Sabahın körü!..

Abone Ol

 

Dün itibariyle 2016-2017 Eğitim ve Öğretim döneminin ikinci yarısı başladı. 15 gündür hayli sakin olan Antalya trafiğinde de ciddi şekilde hareketlenme olmadı değil.

Sabahın erken saatlerinden itibaren cadde, sokak ve hatta ara mahallelerdeki hareketlilik sadece okul servis araçlarından ibaret değildi.

Misal ben..

Okul zilinin çalma saati 08.00 olan Elin Sude’yi annesi 07.00’de uyandırdı. Giyinmesi 10 dakika. Eline tutuşturdu sandviçini ve apartmanın önündeyiz.

Her yer simsiyah. Yani karanlık. Bu saatte bacak kadar çocukların okul yolunu tutması kadar abesle iştigal bir şey olamaz. Ama adına, “Eğitim” deniyor işte.

Saat 07.25’i gösteriyordu ve ortalık az da olsa trafik açısından sakindi ama hava zifiri karanlık. Okula ulaştım, Elin Sude hanımı okuluna bıraktım ve geri dönüş.

Giderkenki trafik sakinliği bırakın dakikaları, saniyeler ilerledikçe yoğunluğa dönüşmeye doğru gitmişti.

Bizim Elin Sude hanımlar da güya özel kolejde okuyor!..

Servis kullanıyor kendileri kullanmasına da, “Baba bugün okulun ilk günü beni sen götür. Baba yarın çok önemli sınavım var sabah okula götürebilir misin?. Biraz hasta gibiyim baba ne olur okula birlikte gidelim” vs. vs.

Aklı sıra sabah 06.50’de evin önünden alıp, 1 saat sonra okulda anca olabilen servisi kullanmadığı gibi, 15-20 dakika biraz daha fazla uyuma taktikleri. Ve biz de yiyoruz tabi..

Kış saati uygulamasına geçilmeyip, yaz saatinde kalmanın mantığını tepemizdekiler hariç, her Türk insanı gibi ben de hala çözebilmiş değilim.

Bu durumu herkes bir takım yerlere çekip, hatta sırf siyaset yapabilmek adına uygulama ülke lehine bile olsa, aleyhineymiş gibi çığırtkanlık yapanlar da oldu.

Ama siyasetle işim olmaz da.,

Sabah 07.00’de kalkıp okul yollarına düşmek ya da 07.30’da uyanıp, iş yeri yollarını tutmak varken neden 06.00’larda kalkmak mecburiyetine bırakılıyoruz?

Elektrik tasarrufu mu?

Geçmiş yıllardan daha çok elektrik parası ödemeyen parmak kaldırsın..

Tasarrufmuş!..

İçimden, “Size ne arkadaş benim tasarrufumdan” diyesim geliyor.

Sabahın köründe okula gitmek zorunda olan Elin Sude’yi elektrikleri açmadan, zifiri karanlıkta giymesini bekleyip, asansör bile kullanmadan yola çıkmamız mı bekleniyor?

El insaf bu çocuklara. Hem de el kadar olanlara da.