetersizlikleri, mülkiyet sorunları, afetler ve çevresel diğer sorunların da yanlış kentleşmenin birer çıktısı olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Kaçak yapılaşma ve yüksek konut fiyatları </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaçak yapılaşma, yüksek konut fiyatları ve mülkiyet sorunlarının da kentleşme eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Hançer, Antalya’nın hemen her ilçesinde imar ve mülkiyet problemleri yaşandığını söyledi. Kentte yıllar önce tarım vasfından çıkarılan bazı alanlarda hâlâ vatandaşların mülkiyet haklarını kullanamadığını dile getiren Hançer, “İnsanlar ne tarım yapabiliyor ne konut inşa edebiliyor ne de ticari yatırım gerçekleştirebiliyor. İmar planı yapılmış olmasına rağmen uygulamaya geçilemediği için bu alanlar yıllardır atıl durumda bekliyor ve mülkiyet hakkını hiçbir şekilde kullanamayan vatandaşlar mağdur oluyor” dedi.</p>

<p><img height="488" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kentlesemeyen-antalya-1.JPG" width="650" /></p>

<p><strong>‘Doğu aksı en kritik ulaşım noktası’</strong></p>

<p>Antalya’nın doğu ulaşım aksının kent açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Hançer, Manavgat, Alanya, Mersin, Konya, Isparta, Adana, Hatay, Gaziantep ve Diyarbakır gibi birçok kente ulaşımın bu güzergâhtan sağlandığını ifade etti. Mevcut yol kapasitesinin yetersiz kaldığını söyleyen Hançer, planlarda alternatif ulaşım güzergâhları bulunmasına rağmen yıllardır hayata geçirilemediğini belirterek, “Kuzey Çevre Yolu ve mevcut diğer alternatif yollar da planlarda yer almasına rağmen kullanıma açılamıyor. Yerel yönetimler kentleşme konusunda ne yazık ki yıllardır sınıfı geçemiyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>‘Liman için önce mülkiyet sorunu çözülmeli’ </strong></p>

<p>Hançer, liman için bölgedeki en büyük engelin mülkiyet yapısı olduğunu söyledi. Liman çevresinde imar planlarının bulunmasına rağmen orman alanları, özel mülkiyetler ve farklı arazi statülerinin uygulamayı zorlaştırdığını belirten Hançer, imar planı yapılmasının tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Özellikle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. madde uygulamasının tamamlanmasının zorunlu olduğuna dikkat çeken Hançer, “İmar planı hazırlamak tek başına çözüm değildir. 18. madde uygulamaları sonuçlandırılmadan, parselasyon işlemleri tamamlanmadan limanın genişletilmesi mümkün değildir. Bu süreç tamamlanmadığı sürece hazırlanan planlar sadece kâğıt üzerinde kalacaktır” diye konuştu. Hançer, Antalya’nın sürdürülebilir büyümesi için bilimsel planlama, güçlü ulaşım yatırımları ve mülkiyet sorunlarını çözecek kapsamlı kentleşme politikalarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/antalya-obez-bir-kente-donustu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-kopyasi-4-262.jpg" type="image/jpeg" length="29478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tozlu raflarda 29 yıl]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/tozlu-raflarda-29-yil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/tozlu-raflarda-29-yil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın simge ikinci el kitapçılarından Seher Bilhan Akkaya, meslekteki 29’uncu yılında sokak stantlarından dükkan sahipliğine uzanan serüvenini, okurların değişen tercihlerini ve dijitalleşen dünyada verdikleri varoluş mücadelesini anlattı. Akkaya, “Antalya’da kitaba dokunmanın kokusunu yaşatıyoruz” diyerek mesleğine olan tutkusunu ifade etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kendisini geleneksel bir sahaf yerine ‘ikinci el kitapçı’ olarak tanımlayan Yıldız Kitabevi’nden Seher Bilhan Akkaya, her şeyin hızla tüketildiği günümüzde eski kitapların sayfalarında saklanan yaşanmışlıklara, aşka ve mahremiyete sahip çıktıklarını vurguluyor. Mesleğe adım atma hikayesini samimiyetle paylaşan Akkaya, her şeyin ergenlik döneminde teyzesinin kızının evden kaçmasıyla başladığını belirtiyor. Kuzenini ararken sığındığı kişinin bir kitapçı olduğunu söyleyen Akkaya, o dönem bu kişiden ilham alarak ilk standını açtığını ifade ediyor. Hatay’da eski eşiyle birlikte 10-15 standa kadar ulaşan yolculuk, 2004 yılında Antalya’da Valilik yakınlarındaki bir dükkanı devralmasıyla kalıcı bir adrese taşınmış. 2006 yılından bu yana dükkanı tek başına işleten Akkaya, çeyrek asrı aşan meslek hayatında ikinci elden sıfır kitaba kadar sektörün her alanında emek verdiğini dile getiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kitapci-seher-bilhan-akkaya-2-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>‘Antalya’da şok oldum’</strong></p>

<p>​Yıllar içinde Antalyalı okurların profilinde ve tercihlerinde yaşanan değişime dikkat çeken Akkaya, ilk dönemlerde büyük bir şok yaşadığını şu sözlerle aktarıyor: “Antalya çok büyük bir şehir ve gözümüzde büyümüştü. Ancak ilk geldiğimde burada sadece popüler yazarların kitapları ve pembe diziler satılıyordu. Hatay’da ise dünya klasiği okumayanı döverlerdi. Bu şok, Turgut Özakman’ın Şu Çılgın Türkler kitabıyla kırıldı; yüzlerce sattık. Ardından tarih dizilerinin etkisiyle siyasi ve tarihi kitaplar, sonrasında ise gençlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘vampir serileri’ dükkan önünde kuyruklar oluşturdu.” Kendisini bir ‘sahaf’ olarak görmediğini belirten Akkaya, İstanbul’daki Osmanlıca ve Farsça bilen ustaları bu işin piri olarak nitelendirerek, Antalya’da bu tanıma uyan ismin İlhami Dilek olduğunu söylüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kitapci-seher-bilhan-akkaya-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>‘Her şey ‘kullan-at’ oldu’</strong></p>

<p>​Kitap sayfalarının arasında saklanan kurutulmuş çiçeklerin, mektupların ve fotoğrafların kendisi için büyük bir değer taşıdığını ifade eden emektar kitapçı, günümüz modern dünyasını şu sözlerle eleştiriyor: “Her şey ‘kullan-at’ oldu. Günümüzde artık ilişkiler, aile bağları, aşk, sevgi ve mahremiyet ‘kullan-at’ mantığına büründü. Biz bu değerleri kaybettik.” Teknolojinin doğru kullanıldığında faydalı olduğunu belirten Akkaya, Nadir Kitap platformunda yer alan 20 binin üzerindeki kitap envanteriyle dünyanın her yerine ulaştıklarını ifade ediyor. Antalya’nın yerel kültürüne ve eski Kaleiçi yaşamına dair özel bir arşiv tuttuğunu belirten Akkaya, 82 yaşındaki kent tarihçisi Hüseyin Çimrin’in tüm imzalı eserlerini ve son çıkardığı kent sözlüğünü dükkanının en özel köşesinde sakladığını vurguluyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kitapci-seher-bilhan-akkaya-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>‘E-kitabın anısı yoktur’</strong></p>

<p>​Dijitalleşmenin kitaba dokunma hissini yok edemeyeceğini savunan Akkaya, “Kitap okumadan duramayan iki üç günde bir gelen müdavimlerimiz var. E-kitap okumanın hiçbir anısı yok. Bir kitaba dokunmanın, koklamanın duygusu çok farklı. Allah’ın ilk emri de ‘Oku’dur. İyi bir Müslümanın iyi bir okur olması gerekir” diyerek okuma kültürünün önemine dikkat çekiyor. Gençlerin lüks mekanlarda bir kahveye yüzlerce lira verirken kitaba mesafeli durmasını eleştiren Akkaya, üzerinde yaşadığımız toprakların Doğu ve Batı senteziyle dolu zengin bir tarihe sahip olduğunu, bu tarihe sahip çıkmak için en çok bizim okumamız gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kitapci-seher-bilhan-akkaya-7-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><img alt="" height="912" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kitapci-seher-bilhan-akkaya-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1368" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>​‘Kazancını kitaba yatıran Yakup abi’</strong></p>

<p>​Artan kağıt maliyetleri ve kitap fiyatları nedeniyle öğrencilerin ve kitapseverlerin ikinci ele yöneldiğini ve dükkan olarak sık sık kampanyalar yaptıklarını belirten Akkaya, dükkanın en dikkat çeken müdavimini ise şu sözlerle anlatıyor: “Hamallık yapan bir Yakup abimiz var. Her geldiğinde 500 liralık, 3 bin liralık kitap alır. Bütün kazandığı parayı kitaba yatırır ve hepsini okur. Yakup abi hatta dükkanımızda akademisyen bir arkadaşımıza Farsça öğretti. Üniversite mezunlarının bile okumadığı bir dönemde bu abimizin tutkusu beni şoke ediyor. Bizim dükkanımızda yok yoktur. Sıfır kitaptan ikinci el kitaba her türlü kitap bulunur. Herkese kapımız her zaman çık. Ne olur okuyun, herkes okusun.”</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/kitapci-seher-bilhan-akkaya-6.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/tozlu-raflarda-29-yil</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-1294.jpg" type="image/jpeg" length="82354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Güneşte kavruluyoruz, yağmurda ıslanıyoruz’ Antalya’da durak çilesi]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/guneste-kavruluyoruz-yagmurda-islaniyoruz-antalyada-durak-cilesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/guneste-kavruluyoruz-yagmurda-islaniyoruz-antalyada-durak-cilesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın birçok noktasında toplu taşıma duraklarının üstünün açık olması ve oturma alanlarının yetersizliği, özellikle yaz aylarında vatandaşları zor durumda bırakıyor. Kavurucu sıcak altında otobüs bekleyen Antalyalılar, kent estetiğine uygun kapalı duraklar ile daha fazla oturma bankı yapılmasını istiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da toplu ulaşım kullanan vatandaş, her gün duraklarda benzer bir sorunla karşı karşıya kalıyor. Kent genelinde birçok otobüs durağında yeterli gölgelik bulunmaması, bazı durakların ise tamamen üstü açık şekilde hizmet vermesi nedeniyle vatandaşlar yazın kavurucu güneşin, kışın ise yağmurun altında otobüs beklemek zorunda kalıyor. Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığının aşırı yükseldiği günlerde dakikalarca durakta bekleyen vatandaş, gölge bulabilmek için ağaç altlarına sığınıyor. Gölge bulunmayan bölgelerde ise kaldırımlara oturarak beklemek zorunda kalan yaşlılar, çocuklu aileler ve kronik hastalığı bulunan vatandaşlar büyük sıkıntı yaşıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/durak-cilesi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Şehir Hastanesi önü içler acısı</strong></p>

<p>Bu sorunların en ciddi şekilde yaşandığı noktaların başında ise Antalya Şehir Hastanesi geliyor. Her gün çok sayıda hastanın ve hasta yakınının ulaşım için kullandığı hastane önündeki durakların durumu, özellikle sağlık durumu hassas olan vatandaşlar için büyük bir mağduriyet oluşturuyor. Tedavi sonrası yorgun argın otobüs bekleyen yaşlılar ve hastalar, hiçbir korunaklı alanı bulunmayan duraklarda ya kavurucu güneşin altında saatlerce bekliyor ya da kış aylarında yağmur altında çaresiz kalıyor.</p>

<p><strong>Konforlu bekleme alanları talebi</strong></p>

<p>Vatandaşlar, özellikle Şehir Hastanesi gibi kritik noktalarda durakların daha konforlu hale getirilmesi, kapalı alanların artırılması ve bekleme noktalarına yeterli bankların yerleştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Sağlık hizmetine ulaşmaya çalışan bireylerin, otobüs beklerken yaşadığı bu fiziksel zorlukların bir an önce giderilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerden, toplu ulaşım altyapısında hasta ve yaşlı odaklı iyileştirmelerin yapılması yönünde acil beklentiler sürerken, ‘durakların hizmet kalitesinin’ yeniden değerlendirilmesi talep ediliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/durak-cilesi-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Yaşlıları ve hastaları zorluyor</strong></p>

<p>Kentteki birçok durakta oturma banklarının bulunmaması da ayrı bir sorun olarak öne çıkıyor. Alışveriş poşetleriyle toplu taşıma bekleyen vatandaşlar, uzun süre ayakta kalmak zorunda kalırken, yaşlılar ve engelli bireyler için durum daha da zorlaşıyor. Bazı alışveriş merkezlerinin önündeki duraklarda bank bulunmasına rağmen, Antalya’nın birçok ana cadde ve mahallesindeki duraklarda tek bir oturma alanının bile olmaması tepki çekiyor. Vatandaşlar, özellikle tansiyon, kalp ve dolaşım rahatsızlığı bulunan kişilerin sıcak havalarda uzun süre ayakta beklemesinin sağlık açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yazın güneş, kışın yağmur</strong></p>

<p>Vatandaşların ortak talebi ise oldukça net. Antalya’nın iklim koşullarına uygun, üstü tamamen kapalı, güneşten ve yağmurdan koruyan modern durakların yapılması isteniyor. Aynı zamanda duraklarda yeterli sayıda oturma bankının yer alması ve engelli ile yaşlı vatandaşların kullanımına uygun hale getirilmesi talep ediliyor. Kent estetiğini bozmayacak şekilde tasarlanacak modern durakların hem şehir görünümüne katkı sağlayacağı hem de toplu taşıma kullanan vatandaşların yaşamını kolaylaştıracağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/durak-cilesi-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Antalya’ya yakışan duraklar bekleniyor</strong></p>

<p>Her gün binlerce kişinin kullandığı otobüs duraklarında yaşanan gölgelik ve oturma alanı eksikliği, özellikle yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bugünlerde daha görünür hale geldi. Vatandaşlar, yetkililerin kent genelindeki durakları tek tek inceleyerek eksikleri gidermesini, Antalya’nın iklimine uygun kapalı duraklar ile yeterli sayıda oturma bankını kısa sürede hizmete sunmasını bekliyor. Durakta bekleyen vatandaş, “Yazın güneş altında kavrulmak, kışın yağmur altında ıslanmak istemiyoruz. Duraklar, vatandaşın rahatça bekleyebileceği güvenli ve konforlu alanlara dönüştürülsün” çağrısında bulunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/durak-cilesi-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/guneste-kavruluyoruz-yagmurda-islaniyoruz-antalyada-durak-cilesi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-02-125725.png" type="image/jpeg" length="42282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da sesli kitap seferberliği]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/antalyada-sesli-kitap-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/antalyada-sesli-kitap-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altı Nokta Körler Derneği öncülüğünde başlatılan projeyle, görme engelli bireylerin edebiyata erişimi için gönüllü okuyucular Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi’ne davet edilirken, sesli kitaplardan yararlanmak isteyen dinleyiciler Engelsiz Kafe çatısı altında buluşturuluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altı Nokta Körler Derneği Antalya Şubesi öncülüğünde, Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi ve Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe iş birliğiyle hayata geçirilen çalışmalar, hiç görmeyen veya az gören bireylerin bilgiye ve edebiyata erişimini güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle bir yandan sesli kitap arşivi büyütülürken, diğer yandan bu kitaplara erişecek dinleyicilerin sayısının artması hedefleniyor. Bu kapsamda iki ayrı ihtiyaç öne çıkıyor. Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi gönüllü ‘okuyucu’ ararken, Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe bünyesindeki sesli kitap birimi ise sesli kitapları takip edecek ‘dinleyicilere’ ihtiyaç duyuyor.<br />
<br />
<strong>Gönüllü desteği şart</strong><br />
Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi’nde yürütülen kitap seslendirme çalışmaları, görme engelli bireyler için oluşturulan sesli kitap arşivinin temelini oluşturuyor. Sesine güvenen, kitap okumayı seven gönüllüler, kütüphane üzerinden randevu alarak profesyonel stüdyo ortamında sevdikleri kitapları seslendiriyor. Süreç, gönüllülerin ses kalitesi, diksiyon ve vurgu gibi kriterler üzerinden değerlendirildiği kısa bir demo kaydıyla başlıyor. Uygun bulunan gönüllüler, telif açısından uygun eserleri seslendirmeye başlıyor. Eğer getirilen kitap daha önce seslendirilmişse, kütüphane ve dernek yetkilileri görme engelli bireylerin öncelikli ihtiyaç listesinde yer alan başka eserleri önererek arşivin çeşitliliğini koruyor.<br />
<br />
<strong>Dayanışma alanına dönüşüyor</strong><br />
Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe bünyesindeki sesli kitap ünitesi ise daha çok dinleyicilere odaklanıyor. Burada amaç, hâlihazırda seslendirilmiş kitapları dinlemek isteyen hiç görmeyen veya az gören bireylere, samimi, sosyal ve erişilebilir bir ortamda sesli kitaplara ulaşma imkânı sunmak. Böylece sesli kitaplar yalnızca bireysel bir etkinlik olmaktan çıkıp, paylaşılan bir kültür ve dayanışma alanına dönüşüyor.<br />
<br />
<strong>‘Birer ışık yapmak istiyoruz’</strong><br />
Kampanyanın hedeflerine ve önemine değinen Altı Nokta Körler Derneği Antalya Şube Başkanı Ahmet Oktay, kütüphanedeki gönüllü akışının sürekliliğini sağlamak ve sesli kitaplardan yararlanacak kişi sayısını artırmak için bu iş birliğine gittiklerini ifade etti. Özellikle öğrencilerin tatil dönemlerinde şehirden ayrılmasıyla gönüllü sayısında azalma yaşandığını, bu boşluğun yeni gönüllülerle doldurulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Oktay, “Biz, ‘Bir kitap bir dünya, bir dünya bir nefes’ diyerek, kitaplara ses olacak gönüllülerden oluşan bir topluluk oluşturmak istiyoruz. Karanlığı mum ile, cahilliği ise kitapla aydınlatabilirsin. Biz de sesli kitapları hiç görmeyen ve az gören bireyler için birer ışık yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Erişim engelleri aşılmaya çalışılıyor</strong><br />
Türkiye’de görme engelli bireylerin sadece kitap sayısında değil, genel erişilebilirlik konusunda da ciddi engellerle karşılaştığını hatırlatan Oktay, “Kütüphanelerdeki kaynak yetersizliği, okul ve kurslardaki erişilebilirlik eksikleri, dijital içeriklerin ekran okuyuculara uygun formatta olmaması, ekran okuyucu yazılımlara erişim maliyeti ve internet altyapısındaki yetersizlikler bu engeller arasında sayılıyor. Görme engelli sağlık kurulu raporu olan tüm vatandaşlar kütüphanelerin sunduğu sesli ve kabartma kitap hizmetlerinden ücretsiz yararlanılabiliyor. Daha fazla bireyin bu imkândan haberdar olması gerekiyor” dedi.<br />
<br />
<strong>Başvurular devam ediyor</strong><br />
Projeye dahil olmak isteyen gönüllüler, Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi’nden randevu alarak stüdyoya başvurabiliyor. Sesli kitap dinlemek isteyen hiç görmeyen ve az gören bireyler ise Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe’ye başvurarak sesli kitap biriminden yararlanabiliyor. Başkan Ahmet Oktay, “Sesine güvenen, kitap okumayı seven ve bu yolculuğu bizimle paylaşmak isteyen herkesi kütüphanedeki stüdyolarımıza; sesli kitapları dinlemek isteyen tüm görme engelli ve az gören dostlarımızı da Engelsiz Kafe’ye bekliyoruz. Bir kitabın sesli dünyaya kazandırılmasına katkı sunmak sadece bir görev değil, aynı zamanda bir gönül işidir” sözleriyle çağrısını yeniledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/antalyada-sesli-kitap-seferberligi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-1277.jpg" type="image/jpeg" length="18985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımlılığı yenen gençten ilham veren hikâye: 15 yıllık esareti bitirdi!]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/bagimliligi-yenen-gencten-ilham-veren-hikaye-15-yillik-esareti-bitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/bagimliligi-yenen-gencten-ilham-veren-hikaye-15-yillik-esareti-bitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da tam 15 yıl sonra bağımlılık prangasından kurtulan K. D., Limanayık Derneği ile değişen hayatını ve gerçek özgürlüğün şifrelerini anlattı. Eski bağımlı, yeni hayat elçisi olan K. D., madde bağımlılığıyla mücadele eden gençlere ve ailelere rehber olacak hikayesini gazetemize paylaştı. K. D., “Bağımlılık bizden güçlü olabilir ama bizim kadar akıllı değil” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖZEL HABER/ RÖPORTAJ</strong></p>

<p>15 yıl boyunca bağımlılığın pençesinde mücadele ettikten sonra küllerinden doğan 28 yaşındaki K. D. karanlık geçmişinden temiz bir geleceğe uzanan çarpıcı hikayesini anlattı. Bağımlılığı ‘boyna takılan bir tasma’ olarak tanımlayan K.D., ​“Bağımlılık bizden güçlü olabilir ama bizim kadar akıllı değil. Ben kendime ne kadar ‘hayır’ diyebiliyorsam, kontrol o zaman başlıyor” dedi. K. D. Limanayık Derneği ile tanışma sürecini ve ayık kalmanın ‘gerçek özgürlük’ olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>​*Kaç yıl bağımlı kaldınız? Bu süreç nasıl başladı?</strong></p>

<p>​**İsmim K. D., 28 yaşındayım ve tam 15 yıllık bir madde geçmişim var. Ben zaten yapı olarak hiperaktif biriydim. Hayatıma hızlı bir şeyler girince, ilk kullandığım maddenin diğerlerine göre daha masum olduğunu düşünmüştüm. Meğerse yanılmışım; o madde en kötüsüymüş. Hepsinin başlangıcı, bağımlılığın kapısını açan asıl anahtar oymuş.</p>

<p><strong>*Bir bağımlının, ‘Ben artık kurtulmak istiyorum’ demesini sağlayan şey genellikle nedir? Zorlamayla, aile baskısıyla bu süreç başarıya ulaşabiliyor mu?</strong></p>

<p>​**Kesinlikle dibi görmesi gerekiyor. Ama o dipte de öyle ince bir çizgi var ki, tam o anda kişiyi ikna etmeniz lazım. Ben artık bağımlılığım hakkında rahatça konuşabiliyorum. Bir çukurdaydım, o çukurun içinde olduğumu da biliyordum ama maddenin beynimdeki ödül merkezine verdiği haz, tüm sorunları örtbas ediyordu. Anneden, babadan göremediğim saygıyı ve sevgiyi maddede bulabiliyordum. Sıkılma yoktu, sadece haz vardı; ama sonrasında sorunlarla yüzleşmemiş oluyordun. Bağımlılık, ‘insana yakışmayan bir tasmanın boynuna takılması’ demektir. Hayattaki ‘ilk önceliğinin o madde olması’ demektir. Annemin ayaklarıma sarılıp, ‘Oğlum gitme’ diye hüngür hüngür ağlarken, benim apartmandan çıkana kadar ‘annemin o gözyaşlarını unutmam’ demektir. Madde beni bu kadar vicdansız yaptı. İnsanların merhametini kullanarak, telefondaki rehberi tek tek gezip para bulma yoluna gidiyordum. Öyle bir manipülasyoncu, öyle bir üçkağıtçı oluyorsun ki... Çünkü o parayı bir şekilde bulmak zorundasın. O kadar büyük bir hazzın bir de düşüşü oluyor ve o düşüşe katlanamıyorsun.</p>

<p>​*<strong>Sizi bağımlılığa götüren asıl neden veya nedenler neydi?</strong></p>

<p>​**Baş edemediğimiz, baş etmek de istemediğimiz ama çözmeye de çalışmadığımız psikolojik problemler... Sonrasında bir eve girmişiz ve her şeyi unutmuşuz. İnsan bunu bir kurtuluş sanıyor. Evet, sorunları halletse daha mutlu olacak ama işin aslı öyle değilmiş. İnsan ayıkken çok daha mutlu olabiliyormuş. Ayık kaldığında, kendine ‘Hayır’ demeye başladığında kendine olan saygın artıyor. Biz toplum olarak özgürlük ile sorumluluğu birbirine karıştırmışız. Halbuki ikisi de aynı şeymiş. Özgürlüğü ‘her şeyi yapabilmek’ olarak algılamışız ama özgürlük aslında o değilmiş. Ben kendime ne kadar ‘hayır’ diyebiliyorsam kontrol içeride, yani bende başlıyor. Biz hep dışarısıyla uğraşıyoruz. Başkalarını değiştirmeye çalışacağımıza, önce kendimizi değiştirsek ya…</p>

<p>​*<strong>Toplum olarak bağımlılıktan kurtulan gençlere karşı ciddi bir ön yargımız var. Bu gençlerin temiz bir sayfa açtıktan sonra tekrar eskiye dönmemeleri için ne yapılmalı? Bu süreçte neler öğrendiniz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​**İnsanın kendi zaaflarını bilip, açık kapılarını kapatması lazım. Ben bir eğitim gördüm ve bu eğitimde bize, ‘Bak şu olursa tekrardan başlarsın, şu durum seni tetikler’ diye her şeyi açıkça anlattılar. Örneğin bir odayı ısıttığınızda ufacık bir delik varsa, o deliği de kapatmanız gerekir. Bunu ciddiye alacaksın. Bu hastalıkta, ‘Başardım, bu iş bitti’ diye bir şey yok. Bu, durdurulabilir ve kontrol edilebilir bir hastalık. Evet, madde bizden güçlü. Bağımlılık bizden güçlü ama bizim kadar akıllı değil. Hastalık, seni senden daha iyi tanıyabilir. Çünkü biz duygularımızı yaşamayı bilmiyoruz. Mutluluğun yerine haz koymuşuz. Cenazeye gitmişiz, üzüntünün yerine haz koymuşuz. Öfkenin yerine haz koymuşuz. Maddeyi bırakınca ne olacak? Duygular yavaş yavaş geri gelecek. Tüm bu zorlu süreçlerin geçeceğini bilerek, sabırla hareket edeceğiz. Benim bağımlılıkla mücadelemde en büyük destekçim olan Limanayık Derneği’nde öğrendiğim en güzel şey buydu; sana hayatının sonuna kadar kapılarını açıyorlar, seni asla yalnız bırakmıyorlar.</p>

<p>​<strong>*Geleceğe dair en büyük hayaliniz, gerçekleştirmek istediğiniz nihai hedefiniz nedir?</strong></p>

<p>​**Benim hayalim, son nefesime kadar ayık bir şekilde kalabilmek. Dünyaya geliş sebebimi ve yaşama amacımı unutmadan, bilinçli bir şekilde eşime layık bir eş, evladıma güzel bir baba, Rabbime layık bir kul ve peygamberimize layık bir ümmet olarak yaşamaktan başka hiçbir isteğim yok.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/bagimliligi-yenen-gencten-ilham-veren-hikaye-15-yillik-esareti-bitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/07/haber-bagimliligi-yenen-gencten-ilham-veren-hikaye.jpg" type="image/jpeg" length="26910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Canımız, taşıdığımız paketten daha değerli’]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/canimiz-tasidigimiz-paketten-daha-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/canimiz-tasidigimiz-paketten-daha-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Motosikletli Kuryeler Federasyonu Genel Başkanı Nihat Özdemir, motosikletli kuryelere yönelik trafikte yaşanan sıkıştırma, hakaret ve fiziksel saldırıların kabul edilemez boyutlara ulaştığını belirterek, “Bizlerin canı, yetiştirmeye çalıştığımız paketten çok daha değerlidir” diyerek trafikte karşılıklı saygının hayati önem taşıdığını vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Antalya’da da her gün binlerce motosikletli kurye, sıcak-soğuk, yağmur-çamur demeden vatandaşların siparişlerini zamanında ulaştırabilmek için yoğun mesai harcıyor. Ancak son dönemde trafikte yaşanan saldırılar, motosikletli kuryelerin en büyük sorunlarından biri haline geldi. Akdeniz Motosikletli Kuryeler Federasyonu Genel Başkanı Nihat Özdemir, kuryelere yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekerek hem sürücülere hem de yetkililere önemli çağrılarda bulundu.</p>

<p><strong>‘Dayanılmaz bir noktaya ulaştı’</strong></p>

<p>Kuryelerin her gün hayatlarını riske atarak çalıştığını vurgulayan Özdemir, en önemli mesajını açıklamasının başında verdi. “Bizlerin canı, yetiştirmeye çalıştığımız paketten çok daha değerlidir” diyen Özdemir, hiçbir teslimatın bir insan hayatından önemli olmadığını belirtti. Özdemir, “Bizler yağmur, çamur, kış ve kavurucu sıcak demeden, iki teker üzerinde evimize bir lokma ekmek götürmeye çalışan emekçileriz. Asfalt üzerinde vücudumuzu adeta kaporta yaparak çalışıyoruz. Ekonomik zorluklar, zaman baskısı ve sistemin yükü zaten omuzlarımızdayken, trafikte maruz kaldığımız saldırılar artık dayanılmaz bir noktaya ulaştı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘Her gün ölümle burun buruna’</strong></p>

<p>Son dönemde motosikletli kuryelerin yalnızca trafik kazalarıyla değil, bilinçli şekilde yapılan tehlikeli hareketlerle de karşı karşıya kaldığını dile getiren Özdemir, trafikte yaşanan sıkıştırmaların, sözlü hakaretlerin ve fiziksel saldırıların ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu söyledi. Kuryelerin her gün ölümle burun buruna görev yaptığını ifade eden Özdemir, “Trafikte bilinçli şekilde sıkıştırılmak, hakarete uğramak ve hatta fiziksel şiddete maruz kalmak hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu saldırılar yalnızca bir kuryeye değil, evinde onu bekleyen ailesine, çocuklarına ve emeğiyle geçinen bir insana yapılmaktadır” dedi.</p>

<p><strong>‘Büyük bir emekle ulaştırılıyor’</strong></p>

<p>Kuryelerin toplumun günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası olduğuna dikkat çeken Özdemir, siparişlerin büyük fedakârlıklarla adreslere ulaştırıldığını belirtti. “Kapınıza gelen yemek, ilacınız, market alışverişiniz ya da acil ihtiyaç duyduğunuz herhangi bir paket, büyük bir emekle sizlere ulaştırılıyor” diyen Özdemir, “Bizler hedef değiliz. Bu toplumun hizmet eden emekçileriyiz. Evet, zaman zaman sistemsel baskılar nedeniyle acele etmek zorunda kalabiliyoruz. Yoğun çalışma temposunda hatalar da yapılabilir. Ancak hiçbir hata, bir insana şiddet uygulanmasının gerekçesi olamaz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>‘Bizler ayrıcalık istemiyoruz’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Motosikletli kuryelerin ekmek mücadelesi verdiğini vurgulayan Özdemir, “Biz iki teker üzerinde sadece paket taşımıyoruz; ailemizin geçimini, çocuklarımızın geleceğini ve yaşam mücadelemizi taşıyoruz. Direksiyon başındaki herkesin biraz daha anlayışlı, biraz daha sabırlı ve biraz daha dikkatli olması, belki de birçok kazayı ve acı olayı önleyecektir” diye konuştu. Toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Özdemir, trafikte karşılıklı saygının hayati önem taşıdığını söyledi. Motosikletli sürücülerin trafiğin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Özdemir, “Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Sadece yaşam hakkımıza saygı gösterilmesini istiyoruz. Trafikte güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşması, hem kuryelerin hem de tüm vatandaşların güvenliği açısından büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p><strong>Trafikte ‘empati’ çağrısı</strong></p>

<p>Motosikletli kuryelerin toplumun görünmeyen emekçileri olduğunu ifade eden Özdemir, “Bizler bu şehrin görünmez kahramanlarıyız. Yağmurda, fırtınada, kavurucu sıcakta hizmet vermeye devam ediyoruz. Evimize helal bir lokma götürebilmek için mücadele ediyoruz. Yollarda şiddete değil, saygıya ihtiyacımız var. Herkesin trafikte biraz daha empati kurmasını, motosikletli kuryelerin de bir ailesi, bir hayatı ve hayalleri olduğunu unutmamasını istiyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/kuryelerden-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/canimiz-tasidigimiz-paketten-daha-degerli</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-1273.jpg" type="image/jpeg" length="92842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizciliğin geleceği gençlerle güçlenecek]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/denizciligin-gelecegi-genclerle-guclenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/denizciligin-gelecegi-genclerle-guclenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’ya modern bir denizcilik lisesi kazandırılmasına öncülük eden Kaptan Deniz Demirel, şimdi de gençlerin sporun birleştirici gücüyle geleceğe hazırlanmasına destek oluyor. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nda önemli açıklamalar yapan Demirel, kentin liman altyapısının acilen genişletilmesi gerektiğine dikkat çekti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da denizcilik eğitiminin ve sektörünün gelişmesi adına attığı adımlarla tanınan Deniz Demirel, kente bağımsız bir denizcilik lisesi kazandırılmasının ardından şimdi de gençlerin sportif ve vizyonel gelişimi için kolları sıvadı. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı vesilesiyle önemli açıklamalarda bulunan Demirel, Antalya’nın deniz ticareti ve turizmindeki potansiyelini ve bu potansiyeli sırtlayacak gençlerin önemini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>​Büyük mücadelenin meyvesi</strong></p>

<p>​Geçmiş yıllarda Antalya’da başka bir okulun bünyesinde, yetersiz donanımla eğitim vermeye çalışan denizcilik bölümü, Deniz Demirel’in hem bir kaptan hem de bir veli olarak başlattığı kararlı mücadeleyle bağımsız bir eğitim yuvasına dönüştü. İş insanı Fettah Tamince tarafından yaptırılan ve bugün Konyaaltı ilçesi Liman Mahallesi’nde faaliyet gösteren Antalya Denizcilik Meslek Lisesi, kentin en modern eğitim kurumlarından biri konumunda. Eski dönemde okuldan yılda sadece 40-50 öğrenci mezun olabilirken, bugün bu sayının 300-400 seviyesine ulaştığını gururla belirten Demirel, şu ifadeleri kullandı: “Başlattığım mücadeleden bugün gurur duyuyorum. Yaklaşık 10 yıldır eğitim veren okulumuz, başta kıymetli öğretmenleri olmak üzere tüm kadrosuyla harika işler çıkarıyor. Milli Eğitim Bakanlığımızın ‘Meslek lisesi, memleket meselesi’ ruhuyla yürüttüğü ‘İhtisaslaşmış Meslek Lisesi’ projesi, ülkemizde bu okulların değerini artırdı.”</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/denizciligin-gelecegi-1-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>​ Vizyoner birer denizci olacaklar</strong></p>

<p>​Denizcilik lisesinin fiziki ve eğitsel altyapısının oturmasının ardından Demirel, rotayı öğrencilerin sosyal ve fiziksel gelişimine çevirdi. Antalya Denizcilik Lisesi Spor Kulübü çatısı altında büyük bir atılım hedeflediklerini belirten Demirel, okul müdürü Kaptan Nazif Karaman ve okulun öğretmenleriyle birlikte güçlü bir yönetim kurduklarını ifade etti. Kulübün temel amaçları ve projeleri ise şu şekilde: “Öğrencileri sporun birleştirici gücüyle buluşturarak, denizcilik gibi fiziki kondisyon gerektiren zorlu bir mesleğe erken yaşta hazırlamak. Projelerin sadece denizcilik lisesiyle sınırlı kalmayıp, bölgedeki çevre okullardaki çocukların da erken yaşta sporla tanışmasını sağlamak. Hem deniz ticaretinde hem de deniz turizminde görev yapacak gençlerin, donanımlı birer sporcu ve vizyoner birer denizci olarak yetişmesini desteklemek.”</p>

<p><img alt="" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/denizciligin-gelecegi-2-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>​Liman altyapısı acilen genişletilmeli</strong></p>

<p>​Konuşmasında 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın taşıdığı tarihi ve ekonomik öneme de değinen Demirel, Türkiye genelinde denizcilik eğitimi veren 50 okuldan birinin Antalya’da olmasının avantaj olduğunu ancak şehrin lojistik altyapısının bu potansiyeli tam olarak karşılayamadığını vurguladı. Antalya’nın hem turizmi hem de ticareti bir arada barındıran nadir kentlerden biri olduğunu hatırlatan Demirel, liman yetersizliğine şu sözlerle dikkat çekti: “Şehrimizde ne yük limanı ne de marinalarımız yeterli düzeyde. Bu yüzden ticaretimiz kısıtlı kalıyor. Bir sebze ve meyve cenneti olan Antalya’mızda, üretimin deniz yoluyla çok daha güvenli ve hacimli bir şekilde taşınması gerekiyor. Bu durum meslek odalarının da yıllardır talebi. Yetkililerin bu konuda mutlaka bir planlama yapacağını umuyorum.”</p>

<p><strong>‘Türk'ün büyük ulusal ülküsü’</strong></p>

<p>​Meslek liselerinin en büyük destekçisinin ilgili sektörlerdeki iş insanları olduğunu belirten Deniz Demirel, Antalya’daki tüm meslek liselerinin kaliteli, donanımlı ve liyakatli öğrenciler yetiştirdiğinin altını çizdi. Demirel, Akdeniz Manşet Gazetesi’ne desteklerinden dolayı teşekkürlerini sunmayı da ihmal etmedi. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde tüm öğrenci, veli ve öğretmenleri tebrik eden Demirel, konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu vizyoner sözüyle noktaladı: “Denizciliği Türk’ün büyük ulusal ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu YAVUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/denizciligin-gelecegi-genclerle-guclenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-4-137.jpg" type="image/jpeg" length="27655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehrin göbeğindeki camide hijyen tepkisi]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/sehrin-gobegindeki-camide-hijyen-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/sehrin-gobegindeki-camide-hijyen-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihi Muratpaşa Camisi’nde tuvaletlerin bakımsız ve hijyen standartlarından uzak olduğu yönündeki şikâyetler, vatandaşların tepkisine neden oldu. Hem yerli halkın hem de turistlerin yoğun olarak kullandığı tuvaletlerdeki olumsuz koşulların sağlık açısından risk oluşturduğu, aynı zamanda kentin turizm imajını da olumsuz etkilediği belirtiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın kalbinde yer alan ve şehrin en önemli simgelerinden biri olan tarihi Muratpaşa Camisi’nde tuvaletlerin bakımsızlığı ve hijyen standartlarından uzak hali, bölgeyi ziyaret eden vatandaşların büyük tepkisine neden oluyor. Hem yerli halkın hem de turistlerin yoğun olarak kullandığı caminin tuvaletlerindeki kirlilik, sağlık açısından ciddi riskler oluştururken, şehrin turizm imajına da zarar veren bir tabloyu gözler önüne seriyor. Tarihi dokusu ve merkezi konumuyla binlerce kişiyi ağırlayan Muratpaşa Camisi, hijyen sorunuyla gündeme geldi. Tuvaletleri kullanan vatandaşlar, gördükleri manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Çöplerin taşma noktasına geldiği, duvarların oldukça kirli olduğu ve zeminlerin hijyenden tamamen uzak bir durumda bulunduğu belirtiliyor. Gün boyu yoğun bir sirkülasyona sahip olan bu alanda, temizlik çalışmalarının yetersiz kalması, ibadete gelen vatandaşlar için büyük bir mağduriyet yaratıyor.</p>

<p><img height="488" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/sehrin-gobegindeki-camide-hijyen-krizi-2.jpeg" width="650" /></p>

<p><strong>Sağlık açısından büyük risk</strong></p>

<p>Hijyenin tamamen ortadan kalktığı bu alanlarda, özellikle bulaşıcı hastalıkların yayılma riskine dikkat çeken vatandaşlar, yetkililerden acil müdahale bekliyor. Caminin yoğun kullanım alanı olması nedeniyle temizliğin sadece rutin değil, sürekli bir kontrol mekanizması ile yapılması gerektiği ifade ediliyor. Vatandaşlar, “Burası hem bir ibadethane hem de şehrimizin merkezinde yer alan bir nokta. İnsanların temel ihtiyaçlarını giderdiği alanların bu kadar bakımsız bırakılması sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturuyor” diyerek duruma tepkilerini dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Turizm şehrinin imajı zedeleniyor</strong></p>

<p>Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapan Antalya’da, şehrin merkezindeki bu denli önemli bir camide yaşanan hijyen sorunu, turizm algısını da olumsuz etkiliyor. Şehri ziyaret eden turistlerin uğrak noktalarından biri olan Muratpaşa Camisi’ndeki tuvaletlerin bakımsızlığının, kentin turizm kalitesine yakışmadığı vurgulanıyor. Yetkililerin bu konuda çok daha hassas davranması ve gerekli hijyenik düzenlemeleri süratle gerçekleştirmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p><img height="488" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/sehrin-gobegindeki-camide-hijyen-krizi-1.jpeg" width="650" /></p>

<p><strong>Düzenli ve periyodik temizlik şart</strong></p>

<p>Yaşanan bu içler acısı durumun düzeltilmesi adına temizlik ekiplerinin acilen harekete geçmesi gerektiği belirtilirken, vatandaşlar çözüm için, tuvaletlerin hijyen standartlarına uygun hale getirilmesi için kapsamlı bir temizlik çalışması yapılması, düzenli ve periyodik bir temizlik programının oluşturulması, tuvaletlerin sürekli kontrol edilerek aksaklıkların giderilmesi, hijyen malzemelerinin sürekli temin edilmesini beklediklerini ifade ediyor. Muratpaşa Camisi gibi kentin merkezindeki bir ibadethanede yaşanan bu hijyen sorununun, bir an önce çözülerek vatandaşların sağlığının ve şehrin imajının korunması bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/sehrin-gobegindeki-camide-hijyen-tepkisi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-kopyasi-9-195.jpg" type="image/jpeg" length="20293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşşehitler Parkı’nda tepki çeken manzara]]></title>
      <link>https://www.akdenizmanset.com.tr/bessehitler-parkinda-tepki-ceken-manzara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.akdenizmanset.com.tr/bessehitler-parkinda-tepki-ceken-manzara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşşehitler Parkı’nda günün her saatinde alkol tüketildiği yönündeki görüntüler, vatandaşların tepkisine neden oluyor. Dinlenmek ve çocuklarını oyun parkına getirmek isteyen aileler, parkta alkol tüketen kişilerle aynı alanı paylaşmak zorunda kaldıklarını belirterek yetkililerden çözüm bekliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şehrin en yoğun kullanılan yeşil alanlarından biri olan Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Üçgen Mahallesi’ndeki Beşşehitler Parkı’nda günün her saatinde çok sayıda kişinin banklarda alkol tükettiği görülüyor. Ziyaretçilerin bir kısmı kendi getirdikleri alkollü içecekleri tüketirken, bazıları ise park çevresindeki işletmelerden temin ettikleri alkollü içeceklerle uzun süre parkta vakit geçiriyor. Vatandaşlar, bu görüntülerin parkın kullanım amacını gölgelediğini ifade ederken, bazı park kullanıcıları ise kamusal alanlarda kurallara uyulduğu sürece herkesin özgürce vakit geçirebileceğini savunuyor.</p>

<p><img class="" height="924" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-kopyasi-12-118.jpg" width="1640" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çocuk oyun alanının hemen yanında</strong></p>

<p>Parkta en fazla eleştirilen noktalardan biri ise çocuk oyun alanı ile alkol tüketilen bölümlerin iç içe olması. Oyun parkında vakit geçiren çocuklar ile hemen yakındaki banklarda alkol tüketen yetişkinlerin aynı ortamda bulunması, özellikle ailelerin tepkisini çekiyor. Çocuklarını parka getiren vatandaşlar, bu durumun çocuklar açısından uygun bir ortam oluşturmadığını belirterek, parkta daha düzenli denetim yapılmasını ve ailelerin rahatça vakit geçirebileceği bir ortam sağlanmasını talep ediyor.</p>

<p><img height="924" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-kopyasi-11-137.jpg" width="1640" /></p>

<p><strong>Vatandaşlar çözüm bekliyor</strong></p>

<p>Her gün yoğun ziyaretçi ağırlayan Beşşehitler Parkı’nda yaşanan bu tablo, parkı kullanan vatandaşlar arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bir kesim mevcut durumun kamu düzenini olumsuz etkilediğini dile getirirken, diğer kesim ise kamusal alanların herkes tarafından kullanılabileceğini savunuyor. Ancak özellikle çocuklu aileler, parkın huzurlu ve güvenli bir yaşam alanı olarak yeniden düzenlenmesini isterken, yetkililerin denetimlerini artırarak yaşanan sorunlara çözüm üretmesini bekliyor.</p>

<p><img height="924" src="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-kopyasi-9-194.jpg" width="1640" /></p>

<blockquote>
<p>Beşşehitler Parkı’nda çekilen görüntüde, bankta oturarak alkol tüketen bir kişinin hemen arkasındaki çocuk oyun alanında çocukların oyun oynadığı görülüyor. Aynı alanda farklı kullanım biçimlerinin bir arada bulunması, vatandaşların tepkisine neden oluyor.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra ALTUNKES</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.akdenizmanset.com.tr/bessehitler-parkinda-tepki-ceken-manzara</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://akdenizmansetcomtr.teimg.com/crop/1280x720/akdenizmanset-com-tr/uploads/2026/06/haber-kopyasi-10-162.jpg" type="image/jpeg" length="78390"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
