Uzmanlar, bu tehlikeli tabloyu ‘metabolik sendrom’ adı altında topluyor ve acil yaşam tarzı değişiklikleri yapılmadığı takdirde Türkiye’nin genç nüfusunun ciddi bir sağlık kriziyle karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıyor. Metabolik sendrom, tek bir hastalık olmaktan ziyade, kalp krizi ve inme riskini kat kat artıran bir grup sağlık riskinin bir araya gelmesi olarak tanımlanıyor. Bu risk grubu içinde özellikle bel çevresindeki aşırı yağlanma, sürekli yüksek seyreden tansiyon (hipertansiyon), insülin direncinin ilk işaretleri olan yüksek kan şekeri ve iyi kolesterolün (HDL) düşmesiyle kötü yağların (Trigliserid/LDL) yükselmesi gibi anormal kolesterol seviyeleri yer alıyor. Bu bileşenlerden en az üçüne sahip olmak tanı için yeterli görülüyor.
30’lu yaşlara düştü
Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen bu riskler, günümüzün fast-food kültürü, masa başı işler ve kronik stres faktörleri nedeniyle erken yaşlarda bile görülmeye başlandı. Gençler, yüksek tansiyonu veya yüksek şekerini önemsemiyor, çünkü kendini iyi hissediyor. Ancak bu sessiz risk faktörleri, damar sertliğini ve kalp hasarını 30’lu yaşlarda başlatıyor. Kriz, 50’lerde değil, 40’ların başında gelebiliyor. Uzmanlar, bu tehlikeli gidişatı tersine çevirmenin tıbbi tedaviden önce önleyici sağlık tedbirlerinden geçtiğini ve yaşam tarzının en etkili ilaç olduğunu vurguluyor. Riskleri azaltmak için genç yetişkinlerin öncelikle haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta (tempolu yürüyüş gibi) veya 75 dakika yüksek yoğunlukta egzersiz yaparak düzenli fiziksel aktiviteyi hayatlarına katmaları, aynı zamanda masa başında her saat başı 5 dakikalık esneme ve yürüme molaları vermeleri gerekiyor. Beslenme düzeninde ise işlenmiş gıdalardan, aşırı şekerli içeceklerden ve doymuş yağlardan uzak durularak; sebze, meyve, tam tahıllar ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlara ağırlık veren Akdeniz tipi beslenme modelinin benimsenmesi hayati önem taşıyor. Son olarak, kronik stresin tansiyon ve karın yağlanmasını tetiklediği unutulmamalı, bu nedenle yoga, meditasyon veya düzenli hobilerle stres yönetimine öncelik verilmeli ve vücudun kendini yenilemesi için gecelik 7-8 saat kaliteli uyku sağlanması gerekiyor. Özellikle ailede kalp hastalığı veya diyabet öyküsü bulunan 30 yaş üstü herkesin düzenli olarak kan şekeri, tansiyon ve lipid (kolesterol) düzeylerini ölçtürerek erken tanının önemini kavrayıp, sağlığını ertelememesi gerekiyor.